11 Mart 2020 Çarşamba

The ORDINARY NATURAL MOISTURIZING FACTORS + HA

              Yeniden merhabalar, kısa bir aradan sonra yine buralarda olmak çok güzel. Bugün son yıllarda oldukça popüler olan bir markanın ürünlerinden bahsedeceğim.
              2013 yılında kurulan Deciem grubunun üç markasından biri olan The Ordinary, ilk başta Estee Lauder grubunun altındayken kurucu ortaklardan Brandon Truaxe 2017 ' de markanın kanatları altından ayrılıp bağımsızlığını ilan edince, ürün satışlarında da adeta patlama olmuştu. Aslen İran kökenli Kanadalı bir yazılım bilimci olan girişimci Brandon Truaxe, basit ve sade bileşenleri kozmetik ürünlerinde kullanarak bir marka yaratmayı başarmış.
              The Ordinary ürünlerinin bu kadar popüler olmasnın bir diğer sebebi de fiyatlarının benzeri pek çok ürüne göre oldukça uygun fiyatlı olması. Marka bunun sebebi olarak pazarlama ve reklama çok bütçe ayırmamalarını, gereksiz ambalaj maliyeti yapmadıklarını ve de en önemlisi olarak tek soruna yönelik çözüm hedefleri olduğu için içerik maliyetlerinin az olmasını göstermiş.
             Bu nedenle markanın ürünlerini kullanırken cildinizin sorunlarına ya da elde etmek istediğiniz sonuca göre farklı serilerde ürünler kullanmak gerekiyor. Ancak burada dikkat edilmesi gereken şöyle bir durum var ki farklı serilerden birbiriyle çatışan ürünler aldıysanız sanırım yine çözüme giden yol uzamış ya da bir işe yaramamış oluyor.
           Benim bugün ilk olarak yazacağım ürün, natural moisturizing factors + HA adlı günlük nemlendirici krem.





   
               Natural moisturizing factors + HA nemlendirici krem, çoklu aminoasit, yağ asitleri, seramid, lipid, çinko ve hyaluronik asit bileşenlerinden oluşuyor. Benim almadan önce cok fazla görüp, duymama rağmen marka ve ürünlerle ilgili çok bir bilgim - fikrim yoktu ancak tesadüfen gezdiğim mağazada küçük bir stand görünce zaten sınırlı sayıda olan ürünlerden çok macera aramadan olağan iki ürün seçmiştim.
               Ürünün yapısı oldukça güzel, kıvamı çok yoğun değil hatta biraz köpük gibi, belirgin bir kokusu yok, sürümü rahat, cilt tarafından kolayca emiliyor, ben özellikle verdiği yumuşaklığı çok sevdim ama kış mevsiminin başında kullandım belki de mevsim geçişine denk geldiği için bazen nemlendirmesi yetersiz geldi. Hyaluronik asitli ürünlerin genelinde olan dolgunlaştırma özelliğine dair bir etki de görmedim. Nemlendirme açısından öncesinde markaya ait seçtiğim serumla desteklediğimde daha iyi sonuç aldım. Tek başına makyaj altına yeterli geldi, kullandığım süre içerisinde herhangi bir alerjik reaksiyon göstermedi.   




                    Kullanmaya başlamadan önce kıvamını çekmeyi unutmuşum ama ürün geldiğinde ağzında bir de güvenlik folyosu bulunuyor. Ürünün ambalajı çevirmeli kapağı olan normal tüp ambalaj. Karton kutuda beyaz, tüpde ise hafif metalik, gri renk vurgusu ile marka ve çeşit ön plana çıkarılarak sade, net ve temiz bir cilt vurgusu yapılmış.
                   The Ordinary ürünleri vegan ve hayvanlar üzerinde test yapmıyor, hatta EL grubundan ayrıldıktan sonra bu konu oldukça merak edilmiş ancak şirket Ceo' su markayı kurmak ve büyütmek için çok çalıştıklarını ve geldikleri yeri ve marka felsefelerini değiştirmeyeceklerini açıklamış. Markanın ürünlerinde ayrıca paraben, silikon, alkol ve gluten de bulunmuyor.
                '' Biz gerçekten sıra dışıyız, şaka yapmıyoruz, sıra dışı ve anormal insanlar, ürünler kötü değildir, insanları ve hayvanları çok seviyoruz '' gibi söylemleri olan markanın yakın zamanda  bazı formüllerinin test edilmeden acele ile piyasaya sürdüğü de olmuş. Gerçekten böyle bir durum var mi ? bilemiyorum ancak zaman içerisinde bazı çözülmeler gerçekten olmuş olacak ki, ilginç bir şekilde Brandon Truaxe tarafından bizzat yönetilen sosyal medya hesaplarından kullanıcılara  verilen kötü cevaplar ilgi çekmiş. 2019 yılının Ocak ayında ise Brandon Truaxe evinin canımdan atlayarak intihar etmiş. Sonrasında açıklama yapan şirket yetkilileri Brandon'un zaten uzun zamandır akıl hastası olduğunu ve daha önce İngiltere' de, Kanada' da birkaç kez hastaneye yatırldığı açıklamasını yapmış.
                Benim kullandığım ürünlerle ilgili olarak genel yorumum ise, markanın ürünlerinin ülkemizde biraz abartıldığı yönünde oldu. Yani evet,  cildinize içerden iyi bakmadığınız sürece dışardan uygulanan en iyi bakımın bile ( ki bunun maddi bir göstergesi yoktur en iyi bakım ürünü cildinize iyi gelen üründür gerisi plasebo etkisidir )  mucizevi bir etkisi olmayacağı yönünde ama ne bileyim bu ürünlerden daha iyi fiyata hem de uygun fiyatlı piyasada çok iyi nem veren ürünler var. Hyaluronik asit konusu ise yine benim ancak içerden alınırsa başarılı olacağına inandığım bir içerik.
              Yalnız şunu belirtmeden de geçmeyeyim bazı ürünlerden uzun süre, en az üç - altı ay kullanmak gerekiyor ki etkilerini ancak görebilesiniz. Altı aylık süreçte de ortalama üç adet ürün kullanırsınız. Kendinize bir cilt bakım rutini oluşturmak istediğinizde olması gereken en önemli şey sizin ne istediğiniz, cildinizin neye ihtiyacı olduğu ve tabii ki istikrar, elbetteki robot değiliz arada kaytarmak herkesin hakkı ya da sıkıntılı durumlar yaşarken cilt bakımı yapmak önceliklerimizin en sonunda olur ya da olmaz  ama eğer sebat ederek devam ederseniz uzun vadede kesinlikle sonuç alırsınız. Ben ürünlerden sadece birer adet aldığım için devamını getiremedim tabii belki bu nedenle de ürünleri çok etkili bulmadım galiba.
            Tabii markanın ürün skalası çok çok geniş, çok başarılı olduğunu duyduğum, gözlemlediğim ürünleri de merak etmiyor değilim. Ancak marka  ve ürünler ülkemizde olmadığı için bir daha ürün alacağımı pek sanmıyorum. Belki şuradaki ya da şuradaki gibi ürünlere denk gelirsem denerim.




    





               Ambalaj üstü bilgileri ve içerik listesi de yukarıdaki fotoğraflardaki gibi. Natural moisturizing factors + HA krem 30 ml. ve ben İsviçre'deki Douglas mağazasından 5,5 euro karşılığında edindim. Fiyat ile ilgili de bir not eklemek istiyorum. Özellikle ülkemizde olmayan ürünleri getiren Instagram hesapları var bazıları gerçekten güvenilir, hatta birkaç kez ben de alış veriş yaptım, evet ama fiyatlar gerçekten çok yüksek. Yani anlıyorum yurtdışından ürün getirip satmak öyle göründüğü kadar kolay bir iş değil, % 100 kar etme durumunu da tamam bir yere kadar kabul ediyorum ama bu ürün için benim ülkemizde bulduğum minimum ücret 120 tl. İşin garibi 120 tl.' lik bir ürün değil. Kısacası yukarıda da belirttiğim gibi sanıyorum çok özel bir ürüne denk gelmezsem bir daha almam.
             Bu ve diğer ürünleri de atrıntılı incelemek isterseniz The Ordinary ve Deciem grup linklerini de bırakıyorum. Bir sonra ki yazım markadan aldığım diğer ürün hakkında olacak.

              Sevgiler ve mutlı günler dileğiyle......

24 Şubat 2020 Pazartesi

OGX RENEWING ARGAN OIL OF MOROCCO - YENİLEYİCİ FAS ARGAN YAĞI

                Yeniden merhabalar, markaya ait sampuanları yazarken saç bakım ürünleri olduğundan da bahsetmiştim sanıyorum. Daha önce başka markalardan saç bakım yağlarını da kullanıp yazmıştım. Etiket bölümünden ulaşabilirsiniz. Ogx saç bakım yağlarını ne zamandır merak ediyordum, bir indirimde denk gelince aldım tabii, yaklaşık 4 aydır kullanıyorum ve bugün yazmak istedim.

 



               Ogx yenileyici Fas argan yağı, yıpranmış, kuru, sert ve kabarık saçların kısa sürede onarılmasına ve parlaklık vererek, canlandırıp, eski haline dönmesini amaçlıyor. Ürün sarı renkli ve oldukça hoş, hafif bir kokusu var. Yapısı oldukça koyu kıvamlı bu yüzden saç yoğunluk ve boyunuza göre birkaç damla ürün almanız yeterli. Benim saçlarımın dipleri yağlı ve uçları kuru, kıvırcık olduğu için yukarı kısımlara çok getirmeden uyguluyorum. Sonrasında şekil verdiğim zaman oldukça düzgün, kuru kuru ve kötü bir görüntü olmadan yumuşacık saç uçlarım oluyor. Elbette saçınızın tümü kuru ve yıranmışsa ve yağlanma probleminiz yoksa komple bir uygulama da yapabilirsiniz.


  

                 Ben tüm saç bakım yağı ürünlerime denediğim yöntemi buna da uyguladım ve komple bakım maskesi gibi duştan bir saat önce bol miktarda yağı saçıma uygulayıp bekledim. Sonrasında duşta normal yıkadım, durulanması da zor olmadı. Ortalama on günde bir yaptığım uygulama ile daha kolay taranan ve kurumaya bağlı dökülmenin daha az olduğu saçlarım oldu.
                Ürünün ambaljı oldukça minik toplam miktarı 100 ml., ama bakım yağı olduğu için az miktar kullanıldığını düşünürsek oldukça uzun gider. Ambaljın kapağı aç - kapa şeklinde ve sağlam ama yine seyahatlerde vs. bence yanınızda götürmeye uygun değil. Çünkü ambalaj ne kadar sağlam olsa da yağ türü ürünler bir yerlerden sızıp akma yapabiliyor.


  

                 Karton dış ambalaj da yağın rengine uygun olarak altın sarısı renkte yapılmış. Ben açarken yırttığım için sonradan tekrar bir Gratis ziyaretimde fotoğrafladım. Bu nedenle bugün fotoğraflar biraz karışık oldu.
                Ürünün normal fiyatı ise 60 tl. diye hatırlıyorum, ben yine bir indirimde 41 tl. karşığında edindim. Bu yağın bir de hindistancevizli versiyonu var diye biliyorum, raflarda görüp denk gelirsem belki bu ürün bitince onu da alıp denerim.

               Sevgiler ve mutlu günler dileğiyle.... 

11 Şubat 2020 Salı

SHISEIDO VEILED ROUGE - OR 313

              Herkese merhabalar, en son yılbaşı günü bir ruj yazısı yazmışım, e oldukça zaman geçmiş, makyaj koleksiyonumda en çok bulunan ürün kategorisi rujlar sanıyorum o nedenle daha sık yazıyorum. Umarım okumaktan sıkılmıyorsunuzdur. Gelelim bugünün rujuna.








            Shiseido '' veiled ''  ruj, adı gibi adeta tül benzeri incecik, az örtücülğe sahip, stick ruj diye tabir edilen ince tipli rujlardan. Yapısı su bazlı olduğu için aşırı derecede ince ancak yumuşaklığı kadife gibi. İçeriğindeki Hydro - Wrap Vitalizing E, D vitaminleri ile dudakları gerçekten de uzun süre nemli tutuyor. Gerçekten de kullandığm süre içerisinde nemlendirmesinden oldukça memnun kaldığım rujlarımdan biri oldu.  Renk itibariyle hafiften de dudakları dolgun gösteriyor.






                     Ruj ile ilgili söyleyebileceğim tek sıkıntılı durum, su bazlı yapısından dolayı özellikle kurumuş dudaklarda kötü durabilecek olması. Ancak düzenli dudak peelingi uygularsanız sıkıntı olmayacak, düzgün duracaktır. Aşağıdaki fotoğraflarda elimin üzerinde düzgün duruyorken, biraz kurumuş dudaklarımda hafif kötü durmuş. Tabii bu biraz da seçtiğim renkten kaynaklanıyor. OR 313 soluk bir turuncu - somon diyebilirim. Yapısının transparana yakın inceliği de dudaklarımda görülüyor. Hatta aynı renk olan krem farı da çok eskiden şurada yazmışım. Ruju geçen yıl aldım ama far ile aynı renk kodunda olduğunu sonra fark ettim. Neyse ki renkler tam olarak aynı değil,






                    Rujun siyah metal ambalajı şık ve sade, dört yapraklı kamelya etkisi genel formda hissediliyor. Marka makyaj serisini yakın zamanda yeniledi aslında, yeni ambalajlarda bir de kırmızı çizgi var ve daha modern, klasik çizgilerini biraz değiştirmişler. Ancak bu seri de hala satışta.
                   Ambalaj üstü bilgileri ve içerik listesi ise aşağıdaki fotoğraflardaki gibi.










                 Shiseido veiled ruj serisinin güncel fiyatı 130 tl. civarında, ben geçen yıl markanın ürünlerini satmakla yetkili bir online alışveriş sitesinden birkaç ürün birden almıştım ve ruja % 50 indirimle sahip olmuştum. Sitede özellikle eski serilerde zaman zaman indirimler devam ediyor. Arada güzel ürünlere denk gelmek mümkün.

                Sevgiler......

7 Şubat 2020 Cuma

BURBERRY CLASSIC EAU DE PARFUM

                 Yeniden merhabalar, bugün oldukça eski, çok bilinen ve adı gibi klasik bir parfümü yazacağım. Burberry kokuları genelde çok seviyorum, beni hiç mutsuz etmiyorlar. Garantici, sıradışı olmayan notaları ile bir kadına kendini seçkin ve modern hissettirmeyi çok iyi biliyorlar.




               Burberry klasik, adı üzerinde oldukça bilindik notalardan oluşuyor. Meyve ve odunsu notalar birleşmiş. Meyve notalarından, yeşil elma, bergamot, şeftali, kayısı, erik, kuş üzümü, odunsu notalardan ise, sedri ağacı, sandal ağacı, yasemin, yosun ve misk bir arada yer almış. Ancak bu kadar kondisyonu yüksek, taze meyve kokularını ben çok hissedemedim.  İlk sıktığım andan itibaren odunsu notaları kuvvetli bir şekilde alıyorum. Ancak buradan kokunun ağır olduğu anlaşılmasın. Zira açılışı ve silajı iyi olmasına rağmen, kalıcılığı orta - iyi, yani kalıcılığını ben pek başarılı bulmadım.
             Bununla beraber Burberry klasik, garanti bir kapalı ortam, ofis kokusu. Kış ve sonbaharın kapalı havalarına da oldukça uygun buldum. Yaş olarak da 25 yaş üzeri rahatlıkla kullanabilir bence. 




                Şişe tasarımı şık ve sade. Yuvarlak hatlı şişenin tutumu, çantada taşınması rahat. Kapağı güzel oturuyor. Tabii bende ki 50 ml. lik şişe. 100 ml. olan her parfümü çantada taşımak zordur bence. Karton ambalajda da klasik Burberry çizgilerini ve trençkot rengi olan düz bej rengini görüyoruz.





            Son olarak 50 ml. lik parfümün fiyatı 200 tl. civarında. Ben geçen kış sanıyorum bir Gratis indiriminden 130 tl. gibi bir fiyata almıştım. Burberry klasik 1995 yılında çıkmasına rağmen 2000''li yılların ortalarında çok popülerdi. 25 yılın ardından marka bu kokunun üzerine çok daha güzel kokular çıkardı bence yani Weekend, Beat, Brit, Body ve son olarak çıkardığı Her çok daha güzel kokan parfümler. Sanıyorum markadan tekrar bir parfüm alırsam bu kez onlardan birini tercih edebilirim.

           Sevgiler.....

3 Şubat 2020 Pazartesi

URBAN DECAY BUILD YOUR OWN EYESHADOW PALETTE - NIRVANA

               Herkese merhaba, bir önceki yazımda markaya ait sevdiğim bir farı yazmış ve size doldurulabilir far paletinden bahsetmiştim. Bu far paletini ülkemiz online satış sitesini gezerken tesadüfen keşfetmiş biri olarak, tekli farların da çıkarılabilir olduğunu o zaman öğrendim. Palet uygun fiyatıyla dikkatimi çekince de hiç düşünmeden sepete atmıştım.










                Palet, dışı metal, içi plastik - akrilik, mor renkli, 4 adet far alabilecek şekilde tasarlanmış. Menteşesi bütün olarak düşünüldüğü için 180 derece, komple açılabiliyor ancak o kısım yine de plastik olduğu için geriye doğru fazla zorlamamak lazım, yanlış anlaşılmasın oldukça sağlam bir palet, normal açıp kapatma ile bir şey olacak değil. Paletin ölçüleri 9, 5 cm.x 10 cm. ,yüksekliği ise 2 cm. Kapağının için komple ayna. Ön tarafta kolayca açmak için geniş bir kısım var ve güzel kapanıyor. Yani açıp kapatırken zorlanmıyorsunuz, makyaj çantasında falan da farları gayet güzel koruyacak sağlamlıkta.






                     Tekli farları ise bu palete yerleştirmeniz için öncelikle kendi yuvasından çıkarmak gerekiyor. Yuva diyorum çünkü farların pan kısmının dışındaki çerçeve ile çember birleşikmiş gibi dursa da arka menteşe dibinde keşfedilmesi gereken minik bir boşluk var. Ancak burada biraz nazik ama aynı zamanda güçlü hareket etmek gerekiyor. Ben birkaç youtube videosu seyretmiştim, şuradaki video da belki referans olur. Videoda farların çeperi için metal demiş ama o kısım plastik ( videoda ayrıca farları pan kısmından da ayırmış ama o başka bir palete yerleştiriyor ) ve bu küçük boşluğu bulduğunuzda ince, mümkünse metal bir şeyle ( lütfen bıçak kullanmayın ) biraz kanırtarak farı çıkarmanız gerekiyor. Plastik kasnak kısmını kırarsanız palete oturtamazsınız.
                   Bu noktada bence tekli farları ayırmak için olan küçük çentik kısım menteşe ile aynı noktaya denk getirilmiş ama çıkartırken oldukça zor olan bu işlem sırasında tekli farın kapağını kırmak çok mümkün. Keşke menteşenin biraz sağ ya da sol tarafına denk getirilseydi, çıkarma işlemini gerçekleştirmek çok daha kolay olabilirdi ( burada yazmak istediklerimi umarım anlatabilmişimdir ). Paletin arka tarafında da resimli olarak gösterilmiş ancak çok kolay bir işlem değil, sonuçta bu işlemleri yaparken farları da kırmak mümkün, kimse bütçe ayırarak aldığı farların bu işlemi yaparken kırılmasını istemez değil mi?
                Bu işlemden sonra artık kendi yuvasından çıkardığınız tekli farınızı palete yerleştirebilirsiniz. Tekli farların boşta kalan çemberlerini de lütfen atmayın çünkü yeniden tekli olarak kullanmak ya da muhafaza etmek istediğinizde yeniden yerleştirebilirsiniz.


 

                Paletle ilgili söylemem gereken bir diğer şey de, tesadüfen keşfetmiş olmama rağmen, özel bir koleksiyona mı aitti yoksa standart bir palet mi bilmiyorum. Zira markaya ait Nirvana ismi ile ilgili çıkmış bir seri vs. ben hatırlamıyorum. Belki de sadece palete bu isim verildi. Bu konuda sizin bilginiz varsa lütfen yorum bırakın.
               Paletin dış ambalajının renklerinde yine mor renk hakim, karton ambalj da benzer şekilde. Ağırlıklı mor ve yeşil tonları bana büyük yapraklı bitkilerin olduğu Amazon ormanlarını hatırlatıyor. Bu arada paleti daha yakından görmek isterseniz şuraya bir video daha ekliyorum.
              Urban Decay paleti, birkaç ürün alışverişimle beraber 24 tl. karşılığında almıştım. Mağazalarda hala var mı ? bir fikrim yok ama şu an da şöyle bir ürün buldum.
             Şimdilik bu far paletinde gördüğünüz gibi benim iki farım var, geri kalan iki farı almaya ne zaman sıra gelir bilmiyorum ama bir ara tamamlamak niyetindeyim. Ülkemiz online sayfasını  kapandığını söylemiştim oysa çok güzel bir şekilde indirimleri takip ediyordum. Ayrıca kendi far paletinizi oluşturmak pek tabii çok güzel bir şey ama UD olmasına gerek var mı derseniz özellikle NYX ve INGLOT markalarında da çok güzel ve daha uygun fiyatlı kendi oluşturabileceğiniz boş palet ve far örnekleri var. En kısa zamanda onlardan da birer örnek ürün yazısı yazacağım. Şimdilik bu kadar.

             Sevgiler ve mutlu günler dileğiyle.... 
             

31 Ocak 2020 Cuma

URBAN DECAY MONO EYESHADOW - FIREBALL

                     Merhabalar, uzun süredir bir far yazısı yazmamıştım, markadan daha önce şuradaki farın yazısını yazmıştım, sonrasında ise geçen yıl bu farı almıştım ama yazmaya fırsatım olmamıştı, bugün dedim haydi bu ürünü yazayım. Aslında bu ürünü alma sebebim, markanın paletlerini çok beğenmeme rağmen, içlerinde kullanmayacağım renkler olduğu için kendi paletimi oluşturmaktı. Nitekim far ile birlikte 4' lü bir pan da edindim. Şimdiden belirteyim bu farın hemen ardından panın yazısını da yazacağım.










                 Urban Decay Fireball, serinin normal serisinden bir far, biliyorsunuz bir de ışıltılı far serisi ama normal seriden olmasına rağmen yapısı ışıltılı. Işıltılı seriyi siz düşünün artık. Renk tanımı için ışıltılı şeftali ve pembe tonlarının karışımı diyebilirim sanırım. Yapısı oldukça yumuşak ve kadifemsi, bir miktar dökülme yapabiliyor. Kalıcılığı oldukça iyi, renk itibariyle açık bir renk olduğu için gözünüzün üstünde çok belli olmuyor hissine kapılabilirsiniz ama mesela makyaja yeni başladıysanız ya da benim gibi bazen canlı, taze görünmek istiyor ama bir yandan da makyajınız çok göze batsın istemiyorsanız tam aradığınız renk Fireball. Adı gibi ateş topu yansımaları tam kıvamında. Yani böyle bir rengi cilt tonuna göre aydınlatıcı olarak hatta ruj üstüne dudakta bile kullanmak mümkün bence. Makyaj malzemeleri illa ait olduğu yerde kullanılır diye bir kural yok nasıl olsa değil mi?




                 Yukarıdaki fotoğrafta rengini göstermeye çalıştım, ben link  vermiyorum ama nette daha güzel fotolar da var. Normal far serisinde 70 ' i aşkın renk var diğer renklerde en az bunun kadar güzel.
                  Ürünün ambalajı güzel, gri, metalik, parlak efektli plastik ambalaj çok sağlam. Bu ambalajların en güzel yanı çıkarılıp pana yerleştirilebiliyor olması ve sonra tekli olarak kullanmak ya da yanınıza almak isterseniz yine tekli ambalaja yerleştirebiliyorsunuz. Ambalajla ilgili ayrıntılı kısmı bir sonraki yazıda göreceksiniz.
               Karton ambalaj ise mor olarak düşünülmüş, markanın bence renklerin kullanım yeleri ile ilgili çok değişik ve hoş tasarımları var. Bilgiler ise aşağıdaki fotoğraftaki gibi.


 



               Urban Decay tekli farların miktarı 1,5 gr. ve ben geçen yıl aldığım zaman bu renk de dahil bazı renkler indirimli 75 tl. idi. Bazı renklerin fiyatı ise 160 tl. civarındaydı sanıyorum. Şu an güncel fiyatları bilmiyorum. Ben markanın ülkemiz sayfasında dört ürün almıştım ve belli bir limit üzerine hediyesi vardı ki, hediye olan ruju da şurada yazmıştım. Bu yazıyı yazarken de markanın ülkemiz sayfasının kapandığını üzülerek öğrenmiş bulunuyorum. Umarım ülkemizden çekilmezler, online sayfa, alışveriş yapmak ve ürünleri ayrıntılı incelemek açısından çok çok iyi oluyordu. Bildiğim kadarıyla marka sadece Sephora Mağazalarında satılıyor, bir de İstanbul için konuşuyorum, Bağdat Caddesi' nde bir mağazaları vardı, caddeye yakın oturuyor olmama rağmen ne zamandır gitmedim, umarım orası da kapanmamıştır. 
             Şimdilik markanın kendi sayfasının linki için tık tık.

            Sevgiler.....

27 Ocak 2020 Pazartesi

BLISTEX LIP BRILLIANCE

                Merhabalar, bugün çok meraklısı olan bir kategoriden ürün ile karşınızdayım. Lip balm evet. Daha önce de yazdığım gibi ben bu konuda çok sıkıntı yaşayan biri değilim, bu nedenle çok fazla ürün tecrübe etmişliğim de yok. Arada bir ürün alıp çok uzun süre kullanıyorum. En son kullandığım ürün için tık tık. Kullandığım tüm lip balmlara ise etiket bölümünden ulaşabilirsiniz.






                Genelde lip balm konusunda renksiz, şeffaf olanları tercih etmeye çalışıyorum ama arada da insan şöyle hem ruj gibi olmayan ama insanı da özellikle hasta olduğunda bir tık iyi gösteren hem de dudağını uzun süre nemli tutacak bir şey istiyor. Benzer ürünler arasında Nivea lip balmların kiraz, çilek ve böğürtlenlisi de oldukça popüler. Aslında onlardan birini seçecektim ki birkaç kozmetik mağazasında bulamayınca bu ürünü seçtim. Kullanmaya başlayınca da oldukça sevdim, gayet başarılı bir ürünmüş.
             Bazı ürünler kuru dudaklara sürdükten kısa bir süre sonra dudakların tekrar kuruduğunu hissedersiniz ya hani bu aslında bir kısır dögü, kurudukça lip balm sürdüğünüz ve lip balm sürdükçe kuruyan dudaklar genelde mineral yağ içeren ürünlerde oluyormuş. Neyse ki bu ürün öyle değil, güzel nemlendiriyor ve dudaklarınız uzun süre nemli kalıyor, ekstradan kurutma yapmıyor.
             Ürünün çok çok hafif bir rengi ve yine çok hafif bir de ışıltısı var. Işıltısı çok ince olduğu için  sanki kendi dudak renginizmiş gibi çok doğal duruyor. Aşağıdaki fotoğrafta birkaç kez elimin üstünde üstelik de bastırarak rengini vermeye çalıştım.




             Bu ürünle ilgili içerik bilgisi veremiyorum çünkü heyecanla karton ambalajı açarken yırttım. Ancak Blistex tabii medikal dudak bakım ürünleri de çok güzel ürünleri olan bir marka . Çok bilinen  medplus ürünü de kızımın favorisi.
            Plastik dış ambalaj, ürün rengine de uygun olarak pembe düşünülmüş, klasik kapaklı ambalajn sağlamlığı taşıma şartlarınıza göre değişecektir. Ürünün güncel fiyatı ise 25 tl. civarında, ben bir tık indirimle 20 tl. karşılığında edindim..
          Ürünle ilgili ayrıntılı  bilgi edinmek isterseniz ülkemizdeki ana sayfa linki için tık tık.

         Sevgiler ve mutlu günler dileğiyle.....