23 Nisan 2019 Salı

KIKO NOURISHING LIP BALM

               Yeniden merhabalar, malumunuz özellikle kış aylarında dudak kuruması ve sonucunda da catlayıp, yara, bere olma durumu daha çok yaşanıyor. Açıkçası ben bu sıkıntıyı çok yaşayan biri değilim. Yani dudaklarım pek kurumaz, çatlamaz, yara olmaz ( ha Roaccutane tedavisi gördüğüm zamanlar hariç tabii ). Bu yüzden dudak koruyucu vs. gibi ürünleri nadiren alıyorum ve de uzun süre kullanıyorum. Aslında genelde dermokozmetik lip balmları seçmeye çalışıyorum ama bu kez kozmetik oldu.


   




                 Markanın bu ürününü aslında genelde beraber satılan yine stick şeklinde bir dudak peelingi ile satın almak istemiştim ancak baktığım tüm Kiko mağazalarında bulmak ne mümkün. Ben çok hijyenik bulmadığım için kavanozda bulunan tüm dudak ürünlerini tercih etmiyorum. Stick ürünlerin her şekilde kullanımı kolay oluyor.     


                                                                                        

     Kiko Nourishing Lip Balm oldukça güzel nemlendiren bir lip balm. Hem gün içerisinde, hem de gece kullandığımda uzun süre dudaklarım yumuşacık kaldı. Üstelik de bazı ürünler gibi kurutmuyor. Biliyorsunuz bazı ürünler dudakları yumuşatıyor gibi görünse de birkaç saat sonra kurutuyor ve  dudakları kuruttukça siz daha çok balm sürüyorsunuz ve bu döngü böyle devam ediyor.  Bildiğim kadarıyla bu ürünün tedavi edici özelliği yok ve SPF içermiyor, ışıltı, sim, sedef vs. yok, yani erkekler de rahatlıkla kullanabilir. 
Ürünün herhangi bir tadı, kokusu da bulunmuyor. Ambalajı güzel, gümüş rengi parlak, plastik ambalaj hoş, yalnız kapak kırılmaya çok yatkın. Karton ambalaj da parlak, gümüş rengiydi ancak aldığım zaman daha mağazadan çıkarken kullanmak istediğim için açarken  yırttım, bu nedenle üzerindeki içerik listesini de veremiyorum.  
Ürünün fiyatı da yanlış hatırlamıyorsam 30 tl. civarındaydı, ben tüm kış boyunca severek kullandım. 
Unutmadan çok sık dudak kuruması ve sonrasında çatlama, yaray dönüşme sıkıntıları yaşıyorsanız ayrıntılı bir kan tahlili yaptırmanızı öneririm. Çünkü bazı durumlarda kansızlık, B vitamini yetersizliği, bazı mide, bağırsak problemleri, yetersiz sıvı alımı, gün içerisinde az su içmek de bu problemlere neden olabiliyor. 

Sevgiler ve sağlıklı günler dileğiyle.........   
               

10 Nisan 2019 Çarşamba

GUESS DOUBLE DARE PARFÜM

             Merhabalar, geçtiğimiz yıl sonunda Guess Girl  parfümü kızımla beraber kullanıp bitirmiştim, Guess Girl parfümü oldukça beğendiğim için hemen ardından sırf kozmetik markette fiyatı uygun diye Double Dare versiyonunu da aldım. Maalesef tester olmadığı için deneme şansım olmadı ama kullanmaya başladıktan sonra kalıcılığı ile beni şaşırtan çok çok beğendiğim bir parfüm oldu.








                    Guess double dare, aslında 2014 yılında piyasaya çıkan Guess dare parfümünün, 2015 yılında piyasaya sürülen sınırlı versiyonu. Tam bir meyve, çiçek karşımı, sonbahar ve kış parfmü.İlkbaharın yağmurlu ve serin günlerine de yakışır. Yaş ortalaması olarak ben 30 yaş ve üzeri diyorum. Çiçek olarak; yasemin, zambak, gül, az miktarda menekşe, meyve olarak ise çilek, liçi, mandalina, kamkat, armut ve limon içeriyor. Destekleyici olarak ise vanilya, misk, amber, vetiver gibi çeşniler içeriyor.
                   Böyle hepsini birden yazınca oldukça karışık gibi görünse de oldukça sade ve şık bir koku. Ağır ve şekerli bir koku değil. Silajı güzel, kalıcılığı 6 - 8 saat iyi, sonrasında biraz zayıflasa da giysilerinize sinmiş oluyor.
                  Şişe tasarımı oldukça güzel. Karton ambalaj üzerinde markanın jean pantalonlarından esinlenilerek jean kumaş benzeri bir baskı yapılmış. Şişenin kapağı ile boyun kısmındaki zincir detayının ve metal marka etiketinin altın sarısı oluşu ile, genç, hafif asi, biraz da frapan bir etki yaratılmaya çalışılmış. Kapak detayı güzel, sıkı oturuyor. Ambalaj üstü bilgileri ve içerik listesi ise aşağıdaki gibi.






                  Parfümün 30, 50 ve 100 ml. lik boyları bulunuyor ve 50 ml.lik boyunu geçtiğimiz yıl 75 tl. gibi bir fiyata almıştım. Uzun bir süredir kozmetik market raflarında görmüyorum ama denk gelirsem tekrar almayı düşünebilirim.

                   Sevgiler ve mutlu günler dileğiyle....  

29 Mart 2019 Cuma

M.A.C FROST LIPSTICK - PLUM DANDY - A 36

                Yeniden merhabalar, bugün benim çok sevdiğim bir M.A.C ruj sizlerle birlikte olacak. Kendisi benim farklı rengiyle uzun bir zamandır severek kullandığım bir ruj. Yazısını yazmak bugüne kısmetmiş.  Açık konuşayım markanın çok bilinen, popüler rujlarını, renklerini kozmetikle az - çok ilgili herkes biliyordur. Onlar da elbetteki çok güzel renk ve tonlardan oluşuyor ama bence hepsi uygun fiyatlı ya da değil diğer markalarda da olabilecek renkler.


  









                   M.A.C rujlar genel yapı olarak oldukça kremsi ve sürümü iyi olan, rengini güzel veren rujlar. Kalıcılıkları ise, mat, saten, sheer ya da frost ( eskiden sedefli derdik ) bitişlerine göre değişse de genelde orta - iyi seviyedeler. Plum Dandy A 36, pembe tonların içinde ışıltılı kahve - bronz tonları barındıran benim için harika ve bir o kadar da ayrıcalıklı tonda ruj. Yani biribiriyle alakasız gibi görünen bu iki rengi çok güzel harmanlayarak, uyumlu, klas ve ışığa göre bazen açık bazen koyu durabilen, hafiften de dudakları dolgun gösteren bir renk yaratmışlar.
                 Plum Dandy A 36 permanent yani sürekli - kalıcı olan bir ürün olmasına rağmen, zannediyorum diğer popüler renkler kadar ilgi görmediği için, her mağazada bulunmuyor. Yani birkaç M.A.C mağazasına bakmanız gerekbilir. Ben ilk olarak bu ruju yabancı bloglarda görüp sonrasında bulmak için 2 - 3 mağaza gezmiştim diye hatırlıyorum.
               

      








                Yukarıdaki fotoğraflarda elimin üzerinde ve dudağımda farklı ışıklarda rengi göstermeye çalıştım ama rengi ve içindeki yansımaları tam görmek istiyorsanız M.A.C mağazalarına uğrayıp rengi bir görün derim.









                   M.A.C Rujlar 3 gr. ve sanıyorum şu an son gelen zamlardan sonra 100 tl. civarında fiyatı var. Yani bir zamanlar neredeyse yarı fiyatına alabiliyorduk diyip bitiriyorum.
M.A.C ruj ve diğer ürünlerine mağazalardan ya da mağazalarda denedikten sonra yanında bazı küçük hediyeler veya kampanyalı ürünlerle online olarak ulaşabilirsiniz.

                 Sevgiler........


               Unutmadan  küçük bir not ekleyeyim, birebir görerek aldığınız her renkli kozmetik ürününün karton ambalaj ve içini aynı anda renk no vs. olarak kontrolünü yapmayı unutmayın. Bazen karton ambalaj içine yanlış ürün konup, karıştırılyor ve açıp bakmadan kullanıldığında değişim vs. yapılmayarak, geri dönüşü olmayan zor bir durum oluşuyor.   

15 Mart 2019 Cuma

ELIZABETH ARDEN EIGHT HOUR CREAM SKIN PROTECTANT

                Yeniden merhabalar, bugün yine kozmetik dünyasında çok popüler olan ürünlerden biri ile karşınızdayım. Baştan belirteyim  oldukça uzun bir yazı olabilir. Sürekli takipçilerim aslında sanırım artık biliyorsunuz popüler ürünlerle aram iyi olmuyor, alınca genelde çok abartıldığını, balon olduğunu görüyorum. Ben bu ürünü yıllardır duyar, yurtdışında falan da hep görür ama bir türlü emin olamazdım.
                Ürünle tanışma hikayem ise - açık konuşayım fiyatı uygun olmasaydı asla almazdım ama ilk defa popüler olmasına rağmen çok beğendiğim ürünlerden oldu diyebilirim. Ben online alışverişten çok hoşlanmayan biriyim, biraz eski kafalıyım bu konuda, bir ara geçmiş alışveriş yazılarımda var, online eczanelerin güzel kampanyaları olurdu, oralardan dermokozmetik alışveriş yapmışlığım yok değil ama uzun bir süredir gözümle görmeden, denemeden alışveriş yapmıyorum. - geçtiğimiz sonbaharda nette sörf yaparken bir alışveriş sitesinin markanın ürünlerini 1+1 set seklinde satışını görmemle oldu. Ne yalan söyleyeyim 2 adet ürün için kofre fiyatları çok iyiydi, hatta sahte ürün olabileceğini bile düşündüm ama fiyat gözardı edebileceğim sınırlar içerisinde olduğu için, e Elizabeth Arden sempatim de malum, riske girdim ve sipariş ettim. Kısa sürede teslimat, şık paketleme ve en önemlisi de orijinal ürün oluşu beni kalbimden vurdu.


   





          Eight hour cream, markanın ikonik ürünlerinden biri. Vaadi de 8 saat nem vermek ya da 8 saat içerisindeki ciltteki tahribat, tahriş, kuruma kaynaklı egzama, atopik cilt reaksiyonları bazı alerjik reaksiyonlar, ufak yanık ve böcek sokmaları vs. vs. ve daha da birçok şeye iyi geliyor olması.
          Tüm bu sıkıntıları iyileştiren ve adeta mucizevi olan bu ürünün yapısı ve kokusu oldukça ilginç. Kıvamı oldukça koyu ve yapışkan bir balm kıvamında, biraz vazeline de benziyor. Rengi sarı, somon diyebileceğim bir renk. Kokusu oldukça değişik, bitkisel ve hafif kimyasal bir ürün karışımı gibi kokuyor, ben böyle kokuları sevdiğim için bir rahatsızlık duymadım ama sevmeyenler ve ağır bulanlar için sonrasında parfümlü versiyonu da geliştirilmiş ama onun hakkında bir firim yok. Bu orijinal parfümsüz versiyonu.



       

                Ürünün yapışkan kıvamı ve kokusu nedeniyle, içeriğiyle ilgili oldukça fazla söylenti de var. Çok fazla petrol türevi ve kimyasal içerdiğini söyleyenler olduğu için sevmeyeni de çok. Açık konuşayım ben kimyasal konusuna çok takımıyorum yani evet bile bile kötü içerikli ürünleri de gidip almıyorum ama bu ürünü kullandığınız zaman aldığınız kimyasal, içtiğiniz 1 adet sigaradan ya da giydiniz baskılı, renkli, boyalı bir giysiden daha az. Ürün aslında 1910 yılında atların toynaklarındaki yaraları tedavi etmek amacıyla geliştirilmiş, sonrasında 1930 yılında insanlar için formüle etmişler. Çok daha yakın zamanlarda ise 8 hour cream bir seri haline gelmiş. Bu orijinal versiyon yukarıda da belirttiğim gibi öyle her gün yüzünüze uygulayabileceğiniz bir nemlendirici vs. değil ( yağlı ciltler özellikle kontrollü kullanırsa iyi olur ) zaten. Kuruyan dirseklere, tırnak etlerine çok çok küçük miktarlarda kullanmanızı öneririm. Yüzüm için kullanmayı genelde ayda bir adeta bir nem maskesiymiş gibi kullanıyorum. Kış mevsiminde adeta vazgeçilmezim oldu. Bir de epilasyon sonrası, kaş, bıyık ya da nadiren yüz aldığım zamanların sonrasında kızarıklığı gidermek için kullanıyorum. Çatlayan dudaklara, topuklara, sertleşen diz kapağı ve dirseklere ve daha pek çok yerde kullanabileceğiniz 8 hour cream yıllar içerisinde  birçok güzellik otoritesi kurum tarafından da ödüllere layık görülmüş.



   


                Ürüne ait ambalaj üstü bilgileri ise sadece bu şekilde. İçerik listesi vs. ile ilgili ayrıntılar,  formül gizli tutulduğu için, maalesef üzerinde yer almıyor. Ancak içerik listesine ulaşabileceğiniz, yayınlayan bazı internet siteleri mevcut. 50 ml. lik plastik tüp ambalajı her türlü kullanmak kolay, ürünlerin yer aldığı kırmızı kutular ise sonradan da başka yerde değerlendirilebilecek gibi oldukça şık.
              Sipariş ettiğim bu ürün çok kısa sürede, başarılı bir şekilde gelince kampanya bitmeden 8 hour cream serisinden birkaç ürün daha sipariş etmiştim. Ara ara aynı online alışveriş sitesine bakıyorum Elizabeth Arden kampanyası yapıyorlar, ürünler mevcut ancak kampanya 1 + 1 şeklinde değil ve tek ürün için fiyatlar oldukça yüksek.
             Ülkemizdeki diğer kozmetik mağazalarda da ürünü bulma mümkün ancak yine oralarda da fiyatlar değşken, ortalama 150 tl. ile 230 tl. arasında değişiyor. Ben 1+1 şeklindeki bu ürüne 90 tl. ödemiştim.

              Yeni ürün yazılarında görüşmek üzere......
         
              Sevgiler...... 







                Not: Aynı ürünlerden 2018/ Eylül ayında sipariş eden başka arkadaşların ürünlerinin son kullanma tarihleri  biraz daha yakın gelmiş sadece. 2019 / Temmuz gibi, ancak benim ürünlerimde sorun yok. 36 ay son kullanma tarihi mevcut.... 

28 Şubat 2019 Perşembe

GIVENCHY LE PRISME BLUSH BUCOLIQUE - 1 BUCOLIC ROSE

                Merhabalar, bugün benim oldukça eski allıklarımdan biri ile karşınızdayım. Fotoğrafları arşivde bulunca yazmakta neden bu kadar geç kaldığımı da kendime bir kez daha sordum tabii.
Givenchy Le Prisme Blush Bucolique, markanın 2012 yılında çıkardığı bir koleksiyonun, ilkbahar koleksiyonunun bir parçası. Ben koleksiyondan daha önce şuradaki ve şuradaki iki güzel ürünü de kullanmış ve çok beğenmiştim.








                  Blush Bucolique, koleksiyonun tasarımcısı tarafından, ilkbahardaki tarlalarda yeni açmış bahar çiçekleri özellikle de gül ve gelinciklerden esinlenerek, romantik ve pastoral hisler yaratılmak üzere oluşturulmuş. Fotoğraflarda gördüğünüz 1 numaralı renk pastoral gül cok güzel bir açık turuncu, somon diyebileceğim temel renk üzerine, mercan tonlardan sıçratılmış gibi, sanki gerçekten bir çiçek tarlası izlenimi veren bir görüntüye sahip.




                Yapısı ilk zamanlar oldukça yumuşaktı ancak zaman içerisinde bir miktar sertleşme oldu tabii, şimdilerde fırçaya biraz zor geliyor. Ancak yıllardır yine de severek kullanıyorum. Renk tonu itibariyle çok sakin ve yumuşak bir allık olduğu için üst kısımları aydınlatıcı olarak da kullanıyorum. Ancak tabii benim sevdiğim gibi çok yoğun bir aydınlatıcı değil.






                Ürünün ambalajı klasik Givenchy şıklığında, ürün miktarı ise toplamda 7 gr. yani aslında çok çok küçük, bu küçük ambalaj altındaki yaylı çekmecesinde yine çok mink bir fırça da barındırıyor. Adeta saklanmış gibi, işin garibi fırça çok küçük olmasına rağmen oldukça işe yarayan bir fırça tabii eğer elinizde tutmayı başarabilirseniz.
               Givenchy, satış politikaları nedeniyle ülkemizde bir süredir zor ulaşılır bir marka halini aldı. Ancak benim sevgim hiç değişmedi, kendini geliştirmeyi de hiç bırakmadığı için bir yerlerde  denk gelirseniz ürünlere mutlaka bir gözatın derim, içlerinden mutlaka seveceğiniz bir ürüne rastlarsınız. Ben yıllar içerisinde başka markalardan başka ürünleri  denesem, sevsem de bu ürünüm ve diğer ürünlerini de yıllardır ilk gün ki heyecanla kullanıyorum.

               Sevgiler ve mutlu günler dileğiyle.....
               Yeni ürün yazılarında görüşmek üzere....

16 Ocak 2019 Çarşamba

LOREAL REVITALIFT LAZER X 3 YOĞUN YAŞLANMA KARŞITI BAKIM SERUMU

                     Yeniden merhabalar, sürekli takipçilerim serum kullanmayı sevdiğimi sanırım artık iyi biliyorlar. Uzun bir süredir buraya yazacak kadar sevdiğim  bir serum kullanmamıştım. Loreal Revitalift Lazer X 3 serum ile aslında ilk olarak geçen yıl göz kremini kullanarak tanıştım. Göz kremini de çok sevmiştim ardından serumu da denenmek istedim ve oldukça da başarılı buldum.








                     Ürün, özellikle 40 yaş üstü için yaşlanma etkilerini azaltan bir serum. Revitalift lazer 3, içeriğindeli Hyaluronik asit ile kırışıkları azaltan, Pro - xylane ile cilt dokusunu düzelten ve Seramid ile cildi sıkılaştırıp toparlayan etkilere sahip. Ben kendi cildimde kullandığım süre boyunca genel olarak güzel bir netlik ve esneklik farkettğimi söylemeliyim. Belki tam anlamıyla kırışılık üzerinde % 100 bir etkiye sahip diyemem ama en azından verdiği yumuşaklıkla özellikle alnımdaki derin yatay çizgilerimin daha az belirgin olduğunu gözlemliyorum.
                    Ürünün ( çekmeyi unutmuşum ) açık sarı, hafif yoğunlukta, losyon benzeri bir kıvamı var. Kokusu çok güzel ve hafif, hafif silikonlu gibi. Sürdüğünüz anda pürüzsüz bir etki veriyor, cilt tarafından hemen emiliyor. Bana genelde 2 pompa ürün yetiyor ama cildinizin durumuna göre 3 yapabilirsiniz. Fazlasını pek önermem çünkü hafiften kusma yapmaya meyilli bir ürün. Kusmadan kastım bazen bazı ürünleri fazla sürünce 10- 15 dakika sonra cilt emmediği için parçalar halinde pıtır pıtır elinize geliyor. Bununla beraber, Loreal ürünleri genelde güzel kokuyor ama parfüm içerdikleri de bir gerçek ve tabii ki temiz içerikli değiller ama ulaşılabilirlik açısından sanırım piyasadaki en iyi ürünlerden biri. Ürünün bordo cam ambalajı çok şık ve güzel, seri zaten lazer ışığı ile bağlantılı bordo renk üzerine kurgulanmış. Pompa kısmı gri parlak metal görünümü verilmiş akrilik, pompadan çıkan ürün miktarı da güzel. Sadece çok uyduruk bulduğum şeffaf kapağı beğenmedim. Güzel kapanıyor ama kırılmaya çok çok müsayit. Bir de şişe kapağı vidalı değil, keşke doldurulabilir olsaydı.


      

                    Ambalaj üstü bilgileri ve içerik listesi ise aşağıdaki fotoğraflardaki gibi;










                    Loreal Revtalift Lazer X 3 yoğun yaşlanma karşıtı bakım serumu 30 ml. ve son baktığımda  100 tl. fiyata sahipti. Ben ürünü ilk aldığımda 65 - 70 tl. gibi bir fiyatı vardı ve % 50 indirimle çok güzel bir fiyata geliyordu ki 3. şişe mi kullanıyorum sanırım. Şu an ne yazık ki fiyatlar artmış durumda ama yine de indirim zamanı bakabilirsiniz. Ben serinin gündüz ve gece nemlendiricilerini de çok merak ediyorum ve elimdeki ürünler bitince denemek istiyorum, bakalım nasıllar?

                 Sevgiler ve mutlu günler dileğiyle........

7 Ocak 2019 Pazartesi

OGX NOURISHING + COCONUT MILK ŞAMPUAN VE SAÇ KREMİ

             Yeni yılın ik yazısından merhaba, yeni bir yıla daha umutla ve güzelliklerle bakmak çok güzel. İlk yazım, benim çok sevdiğim OGX şampuanlardan  hindistan cevizi sütlü şampuan ve saç kremi. Markadan yeni bir seriyi daha kullanmış, deneyimlemiş olmak çok memnuniyet verici.






                      Esasen bu seri bukleli saçlar için, saçınızı  kırılmaları önleyerek nemlendirmek ve güçlü hale getirmeyi hedefliyor. İçeriği egzotik hindistan cevizi sütü ve yumurta proteinleri ile zenginleştirilmiş.
                      Ben kullanırken  de oldukça severek kullandım. Hoş kokusu ve yapısı ile gerçekten de esnek hale getirdiği, kıvırcık saçlarımın bu süreçte daha yumuşak olduğunu hissediyorum. Şampuanla ilgisi var mı bilmiyorum ama hafiften bir uzama belirtisi de gösterdi. Kokusu buran buram hindistan cevizi ve duş - banyo sonrası neredeyse 24 saate kadar kokusu kalıyor. Ben ki hindistan cevizi kokusu sevmeyen biriyim ama bayıla bayıla kullanıyorum. 
                   Şampuan hafif sedefli, şeffaf renkte, saçı temizleme hissi güzel, saçtan rahatlıkla arınıyor. Saç kreminin ise rengi mat beyaz, yie güzel durulanıyor. Saç kremi iie ilgili tek kritiğim ise yumuşatıcılığının biraz az olması gibi. Yani ben çok çok daha fazla yumuşatan güzel saç kremleri kullanmıştım. Ya da diğer serilerin saç kremlerinden daha çok yumuşatanlar vardı diyebilirim. 
                  Hep söylediğim gibi Ogx şampuanlar, paraben, sülfat vs. içermediği için nispeten market şampuanlarına göre temiz. Ve ambalajları ile ilgili söylediğim şey de acilen özellikle saç kreminin başaşağı kutu versiyona geçmesi. Bu tombik kutular elbette çok sevimli, çok güzel marka ile özdeşleşmiş ama bitmeye yakın içinden akması zor oluyor, ters çevirdiğiniz zaman da durmuyor falan. Tek derdimiz bu olsun değil mi.
                 Ogx şampuanlar 385 ml. ve 60 tl. civarında fiyatları var. Kozmetik marketler indirime girdiğinde % 50 fırsatlarının değerlendiribileceği nadir ürünlerden. Alırken 2 şampuan ve 1 saç kremi şeklinde aldığım zaman oldukça uzun bir süre kullanıyorum.
                 Ogx şampuanlardan deneyeceğim birkaç seri daha var, sonrasında tolu bir yazı da yazmayı planlıyorum.

                 Yeni yılda yeni yazılarda görüşmek üzere.....

                 Sevgiler......