28 Mayıs 2020 Perşembe

CeRaVe MOISTURIZING CREAM

                     Yeniden marhabalar, bugün uzun zamandır merak ettiğim ve tam da cilt kuruluğunu çok fazla yaşadığım bu karantina günlerinde iyice tecrübe etme fırastı bulduğum bir üründen bahsedeceğim. 


 


                   Marka birkaç yıl önce ülkemiz pazarına girdi ve bir süredir de promosyon çalışmaları yapılıyor, pek çok influencer sponsorlu paylaşım yapmıştı zaten, görmemiş olmanız imkansız ( Bu arada bu ürün sponsorlu ürün yazısı değil, şahsi olarak aldım ). Marka ülkemize yeni girdi dedim ama kuruluşu da çok eski değil, ürünler 10 yıllık bir çalışmanın ardından geliştirilmiş. Markanın ülkemiz temsilcisi ise Loreal Grup tarafından yapılıyor.  
                  Promosyon çalışmalarında ise '' Amerika' nın bir numarası '' sloganı çok kullanılmıştı. Yani evet bazı ülkelerin çok çok başarılı, kendine özgü markaları, ürünleri var. Mesela Fransa - Embryoliss ya da Frei - öl - Almanya gibi ama keşke ülke vurgusu markanın - ürünün önüne geçecek şekilde çok fazla yapılmasaydı. 
                 Ürüne gelecek olursam, yapısı güzel ne çok yoğun ne de losyon gibi çok sıvı, belirgin bir kokusu yok. İçinde seramidler olduğu için çok güzel nemlendiriyor, yumuşatıyor ve her şeyden önemlisi çok uzun süreler ortalama 8 - 12 saat bu yumuşaklığı koruyor. Sürdüğünüz ilk anda biraz yapış yapış bir his bıraksa da saniyeler içinde cildiniz kremi çekiyor ve o yapışkan his kayboluyor ve pamuk gibi bir cilde sahip oluyorsunuz. Markada ürün skalası oldukça geniş, halihazırda bir el kremi olmasına rağmen ben normal yüz için olan bu kremi özellikle son zamanlarda dezenfektan yüzünden çok kurumuş ellerimde, ayaklarımda, dirsek gibi sertleşmiş bölgelerde de kullandım ve hepsinde güzel sonuç aldım. 


     





                  Ürünün ambalajı klasik aç - kapa kapaklı tüp ambalaj. İçerik bilgisi ve ambalaj üstü bilgileri ise yukarıdaki fotoğraflardaki gibi. Ürün miktarı 50 ml., ben bir online dermokozmetik sitesinden 35 tl. karşılığında edindim. Aslında büyük boy ürünlerin fiyatı daha uygun ancak ürünün nasıl olduğunu bilemediğim için önce bunu almayı tercih ettim. 
                CeRaVe ülkemiz sayfasını  şuradan ayrıntılı olarak inceleyebilir, ürünler hakkında daha iyi , ayrıntılı bilgi edinebilirsiniz. Markadan birkaç ürün daha beğendim, aklım köpük temizleyicide ve güneş koruyucu içeren kremde kaldı. Onları da en kısa zamanda denemek istiyorum. 
     
              Küçük bir de notum Loreal Grup'a, umarım buradan sesimi duyarlar ve çok sevdiğim Aveeno ve Cetaphill markalarını da bir an önce ülkemize getirirler. 

              Sevgiler......

13 Mayıs 2020 Çarşamba

OGX KERATİN OIL - KIRILMA KARŞITI ŞAMPUAN VE SAÇ KREMİ

                Yeniden merhabalar, ne zamandır Ogx şampuan serisine ara vermiştim. Bugün kullanıp bitrdiğim ve çok sevdiğim bir seriden size bahsedeceğim. Ogx kırılma karşıtı keratin içeren şampuan ve saç kremi, markanın düzleştirici serisi olarak da bilinen şampuanı aslında Şuradaki seri ne kadar meşhursa pembe şişedeki bu seri de o kadar meşhur. Açıkçası ben bütün şampuanları denemek istediğim için almıştım ama kullanana kadar bu serinin çok meşhur olduğunu bilmiyordum.




              Serinin içeriğinde keratin proteinleri ve argan yağı olduğu için özellikle boyalı saçlar için de çok öneriliyor. Şampuanı da, saç kremini de yıllardır saçlarını boyayan biri olarak çok beğendim, vaadettiği kırılma karşıtı işlevini gayet güzel yerine getiriyor, kullandığım süre içerisinde saçlarıma verdiği yumuşaklığı çok beğendim. Kırılma karşıtı olduğu için saçlarım da daha pürüzsüz oluyor. Yalnız düzleştirme etkisini çok gördüğümü söyleyemem. Yani zaten kimyasal bir işlem olmaksıın bir şampuan ve saç kreminden benim kıvırcık saçlarımda düzleştirme etkisi beklemek yanlış olur sanıyorum.
            Şampuanın kokusu tek kelimeyle harika, bana çocukluğumun renkli sakızlarının kokusunu hatırlattı, üstelik yaklaşık 24 saat de saçta kalıyor. İtiraf edeyim bu kadar uzun süre saçımda kokusu kalan bir şampuan daha önce kullanmamıştım, bu markadan bile. Şampuanın rengi açık sarı ve bir önceki serideki gibi sarmal olarak doldurulmuş. Her kullandığınızda bir mat limon sarısı bir de sedefli limon sarısı elinize dökülüyor. Temizlik hissi güzel, bazen tek bazen çift yıkama benim için yeterli oluyor. Ardından saç kremini uyguluyorum, saç kreminin belirgin, baskın bir kokusu yok ve rengi yine mat limon sarısı.



     
             Ogx şampuanlar biliyorsunuz, hep yazıyorum, paraben, sülfat içermiyor ama bu serinin kokusu biraz fazla olduğu için belli ki parfüm miktarı diğer serilere göre biraz daha fazla. Miktarlar 385 ml. ve ortalama güncel fiyatlar indirimli olarak 47 tl. civarında. Corona virus nedeniyle henüz tüm mağazalar açılmadığı için online birkaç internet sitesinde oldukça indirim var ve 40 tl. ye kadar düşen fiyatlar da gördüm.

           Şimdilik bu kadar, yeni yazılarda görüşmek üzere. Ben bir süre daha evde kalmaya devam ederek, sadece zorunlu hallerde dışarıya çıkmaya özen gösteriyorum. 

          Sağlıklı günler dileğiyle........
          Sevgiler....       
                   

22 Nisan 2020 Çarşamba

BURBERRY SHEER EYESHADOW - NO : 24 MULBERRY

           Yeniden merhabalar, bugün ne yazsam diye çekmecemi karıştırıken uzun zaman önce sahip olduğum ama hala yazısını yazmadığım bir farı gördüm. Görünce tabii makyaj yapmayı, böyle bir farı kullanmayı da ne kadar özlediğimi hatırladım.
           Burberry tarz olarak çok şık, sade ve klas ürünleriyle tanınır ki asıl alanı giysi ve aksesuar olan ama ilk makyaj ürünü çıkaran markalarından biridir. Bu ürün sanırım 2012 sonbahar - kış makyaj koleksiyonuna ait bir ürün, tam olarak emin değilim.








              Burberry Mulberry, bordo - kaverengi karışımı, içinde güzel, minik ışıltıları olan çok güzel bir far. Yapısı çok yumuşak, bu nedenle tozutmaya müsait ancak diğer yandan yapısı çok ince olduğu için de döküldüğü yere yapışıp kalmıyor. Tabii şunu da belirtmeden geçmeyeyim bu far benim şahsen aldığım bir ürün değil, yurt dışında yaşayan arkadaşım tatile geldiğinde çok beğendim diye bana hediye bırakıp gitmişti. Bununla beraber açıkçası çok sık kullandığım bir far da değil ( hele bu aralar ) ve üzerinden çok zaman geçti, bayatladığını, yapısının bozulduğunu düşünmüyorum, en azından elimin üzerinde denerken, fotoğraflarının çekerken öyle bir durum hissetmedim ama ilk kullandığım zamanlarda göz üzerinde de baz ile kalcılığı 8 saate kadar iyiydi. Son zamanlarda tekrar denemeliyim.
            Bordo, aslında çok sevilen ancak kullanırken en çok zorlayan far tonlarından biri bence. Ancak Mulberry gibi kahveye bakan bir tonu kullanmak daha kolay hatta gölge vs. yapmadan tek başına sür çık yaptığımda da çok güzel duruyor. Işltıları sayesinde çok iltifat almıştım. Bu farın bir güzel yanı da islak - kuru kullanılabilmesi. Çok daha yoğun bir renk elde etmek isterseniz ıslak olarak da kullanabilirsiniz. Ben ıslak olarak denemedim ama daha da güzel renk vereceğinden şüphem yok.

    

                 Yukarıdaki fotoğrafta elimin üzerinde rengini görebilirsiniz. Ancak emin olun yakından çok daha güzel, bir de birkaç gündür İstanbul' da hava çok kötü ve ben istediğim ışığı bir türlü yakalayamadım. Nette çok daha güzel renk gösterimleri ve hatta bu far için muadil, karşılaştırma yazıları da mevcut.
              Ürünün ambalajına ise söyleyecek sözüm yok. Füme - antrasit metal ambalaj üzerine klasik Burberry çizgileri yapılmış. Ürünün kapağında komple ayna ve zor zamanlarda iş görür bir de sünger aplikatör  bulunuyor. Yine farın iç yüzeyi de kabartma olarak Burberry çizgilerine sahip. Evet çok kullandığım bir far değil ama kullandığım zamanlarda da deseninin bozulmasına kıyamadığım için hep kenardan kenardan sürdüğüm doğru maalesef.


        

                 Ürünün miktarı ise 2,5 gr. Çok kullanılmayan bir renk olduğunu düşünürsek fena değil. Ürünün güncel fiyatını ise tam olarak bilmiyorum. Yabancı birkaç alışveriş sitesi 29 USD verirken ülkemizde 200 tl. civarı görünüyor. Burberry makyaj ürünleri ülkemizde sadece Beymen Mağazalarında ve kendi mağazalarında satılıyor sanırım. Bu arada güncel fiyat araştırması yaparken renk numaralarının yenilendiğini gördüm Beymen' de Mulberry 204 olarak geçiyor. Aklınızı karıştırmasın. Burberry makyaj  serilerinde harika renk seçenekleri var, açıkçası birkaç ürünü gözüme kestirdim ama ne zaman alırım kısmet...
              Bitirirken farı bana arkadaşımın hediye ettiğini söylemiştim, bu yüzden karton ambalajı yok dolayısıyla içerik bilgisi vs. veremiyorum.

             Yeni yazılarda görüşmek üzere.

             Sevgiler..... 

3 Nisan 2020 Cuma

The ORDINARY HYALURONIC ACID 2% + B5 SERUM

                 Yeniden merhabalar, en son blog yazımı yazdığımda Corona Virus ülkemizde yeni görülmeye başlamıştı ve tüm uyarılara rağmen gerekli önlemler çok titizlikle alınmadı. Sonrasını ve hızlı yayılımı zaten biliyorsunuz. Şahsi olarak uyguladığımız önlemlerle hayatlarımız bir anda değişti, yeni hayat düzenimde ve ne kadar süreceğini bilmediğimiz bu dönemde evdeki bilgisayarlara ulaşmam ya da ulaşırsam bile bilgisayar başında geçirdiğim vakit biraz daha az. Bu yüzden yazılarım daha seyrek olabilir. Bununla beraber gündem nedeniyle biraz odaklanma problemi de yaşıyorum. Ama ben her şeye rağmen hiç yazı yazmadığım, yazamadığım zamanlarda da blogumu, yazılarımı okuduğunuz için sizlere çok teşekkür ediyorum. Hala blog yazan bir elin parmağı kadar az kişi kalmışken hem gündemden biraz uzaklaşmak adına hem de rutin düzenimi bozmamak adına olabildiğince devam etmek istiyorum.
               Bu uzun girişten sonra gelelim bugünün yazısına; en son The Ordinary Natural Moisturizing Factors adlı ürünü yazmış ve düşüncelerimi belirtmiştim. Bugün markadan aldığım diğer ürün olan % 2 Hyaluronic asit ve beraberinde B5 vitamini içeren serumu yazmaya çalışacağım.


  





             % 2 hyaluronik asit içeren bu serum, nem veren bir destek ürünü aslında. Tek başına kullanabileceğiniz gibi nemlendiriciniz ile karıştırarak da uygulayabilirsiniz ki, bir önce yazdığım ürünün nemlendirmesi bana yeterli gelmediğinde bu üründen biraz damlatıp elimde karıştıryordum. Tek başına bu ürün kullandığımda da ilk anda nem vermesi güzelken birkaç dakika sonra cilt çekmeye başladıktan sonra genelde yeterli gelmiyordu.
            Serumun yapısı zaten çok değişik. Şeffaf renksiz, kokusuz bir ürün. Bir miktar kıvamlı ama akışkan yapısı sayesinde rahat sürülüyor ancak sürdükten sonra yapışkan bir durum var ki çok hoşlandığımı söyleyemeyeceğim. Ha bu yapışkan hal geçici bir durum, kısa bir süre sonra geçiyor ve yukarıda da belirtiğim gibi sürdüğüm anda nem vermesi iyi ama cildim çektinden sonra yeterli gelmiyor.
          Bununla beraber içerik ilavesindeki B 5 desteğine dair cildimde yumuşaklık dışında herhangi gelişme de gözlemlemedim. Ben yumuşaklık etkisinin de içeriğindeki B5' den değil de Gliserin ve Akasya özünden kaynaklandığını düşünüyorum. Esasen Pantotenik asit olan B5 yani bilinen adıyla Provitamin B5 yüksek protein içeriği ile kırmızı et, yeşil, turuncu sebze ve meyvelerde bulunurken sentetik karışımları daha çok saç bakım ürünlerinde kullanılır. Akasya özü ise aslında eski vahşi batı filmlerinde gördüğümüz o büyük kaktüslerin için de bulunan ve zor durumda kalındığında su - sıvı olarak içilebilen özütün daha gelişmiş versiyonu ve özellikle Murad markası iyileştirici - sakinleştirici etkisi ile bilinen bu içeriği ürünlerinin % 65' inde kullanıyormuş.




              Ürünün ambalajı ise standart damlalıklı cam şişe. Damlalık kısmının da cam olması çok güzel. çünkü cam şişenin içine giren kısımın plastik olması güzel olmazdı. Damlalığa her seferinde gelen ürün miktarı ise ortalama % 60 - 70 civarında, yani damlalık hiç bir zaman tam dolmuyor. Kontrollü uygulama açısından gelen miktar tek sefer için yüz ve boyun bölgesine yetiyor.
Karton ambalaj da yine markanın standartlarına uygun şekilde yapılmış.
              Ambalaj üstü bilgileri ve içerik listesi ise aşağıdaki fotoğraflardaki gibi.








                  Ürünün miktarı ise 30 ml. ve güncel fiyatını bilimiyorum. Ben yurt dşında bir Douglas Mağazasından 7.90 Euro karşılığında almıştım. Ülkemizdeki fiyatlar ve marka ile ilgili diğer bilgi ve benim düşüncelerimi ise bir önceki yazımda bulabilirsiniz.

                  Sevgiler....  

11 Mart 2020 Çarşamba

The ORDINARY NATURAL MOISTURIZING FACTORS + HA

              Yeniden merhabalar, kısa bir aradan sonra yine buralarda olmak çok güzel. Bugün son yıllarda oldukça popüler olan bir markanın ürünlerinden bahsedeceğim.
              2013 yılında kurulan Deciem grubunun üç markasından biri olan The Ordinary, ilk başta Estee Lauder grubunun altındayken kurucu ortaklardan Brandon Truaxe 2017 ' de markanın kanatları altından ayrılıp bağımsızlığını ilan edince, ürün satışlarında da adeta patlama olmuştu. Aslen İran kökenli Kanadalı bir yazılım bilimci olan girişimci Brandon Truaxe, basit ve sade bileşenleri kozmetik ürünlerinde kullanarak bir marka yaratmayı başarmış.
              The Ordinary ürünlerinin bu kadar popüler olmasnın bir diğer sebebi de fiyatlarının benzeri pek çok ürüne göre oldukça uygun fiyatlı olması. Marka bunun sebebi olarak pazarlama ve reklama çok bütçe ayırmamalarını, gereksiz ambalaj maliyeti yapmadıklarını ve de en önemlisi olarak tek soruna yönelik çözüm hedefleri olduğu için içerik maliyetlerinin az olmasını göstermiş.
             Bu nedenle markanın ürünlerini kullanırken cildinizin sorunlarına ya da elde etmek istediğiniz sonuca göre farklı serilerde ürünler kullanmak gerekiyor. Ancak burada dikkat edilmesi gereken şöyle bir durum var ki farklı serilerden birbiriyle çatışan ürünler aldıysanız sanırım yine çözüme giden yol uzamış ya da bir işe yaramamış oluyor.
           Benim bugün ilk olarak yazacağım ürün, natural moisturizing factors + HA adlı günlük nemlendirici krem.





   
               Natural moisturizing factors + HA nemlendirici krem, çoklu aminoasit, yağ asitleri, seramid, lipid, çinko ve hyaluronik asit bileşenlerinden oluşuyor. Benim almadan önce cok fazla görüp, duymama rağmen marka ve ürünlerle ilgili çok bir bilgim - fikrim yoktu ancak tesadüfen gezdiğim mağazada küçük bir stand görünce zaten sınırlı sayıda olan ürünlerden çok macera aramadan olağan iki ürün seçmiştim.
               Ürünün yapısı oldukça güzel, kıvamı çok yoğun değil hatta biraz köpük gibi, belirgin bir kokusu yok, sürümü rahat, cilt tarafından kolayca emiliyor, ben özellikle verdiği yumuşaklığı çok sevdim ama kış mevsiminin başında kullandım belki de mevsim geçişine denk geldiği için bazen nemlendirmesi yetersiz geldi. Hyaluronik asitli ürünlerin genelinde olan dolgunlaştırma özelliğine dair bir etki de görmedim. Nemlendirme açısından öncesinde markaya ait seçtiğim serumla desteklediğimde daha iyi sonuç aldım. Tek başına makyaj altına yeterli geldi, kullandığım süre içerisinde herhangi bir alerjik reaksiyon göstermedi.   




                    Kullanmaya başlamadan önce kıvamını çekmeyi unutmuşum ama ürün geldiğinde ağzında bir de güvenlik folyosu bulunuyor. Ürünün ambalajı çevirmeli kapağı olan normal tüp ambalaj. Karton kutuda beyaz, tüpde ise hafif metalik, gri renk vurgusu ile marka ve çeşit ön plana çıkarılarak sade, net ve temiz bir cilt vurgusu yapılmış.
                   The Ordinary ürünleri vegan ve hayvanlar üzerinde test yapmıyor, hatta EL grubundan ayrıldıktan sonra bu konu oldukça merak edilmiş ancak şirket Ceo' su markayı kurmak ve büyütmek için çok çalıştıklarını ve geldikleri yeri ve marka felsefelerini değiştirmeyeceklerini açıklamış. Markanın ürünlerinde ayrıca paraben, silikon, alkol ve gluten de bulunmuyor.
                '' Biz gerçekten sıra dışıyız, şaka yapmıyoruz, sıra dışı ve anormal insanlar, ürünler kötü değildir, insanları ve hayvanları çok seviyoruz '' gibi söylemleri olan markanın yakın zamanda  bazı formüllerinin test edilmeden acele ile piyasaya sürdüğü de olmuş. Gerçekten böyle bir durum var mi ? bilemiyorum ancak zaman içerisinde bazı çözülmeler gerçekten olmuş olacak ki, ilginç bir şekilde Brandon Truaxe tarafından bizzat yönetilen sosyal medya hesaplarından kullanıcılara  verilen kötü cevaplar ilgi çekmiş. 2019 yılının Ocak ayında ise Brandon Truaxe evinin canımdan atlayarak intihar etmiş. Sonrasında açıklama yapan şirket yetkilileri Brandon'un zaten uzun zamandır akıl hastası olduğunu ve daha önce İngiltere' de, Kanada' da birkaç kez hastaneye yatırldığı açıklamasını yapmış.
                Benim kullandığım ürünlerle ilgili olarak genel yorumum ise, markanın ürünlerinin ülkemizde biraz abartıldığı yönünde oldu. Yani evet,  cildinize içerden iyi bakmadığınız sürece dışardan uygulanan en iyi bakımın bile ( ki bunun maddi bir göstergesi yoktur en iyi bakım ürünü cildinize iyi gelen üründür gerisi plasebo etkisidir )  mucizevi bir etkisi olmayacağı yönünde ama ne bileyim bu ürünlerden daha iyi fiyata hem de uygun fiyatlı piyasada çok iyi nem veren ürünler var. Hyaluronik asit konusu ise yine benim ancak içerden alınırsa başarılı olacağına inandığım bir içerik.
              Yalnız şunu belirtmeden de geçmeyeyim bazı ürünlerden uzun süre, en az üç - altı ay kullanmak gerekiyor ki etkilerini ancak görebilesiniz. Altı aylık süreçte de ortalama üç adet ürün kullanırsınız. Kendinize bir cilt bakım rutini oluşturmak istediğinizde olması gereken en önemli şey sizin ne istediğiniz, cildinizin neye ihtiyacı olduğu ve tabii ki istikrar, elbetteki robot değiliz arada kaytarmak herkesin hakkı ya da sıkıntılı durumlar yaşarken cilt bakımı yapmak önceliklerimizin en sonunda olur ya da olmaz  ama eğer sebat ederek devam ederseniz uzun vadede kesinlikle sonuç alırsınız. Ben ürünlerden sadece birer adet aldığım için devamını getiremedim tabii belki bu nedenle de ürünleri çok etkili bulmadım galiba.
            Tabii markanın ürün skalası çok çok geniş, çok başarılı olduğunu duyduğum, gözlemlediğim ürünleri de merak etmiyor değilim. Ancak marka  ve ürünler ülkemizde olmadığı için bir daha ürün alacağımı pek sanmıyorum. Belki şuradaki ya da şuradaki gibi ürünlere denk gelirsem denerim.




    





               Ambalaj üstü bilgileri ve içerik listesi de yukarıdaki fotoğraflardaki gibi. Natural moisturizing factors + HA krem 30 ml. ve ben İsviçre'deki Douglas mağazasından 5,5 euro karşılığında edindim. Fiyat ile ilgili de bir not eklemek istiyorum. Özellikle ülkemizde olmayan ürünleri getiren Instagram hesapları var bazıları gerçekten güvenilir, hatta birkaç kez ben de alış veriş yaptım, evet ama fiyatlar gerçekten çok yüksek. Yani anlıyorum yurtdışından ürün getirip satmak öyle göründüğü kadar kolay bir iş değil, % 100 kar etme durumunu da tamam bir yere kadar kabul ediyorum ama bu ürün için benim ülkemizde bulduğum minimum ücret 120 tl. İşin garibi 120 tl.' lik bir ürün değil. Kısacası yukarıda da belirttiğim gibi sanıyorum çok özel bir ürüne denk gelmezsem bir daha almam.
             Bu ve diğer ürünleri de atrıntılı incelemek isterseniz The Ordinary ve Deciem grup linklerini de bırakıyorum. Bir sonra ki yazım markadan aldığım diğer ürün hakkında olacak.

              Sevgiler ve mutlı günler dileğiyle......

24 Şubat 2020 Pazartesi

OGX RENEWING ARGAN OIL OF MOROCCO - YENİLEYİCİ FAS ARGAN YAĞI

                Yeniden merhabalar, markaya ait sampuanları yazarken saç bakım ürünleri olduğundan da bahsetmiştim sanıyorum. Daha önce başka markalardan saç bakım yağlarını da kullanıp yazmıştım. Etiket bölümünden ulaşabilirsiniz. Ogx saç bakım yağlarını ne zamandır merak ediyordum, bir indirimde denk gelince aldım tabii, yaklaşık 4 aydır kullanıyorum ve bugün yazmak istedim.

 



               Ogx yenileyici Fas argan yağı, yıpranmış, kuru, sert ve kabarık saçların kısa sürede onarılmasına ve parlaklık vererek, canlandırıp, eski haline dönmesini amaçlıyor. Ürün sarı renkli ve oldukça hoş, hafif bir kokusu var. Yapısı oldukça koyu kıvamlı bu yüzden saç yoğunluk ve boyunuza göre birkaç damla ürün almanız yeterli. Benim saçlarımın dipleri yağlı ve uçları kuru, kıvırcık olduğu için yukarı kısımlara çok getirmeden uyguluyorum. Sonrasında şekil verdiğim zaman oldukça düzgün, kuru kuru ve kötü bir görüntü olmadan yumuşacık saç uçlarım oluyor. Elbette saçınızın tümü kuru ve yıranmışsa ve yağlanma probleminiz yoksa komple bir uygulama da yapabilirsiniz.


  

                 Ben tüm saç bakım yağı ürünlerime denediğim yöntemi buna da uyguladım ve komple bakım maskesi gibi duştan bir saat önce bol miktarda yağı saçıma uygulayıp bekledim. Sonrasında duşta normal yıkadım, durulanması da zor olmadı. Ortalama on günde bir yaptığım uygulama ile daha kolay taranan ve kurumaya bağlı dökülmenin daha az olduğu saçlarım oldu.
                Ürünün ambaljı oldukça minik toplam miktarı 100 ml., ama bakım yağı olduğu için az miktar kullanıldığını düşünürsek oldukça uzun gider. Ambaljın kapağı aç - kapa şeklinde ve sağlam ama yine seyahatlerde vs. bence yanınızda götürmeye uygun değil. Çünkü ambalaj ne kadar sağlam olsa da yağ türü ürünler bir yerlerden sızıp akma yapabiliyor.


  

                 Karton dış ambalaj da yağın rengine uygun olarak altın sarısı renkte yapılmış. Ben açarken yırttığım için sonradan tekrar bir Gratis ziyaretimde fotoğrafladım. Bu nedenle bugün fotoğraflar biraz karışık oldu.
                Ürünün normal fiyatı ise 60 tl. diye hatırlıyorum, ben yine bir indirimde 41 tl. karşığında edindim. Bu yağın bir de hindistancevizli versiyonu var diye biliyorum, raflarda görüp denk gelirsem belki bu ürün bitince onu da alıp denerim.

               Sevgiler ve mutlu günler dileğiyle.... 

11 Şubat 2020 Salı

SHISEIDO VEILED ROUGE - OR 313

              Herkese merhabalar, en son yılbaşı günü bir ruj yazısı yazmışım, e oldukça zaman geçmiş, makyaj koleksiyonumda en çok bulunan ürün kategorisi rujlar sanıyorum o nedenle daha sık yazıyorum. Umarım okumaktan sıkılmıyorsunuzdur. Gelelim bugünün rujuna.








            Shiseido '' veiled ''  ruj, adı gibi adeta tül benzeri incecik, az örtücülğe sahip, stick ruj diye tabir edilen ince tipli rujlardan. Yapısı su bazlı olduğu için aşırı derecede ince ancak yumuşaklığı kadife gibi. İçeriğindeki Hydro - Wrap Vitalizing E, D vitaminleri ile dudakları gerçekten de uzun süre nemli tutuyor. Gerçekten de kullandığm süre içerisinde nemlendirmesinden oldukça memnun kaldığım rujlarımdan biri oldu.  Renk itibariyle hafiften de dudakları dolgun gösteriyor.






                     Ruj ile ilgili söyleyebileceğim tek sıkıntılı durum, su bazlı yapısından dolayı özellikle kurumuş dudaklarda kötü durabilecek olması. Ancak düzenli dudak peelingi uygularsanız sıkıntı olmayacak, düzgün duracaktır. Aşağıdaki fotoğraflarda elimin üzerinde düzgün duruyorken, biraz kurumuş dudaklarımda hafif kötü durmuş. Tabii bu biraz da seçtiğim renkten kaynaklanıyor. OR 313 soluk bir turuncu - somon diyebilirim. Yapısının transparana yakın inceliği de dudaklarımda görülüyor. Hatta aynı renk olan krem farı da çok eskiden şurada yazmışım. Ruju geçen yıl aldım ama far ile aynı renk kodunda olduğunu sonra fark ettim. Neyse ki renkler tam olarak aynı değil,






                    Rujun siyah metal ambalajı şık ve sade, dört yapraklı kamelya etkisi genel formda hissediliyor. Marka makyaj serisini yakın zamanda yeniledi aslında, yeni ambalajlarda bir de kırmızı çizgi var ve daha modern, klasik çizgilerini biraz değiştirmişler. Ancak bu seri de hala satışta.
                   Ambalaj üstü bilgileri ve içerik listesi ise aşağıdaki fotoğraflardaki gibi.










                 Shiseido veiled ruj serisinin güncel fiyatı 130 tl. civarında, ben geçen yıl markanın ürünlerini satmakla yetkili bir online alışveriş sitesinden birkaç ürün birden almıştım ve ruja % 50 indirimle sahip olmuştum. Sitede özellikle eski serilerde zaman zaman indirimler devam ediyor. Arada güzel ürünlere denk gelmek mümkün.

                Sevgiler......