22 Nisan 2020 Çarşamba

BURBERRY SHEER EYESHADOW - NO : 24 MULBERRY

           Yeniden merhabalar, bugün ne yazsam diye çekmecemi karıştırıken uzun zaman önce sahip olduğum ama hala yazısını yazmadığım bir farı gördüm. Görünce tabii makyaj yapmayı, böyle bir farı kullanmayı da ne kadar özlediğimi hatırladım.
           Burberry tarz olarak çok şık, sade ve klas ürünleriyle tanınır ki asıl alanı giysi ve aksesuar olan ama ilk makyaj ürünü çıkaran markalarından biridir. Bu ürün sanırım 2012 sonbahar - kış makyaj koleksiyonuna ait bir ürün, tam olarak emin değilim.








              Burberry Mulberry, bordo - kaverengi karışımı, içinde güzel, minik ışıltıları olan çok güzel bir far. Yapısı çok yumuşak, bu nedenle tozutmaya müsait ancak diğer yandan yapısı çok ince olduğu için de döküldüğü yere yapışıp kalmıyor. Tabii şunu da belirtmeden geçmeyeyim bu far benim şahsen aldığım bir ürün değil, yurt dışında yaşayan arkadaşım tatile geldiğinde çok beğendim diye bana hediye bırakıp gitmişti. Bununla beraber açıkçası çok sık kullandığım bir far da değil ( hele bu aralar ) ve üzerinden çok zaman geçti, bayatladığını, yapısının bozulduğunu düşünmüyorum, en azından elimin üzerinde denerken, fotoğraflarının çekerken öyle bir durum hissetmedim ama ilk kullandığım zamanlarda göz üzerinde de baz ile kalcılığı 8 saate kadar iyiydi. Son zamanlarda tekrar denemeliyim.
            Bordo, aslında çok sevilen ancak kullanırken en çok zorlayan far tonlarından biri bence. Ancak Mulberry gibi kahveye bakan bir tonu kullanmak daha kolay hatta gölge vs. yapmadan tek başına sür çık yaptığımda da çok güzel duruyor. Işltıları sayesinde çok iltifat almıştım. Bu farın bir güzel yanı da islak - kuru kullanılabilmesi. Çok daha yoğun bir renk elde etmek isterseniz ıslak olarak da kullanabilirsiniz. Ben ıslak olarak denemedim ama daha da güzel renk vereceğinden şüphem yok.

    

                 Yukarıdaki fotoğrafta elimin üzerinde rengini görebilirsiniz. Ancak emin olun yakından çok daha güzel, bir de birkaç gündür İstanbul' da hava çok kötü ve ben istediğim ışığı bir türlü yakalayamadım. Nette çok daha güzel renk gösterimleri ve hatta bu far için muadil, karşılaştırma yazıları da mevcut.
              Ürünün ambalajına ise söyleyecek sözüm yok. Füme - antrasit metal ambalaj üzerine klasik Burberry çizgileri yapılmış. Ürünün kapağında komple ayna ve zor zamanlarda iş görür bir de sünger aplikatör  bulunuyor. Yine farın iç yüzeyi de kabartma olarak Burberry çizgilerine sahip. Evet çok kullandığım bir far değil ama kullandığım zamanlarda da deseninin bozulmasına kıyamadığım için hep kenardan kenardan sürdüğüm doğru maalesef.


        

                 Ürünün miktarı ise 2,5 gr. Çok kullanılmayan bir renk olduğunu düşünürsek fena değil. Ürünün güncel fiyatını ise tam olarak bilmiyorum. Yabancı birkaç alışveriş sitesi 29 USD verirken ülkemizde 200 tl. civarı görünüyor. Burberry makyaj ürünleri ülkemizde sadece Beymen Mağazalarında ve kendi mağazalarında satılıyor sanırım. Bu arada güncel fiyat araştırması yaparken renk numaralarının yenilendiğini gördüm Beymen' de Mulberry 204 olarak geçiyor. Aklınızı karıştırmasın. Burberry makyaj  serilerinde harika renk seçenekleri var, açıkçası birkaç ürünü gözüme kestirdim ama ne zaman alırım kısmet...
              Bitirirken farı bana arkadaşımın hediye ettiğini söylemiştim, bu yüzden karton ambalajı yok dolayısıyla içerik bilgisi vs. veremiyorum.

             Yeni yazılarda görüşmek üzere.

             Sevgiler..... 

3 Nisan 2020 Cuma

The ORDINARY HYALURONIC ACID 2% + B5 SERUM

                 Yeniden merhabalar, en son blog yazımı yazdığımda Corona Virus ülkemizde yeni görülmeye başlamıştı ve tüm uyarılara rağmen gerekli önlemler çok titizlikle alınmadı. Sonrasını ve hızlı yayılımı zaten biliyorsunuz. Şahsi olarak uyguladığımız önlemlerle hayatlarımız bir anda değişti, yeni hayat düzenimde ve ne kadar süreceğini bilmediğimiz bu dönemde evdeki bilgisayarlara ulaşmam ya da ulaşırsam bile bilgisayar başında geçirdiğim vakit biraz daha az. Bu yüzden yazılarım daha seyrek olabilir. Bununla beraber gündem nedeniyle biraz odaklanma problemi de yaşıyorum. Ama ben her şeye rağmen hiç yazı yazmadığım, yazamadığım zamanlarda da blogumu, yazılarımı okuduğunuz için sizlere çok teşekkür ediyorum. Hala blog yazan bir elin parmağı kadar az kişi kalmışken hem gündemden biraz uzaklaşmak adına hem de rutin düzenimi bozmamak adına olabildiğince devam etmek istiyorum.
               Bu uzun girişten sonra gelelim bugünün yazısına; en son The Ordinary Natural Moisturizing Factors adlı ürünü yazmış ve düşüncelerimi belirtmiştim. Bugün markadan aldığım diğer ürün olan % 2 Hyaluronic asit ve beraberinde B5 vitamini içeren serumu yazmaya çalışacağım.


  





             % 2 hyaluronik asit içeren bu serum, nem veren bir destek ürünü aslında. Tek başına kullanabileceğiniz gibi nemlendiriciniz ile karıştırarak da uygulayabilirsiniz ki, bir önce yazdığım ürünün nemlendirmesi bana yeterli gelmediğinde bu üründen biraz damlatıp elimde karıştıryordum. Tek başına bu ürün kullandığımda da ilk anda nem vermesi güzelken birkaç dakika sonra cilt çekmeye başladıktan sonra genelde yeterli gelmiyordu.
            Serumun yapısı zaten çok değişik. Şeffaf renksiz, kokusuz bir ürün. Bir miktar kıvamlı ama akışkan yapısı sayesinde rahat sürülüyor ancak sürdükten sonra yapışkan bir durum var ki çok hoşlandığımı söyleyemeyeceğim. Ha bu yapışkan hal geçici bir durum, kısa bir süre sonra geçiyor ve yukarıda da belirtiğim gibi sürdüğüm anda nem vermesi iyi ama cildim çektinden sonra yeterli gelmiyor.
          Bununla beraber içerik ilavesindeki B 5 desteğine dair cildimde yumuşaklık dışında herhangi gelişme de gözlemlemedim. Ben yumuşaklık etkisinin de içeriğindeki B5' den değil de Gliserin ve Akasya özünden kaynaklandığını düşünüyorum. Esasen Pantotenik asit olan B5 yani bilinen adıyla Provitamin B5 yüksek protein içeriği ile kırmızı et, yeşil, turuncu sebze ve meyvelerde bulunurken sentetik karışımları daha çok saç bakım ürünlerinde kullanılır. Akasya özü ise aslında eski vahşi batı filmlerinde gördüğümüz o büyük kaktüslerin için de bulunan ve zor durumda kalındığında su - sıvı olarak içilebilen özütün daha gelişmiş versiyonu ve özellikle Murad markası iyileştirici - sakinleştirici etkisi ile bilinen bu içeriği ürünlerinin % 65' inde kullanıyormuş.




              Ürünün ambalajı ise standart damlalıklı cam şişe. Damlalık kısmının da cam olması çok güzel. çünkü cam şişenin içine giren kısımın plastik olması güzel olmazdı. Damlalığa her seferinde gelen ürün miktarı ise ortalama % 60 - 70 civarında, yani damlalık hiç bir zaman tam dolmuyor. Kontrollü uygulama açısından gelen miktar tek sefer için yüz ve boyun bölgesine yetiyor.
Karton ambalaj da yine markanın standartlarına uygun şekilde yapılmış.
              Ambalaj üstü bilgileri ve içerik listesi ise aşağıdaki fotoğraflardaki gibi.








                  Ürünün miktarı ise 30 ml. ve güncel fiyatını bilimiyorum. Ben yurt dşında bir Douglas Mağazasından 7.90 Euro karşılığında almıştım. Ülkemizdeki fiyatlar ve marka ile ilgili diğer bilgi ve benim düşüncelerimi ise bir önceki yazımda bulabilirsiniz.

                  Sevgiler....  

11 Mart 2020 Çarşamba

The ORDINARY NATURAL MOISTURIZING FACTORS + HA

              Yeniden merhabalar, kısa bir aradan sonra yine buralarda olmak çok güzel. Bugün son yıllarda oldukça popüler olan bir markanın ürünlerinden bahsedeceğim.
              2013 yılında kurulan Deciem grubunun üç markasından biri olan The Ordinary, ilk başta Estee Lauder grubunun altındayken kurucu ortaklardan Brandon Truaxe 2017 ' de markanın kanatları altından ayrılıp bağımsızlığını ilan edince, ürün satışlarında da adeta patlama olmuştu. Aslen İran kökenli Kanadalı bir yazılım bilimci olan girişimci Brandon Truaxe, basit ve sade bileşenleri kozmetik ürünlerinde kullanarak bir marka yaratmayı başarmış.
              The Ordinary ürünlerinin bu kadar popüler olmasnın bir diğer sebebi de fiyatlarının benzeri pek çok ürüne göre oldukça uygun fiyatlı olması. Marka bunun sebebi olarak pazarlama ve reklama çok bütçe ayırmamalarını, gereksiz ambalaj maliyeti yapmadıklarını ve de en önemlisi olarak tek soruna yönelik çözüm hedefleri olduğu için içerik maliyetlerinin az olmasını göstermiş.
             Bu nedenle markanın ürünlerini kullanırken cildinizin sorunlarına ya da elde etmek istediğiniz sonuca göre farklı serilerde ürünler kullanmak gerekiyor. Ancak burada dikkat edilmesi gereken şöyle bir durum var ki farklı serilerden birbiriyle çatışan ürünler aldıysanız sanırım yine çözüme giden yol uzamış ya da bir işe yaramamış oluyor.
           Benim bugün ilk olarak yazacağım ürün, natural moisturizing factors + HA adlı günlük nemlendirici krem.





   
               Natural moisturizing factors + HA nemlendirici krem, çoklu aminoasit, yağ asitleri, seramid, lipid, çinko ve hyaluronik asit bileşenlerinden oluşuyor. Benim almadan önce cok fazla görüp, duymama rağmen marka ve ürünlerle ilgili çok bir bilgim - fikrim yoktu ancak tesadüfen gezdiğim mağazada küçük bir stand görünce zaten sınırlı sayıda olan ürünlerden çok macera aramadan olağan iki ürün seçmiştim.
               Ürünün yapısı oldukça güzel, kıvamı çok yoğun değil hatta biraz köpük gibi, belirgin bir kokusu yok, sürümü rahat, cilt tarafından kolayca emiliyor, ben özellikle verdiği yumuşaklığı çok sevdim ama kış mevsiminin başında kullandım belki de mevsim geçişine denk geldiği için bazen nemlendirmesi yetersiz geldi. Hyaluronik asitli ürünlerin genelinde olan dolgunlaştırma özelliğine dair bir etki de görmedim. Nemlendirme açısından öncesinde markaya ait seçtiğim serumla desteklediğimde daha iyi sonuç aldım. Tek başına makyaj altına yeterli geldi, kullandığım süre içerisinde herhangi bir alerjik reaksiyon göstermedi.   




                    Kullanmaya başlamadan önce kıvamını çekmeyi unutmuşum ama ürün geldiğinde ağzında bir de güvenlik folyosu bulunuyor. Ürünün ambalajı çevirmeli kapağı olan normal tüp ambalaj. Karton kutuda beyaz, tüpde ise hafif metalik, gri renk vurgusu ile marka ve çeşit ön plana çıkarılarak sade, net ve temiz bir cilt vurgusu yapılmış.
                   The Ordinary ürünleri vegan ve hayvanlar üzerinde test yapmıyor, hatta EL grubundan ayrıldıktan sonra bu konu oldukça merak edilmiş ancak şirket Ceo' su markayı kurmak ve büyütmek için çok çalıştıklarını ve geldikleri yeri ve marka felsefelerini değiştirmeyeceklerini açıklamış. Markanın ürünlerinde ayrıca paraben, silikon, alkol ve gluten de bulunmuyor.
                '' Biz gerçekten sıra dışıyız, şaka yapmıyoruz, sıra dışı ve anormal insanlar, ürünler kötü değildir, insanları ve hayvanları çok seviyoruz '' gibi söylemleri olan markanın yakın zamanda  bazı formüllerinin test edilmeden acele ile piyasaya sürdüğü de olmuş. Gerçekten böyle bir durum var mi ? bilemiyorum ancak zaman içerisinde bazı çözülmeler gerçekten olmuş olacak ki, ilginç bir şekilde Brandon Truaxe tarafından bizzat yönetilen sosyal medya hesaplarından kullanıcılara  verilen kötü cevaplar ilgi çekmiş. 2019 yılının Ocak ayında ise Brandon Truaxe evinin canımdan atlayarak intihar etmiş. Sonrasında açıklama yapan şirket yetkilileri Brandon'un zaten uzun zamandır akıl hastası olduğunu ve daha önce İngiltere' de, Kanada' da birkaç kez hastaneye yatırldığı açıklamasını yapmış.
                Benim kullandığım ürünlerle ilgili olarak genel yorumum ise, markanın ürünlerinin ülkemizde biraz abartıldığı yönünde oldu. Yani evet,  cildinize içerden iyi bakmadığınız sürece dışardan uygulanan en iyi bakımın bile ( ki bunun maddi bir göstergesi yoktur en iyi bakım ürünü cildinize iyi gelen üründür gerisi plasebo etkisidir )  mucizevi bir etkisi olmayacağı yönünde ama ne bileyim bu ürünlerden daha iyi fiyata hem de uygun fiyatlı piyasada çok iyi nem veren ürünler var. Hyaluronik asit konusu ise yine benim ancak içerden alınırsa başarılı olacağına inandığım bir içerik.
              Yalnız şunu belirtmeden de geçmeyeyim bazı ürünlerden uzun süre, en az üç - altı ay kullanmak gerekiyor ki etkilerini ancak görebilesiniz. Altı aylık süreçte de ortalama üç adet ürün kullanırsınız. Kendinize bir cilt bakım rutini oluşturmak istediğinizde olması gereken en önemli şey sizin ne istediğiniz, cildinizin neye ihtiyacı olduğu ve tabii ki istikrar, elbetteki robot değiliz arada kaytarmak herkesin hakkı ya da sıkıntılı durumlar yaşarken cilt bakımı yapmak önceliklerimizin en sonunda olur ya da olmaz  ama eğer sebat ederek devam ederseniz uzun vadede kesinlikle sonuç alırsınız. Ben ürünlerden sadece birer adet aldığım için devamını getiremedim tabii belki bu nedenle de ürünleri çok etkili bulmadım galiba.
            Tabii markanın ürün skalası çok çok geniş, çok başarılı olduğunu duyduğum, gözlemlediğim ürünleri de merak etmiyor değilim. Ancak marka  ve ürünler ülkemizde olmadığı için bir daha ürün alacağımı pek sanmıyorum. Belki şuradaki ya da şuradaki gibi ürünlere denk gelirsem denerim.




    





               Ambalaj üstü bilgileri ve içerik listesi de yukarıdaki fotoğraflardaki gibi. Natural moisturizing factors + HA krem 30 ml. ve ben İsviçre'deki Douglas mağazasından 5,5 euro karşılığında edindim. Fiyat ile ilgili de bir not eklemek istiyorum. Özellikle ülkemizde olmayan ürünleri getiren Instagram hesapları var bazıları gerçekten güvenilir, hatta birkaç kez ben de alış veriş yaptım, evet ama fiyatlar gerçekten çok yüksek. Yani anlıyorum yurtdışından ürün getirip satmak öyle göründüğü kadar kolay bir iş değil, % 100 kar etme durumunu da tamam bir yere kadar kabul ediyorum ama bu ürün için benim ülkemizde bulduğum minimum ücret 120 tl. İşin garibi 120 tl.' lik bir ürün değil. Kısacası yukarıda da belirttiğim gibi sanıyorum çok özel bir ürüne denk gelmezsem bir daha almam.
             Bu ve diğer ürünleri de atrıntılı incelemek isterseniz The Ordinary ve Deciem grup linklerini de bırakıyorum. Bir sonra ki yazım markadan aldığım diğer ürün hakkında olacak.

              Sevgiler ve mutlı günler dileğiyle......

24 Şubat 2020 Pazartesi

OGX RENEWING ARGAN OIL OF MOROCCO - YENİLEYİCİ FAS ARGAN YAĞI

                Yeniden merhabalar, markaya ait sampuanları yazarken saç bakım ürünleri olduğundan da bahsetmiştim sanıyorum. Daha önce başka markalardan saç bakım yağlarını da kullanıp yazmıştım. Etiket bölümünden ulaşabilirsiniz. Ogx saç bakım yağlarını ne zamandır merak ediyordum, bir indirimde denk gelince aldım tabii, yaklaşık 4 aydır kullanıyorum ve bugün yazmak istedim.

 



               Ogx yenileyici Fas argan yağı, yıpranmış, kuru, sert ve kabarık saçların kısa sürede onarılmasına ve parlaklık vererek, canlandırıp, eski haline dönmesini amaçlıyor. Ürün sarı renkli ve oldukça hoş, hafif bir kokusu var. Yapısı oldukça koyu kıvamlı bu yüzden saç yoğunluk ve boyunuza göre birkaç damla ürün almanız yeterli. Benim saçlarımın dipleri yağlı ve uçları kuru, kıvırcık olduğu için yukarı kısımlara çok getirmeden uyguluyorum. Sonrasında şekil verdiğim zaman oldukça düzgün, kuru kuru ve kötü bir görüntü olmadan yumuşacık saç uçlarım oluyor. Elbette saçınızın tümü kuru ve yıranmışsa ve yağlanma probleminiz yoksa komple bir uygulama da yapabilirsiniz.


  

                 Ben tüm saç bakım yağı ürünlerime denediğim yöntemi buna da uyguladım ve komple bakım maskesi gibi duştan bir saat önce bol miktarda yağı saçıma uygulayıp bekledim. Sonrasında duşta normal yıkadım, durulanması da zor olmadı. Ortalama on günde bir yaptığım uygulama ile daha kolay taranan ve kurumaya bağlı dökülmenin daha az olduğu saçlarım oldu.
                Ürünün ambaljı oldukça minik toplam miktarı 100 ml., ama bakım yağı olduğu için az miktar kullanıldığını düşünürsek oldukça uzun gider. Ambaljın kapağı aç - kapa şeklinde ve sağlam ama yine seyahatlerde vs. bence yanınızda götürmeye uygun değil. Çünkü ambalaj ne kadar sağlam olsa da yağ türü ürünler bir yerlerden sızıp akma yapabiliyor.


  

                 Karton dış ambalaj da yağın rengine uygun olarak altın sarısı renkte yapılmış. Ben açarken yırttığım için sonradan tekrar bir Gratis ziyaretimde fotoğrafladım. Bu nedenle bugün fotoğraflar biraz karışık oldu.
                Ürünün normal fiyatı ise 60 tl. diye hatırlıyorum, ben yine bir indirimde 41 tl. karşığında edindim. Bu yağın bir de hindistancevizli versiyonu var diye biliyorum, raflarda görüp denk gelirsem belki bu ürün bitince onu da alıp denerim.

               Sevgiler ve mutlu günler dileğiyle.... 

11 Şubat 2020 Salı

SHISEIDO VEILED ROUGE - OR 313

              Herkese merhabalar, en son yılbaşı günü bir ruj yazısı yazmışım, e oldukça zaman geçmiş, makyaj koleksiyonumda en çok bulunan ürün kategorisi rujlar sanıyorum o nedenle daha sık yazıyorum. Umarım okumaktan sıkılmıyorsunuzdur. Gelelim bugünün rujuna.








            Shiseido '' veiled ''  ruj, adı gibi adeta tül benzeri incecik, az örtücülğe sahip, stick ruj diye tabir edilen ince tipli rujlardan. Yapısı su bazlı olduğu için aşırı derecede ince ancak yumuşaklığı kadife gibi. İçeriğindeki Hydro - Wrap Vitalizing E, D vitaminleri ile dudakları gerçekten de uzun süre nemli tutuyor. Gerçekten de kullandığm süre içerisinde nemlendirmesinden oldukça memnun kaldığım rujlarımdan biri oldu.  Renk itibariyle hafiften de dudakları dolgun gösteriyor.






                     Ruj ile ilgili söyleyebileceğim tek sıkıntılı durum, su bazlı yapısından dolayı özellikle kurumuş dudaklarda kötü durabilecek olması. Ancak düzenli dudak peelingi uygularsanız sıkıntı olmayacak, düzgün duracaktır. Aşağıdaki fotoğraflarda elimin üzerinde düzgün duruyorken, biraz kurumuş dudaklarımda hafif kötü durmuş. Tabii bu biraz da seçtiğim renkten kaynaklanıyor. OR 313 soluk bir turuncu - somon diyebilirim. Yapısının transparana yakın inceliği de dudaklarımda görülüyor. Hatta aynı renk olan krem farı da çok eskiden şurada yazmışım. Ruju geçen yıl aldım ama far ile aynı renk kodunda olduğunu sonra fark ettim. Neyse ki renkler tam olarak aynı değil,






                    Rujun siyah metal ambalajı şık ve sade, dört yapraklı kamelya etkisi genel formda hissediliyor. Marka makyaj serisini yakın zamanda yeniledi aslında, yeni ambalajlarda bir de kırmızı çizgi var ve daha modern, klasik çizgilerini biraz değiştirmişler. Ancak bu seri de hala satışta.
                   Ambalaj üstü bilgileri ve içerik listesi ise aşağıdaki fotoğraflardaki gibi.










                 Shiseido veiled ruj serisinin güncel fiyatı 130 tl. civarında, ben geçen yıl markanın ürünlerini satmakla yetkili bir online alışveriş sitesinden birkaç ürün birden almıştım ve ruja % 50 indirimle sahip olmuştum. Sitede özellikle eski serilerde zaman zaman indirimler devam ediyor. Arada güzel ürünlere denk gelmek mümkün.

                Sevgiler......

7 Şubat 2020 Cuma

BURBERRY CLASSIC EAU DE PARFUM

                 Yeniden merhabalar, bugün oldukça eski, çok bilinen ve adı gibi klasik bir parfümü yazacağım. Burberry kokuları genelde çok seviyorum, beni hiç mutsuz etmiyorlar. Garantici, sıradışı olmayan notaları ile bir kadına kendini seçkin ve modern hissettirmeyi çok iyi biliyorlar.




               Burberry klasik, adı üzerinde oldukça bilindik notalardan oluşuyor. Meyve ve odunsu notalar birleşmiş. Meyve notalarından, yeşil elma, bergamot, şeftali, kayısı, erik, kuş üzümü, odunsu notalardan ise, sedri ağacı, sandal ağacı, yasemin, yosun ve misk bir arada yer almış. Ancak bu kadar kondisyonu yüksek, taze meyve kokularını ben çok hissedemedim.  İlk sıktığım andan itibaren odunsu notaları kuvvetli bir şekilde alıyorum. Ancak buradan kokunun ağır olduğu anlaşılmasın. Zira açılışı ve silajı iyi olmasına rağmen, kalıcılığı orta - iyi, yani kalıcılığını ben pek başarılı bulmadım.
             Bununla beraber Burberry klasik, garanti bir kapalı ortam, ofis kokusu. Kış ve sonbaharın kapalı havalarına da oldukça uygun buldum. Yaş olarak da 25 yaş üzeri rahatlıkla kullanabilir bence. 




                Şişe tasarımı şık ve sade. Yuvarlak hatlı şişenin tutumu, çantada taşınması rahat. Kapağı güzel oturuyor. Tabii bende ki 50 ml. lik şişe. 100 ml. olan her parfümü çantada taşımak zordur bence. Karton ambalajda da klasik Burberry çizgilerini ve trençkot rengi olan düz bej rengini görüyoruz.





            Son olarak 50 ml. lik parfümün fiyatı 200 tl. civarında. Ben geçen kış sanıyorum bir Gratis indiriminden 130 tl. gibi bir fiyata almıştım. Burberry klasik 1995 yılında çıkmasına rağmen 2000''li yılların ortalarında çok popülerdi. 25 yılın ardından marka bu kokunun üzerine çok daha güzel kokular çıkardı bence yani Weekend, Beat, Brit, Body ve son olarak çıkardığı Her çok daha güzel kokan parfümler. Sanıyorum markadan tekrar bir parfüm alırsam bu kez onlardan birini tercih edebilirim.

           Sevgiler.....

3 Şubat 2020 Pazartesi

URBAN DECAY BUILD YOUR OWN EYESHADOW PALETTE - NIRVANA

               Herkese merhaba, bir önceki yazımda markaya ait sevdiğim bir farı yazmış ve size doldurulabilir far paletinden bahsetmiştim. Bu far paletini ülkemiz online satış sitesini gezerken tesadüfen keşfetmiş biri olarak, tekli farların da çıkarılabilir olduğunu o zaman öğrendim. Palet uygun fiyatıyla dikkatimi çekince de hiç düşünmeden sepete atmıştım.










                Palet, dışı metal, içi plastik - akrilik, mor renkli, 4 adet far alabilecek şekilde tasarlanmış. Menteşesi bütün olarak düşünüldüğü için 180 derece, komple açılabiliyor ancak o kısım yine de plastik olduğu için geriye doğru fazla zorlamamak lazım, yanlış anlaşılmasın oldukça sağlam bir palet, normal açıp kapatma ile bir şey olacak değil. Paletin ölçüleri 9, 5 cm.x 10 cm. ,yüksekliği ise 2 cm. Kapağının için komple ayna. Ön tarafta kolayca açmak için geniş bir kısım var ve güzel kapanıyor. Yani açıp kapatırken zorlanmıyorsunuz, makyaj çantasında falan da farları gayet güzel koruyacak sağlamlıkta.






                     Tekli farları ise bu palete yerleştirmeniz için öncelikle kendi yuvasından çıkarmak gerekiyor. Yuva diyorum çünkü farların pan kısmının dışındaki çerçeve ile çember birleşikmiş gibi dursa da arka menteşe dibinde keşfedilmesi gereken minik bir boşluk var. Ancak burada biraz nazik ama aynı zamanda güçlü hareket etmek gerekiyor. Ben birkaç youtube videosu seyretmiştim, şuradaki video da belki referans olur. Videoda farların çeperi için metal demiş ama o kısım plastik ( videoda ayrıca farları pan kısmından da ayırmış ama o başka bir palete yerleştiriyor ) ve bu küçük boşluğu bulduğunuzda ince, mümkünse metal bir şeyle ( lütfen bıçak kullanmayın ) biraz kanırtarak farı çıkarmanız gerekiyor. Plastik kasnak kısmını kırarsanız palete oturtamazsınız.
                   Bu noktada bence tekli farları ayırmak için olan küçük çentik kısım menteşe ile aynı noktaya denk getirilmiş ama çıkartırken oldukça zor olan bu işlem sırasında tekli farın kapağını kırmak çok mümkün. Keşke menteşenin biraz sağ ya da sol tarafına denk getirilseydi, çıkarma işlemini gerçekleştirmek çok daha kolay olabilirdi ( burada yazmak istediklerimi umarım anlatabilmişimdir ). Paletin arka tarafında da resimli olarak gösterilmiş ancak çok kolay bir işlem değil, sonuçta bu işlemleri yaparken farları da kırmak mümkün, kimse bütçe ayırarak aldığı farların bu işlemi yaparken kırılmasını istemez değil mi?
                Bu işlemden sonra artık kendi yuvasından çıkardığınız tekli farınızı palete yerleştirebilirsiniz. Tekli farların boşta kalan çemberlerini de lütfen atmayın çünkü yeniden tekli olarak kullanmak ya da muhafaza etmek istediğinizde yeniden yerleştirebilirsiniz.


 

                Paletle ilgili söylemem gereken bir diğer şey de, tesadüfen keşfetmiş olmama rağmen, özel bir koleksiyona mı aitti yoksa standart bir palet mi bilmiyorum. Zira markaya ait Nirvana ismi ile ilgili çıkmış bir seri vs. ben hatırlamıyorum. Belki de sadece palete bu isim verildi. Bu konuda sizin bilginiz varsa lütfen yorum bırakın.
               Paletin dış ambalajının renklerinde yine mor renk hakim, karton ambalj da benzer şekilde. Ağırlıklı mor ve yeşil tonları bana büyük yapraklı bitkilerin olduğu Amazon ormanlarını hatırlatıyor. Bu arada paleti daha yakından görmek isterseniz şuraya bir video daha ekliyorum.
              Urban Decay paleti, birkaç ürün alışverişimle beraber 24 tl. karşılığında almıştım. Mağazalarda hala var mı ? bir fikrim yok ama şu an da şöyle bir ürün buldum.
             Şimdilik bu far paletinde gördüğünüz gibi benim iki farım var, geri kalan iki farı almaya ne zaman sıra gelir bilmiyorum ama bir ara tamamlamak niyetindeyim. Ülkemiz online sayfasını  kapandığını söylemiştim oysa çok güzel bir şekilde indirimleri takip ediyordum. Ayrıca kendi far paletinizi oluşturmak pek tabii çok güzel bir şey ama UD olmasına gerek var mı derseniz özellikle NYX ve INGLOT markalarında da çok güzel ve daha uygun fiyatlı kendi oluşturabileceğiniz boş palet ve far örnekleri var. En kısa zamanda onlardan da birer örnek ürün yazısı yazacağım. Şimdilik bu kadar.

             Sevgiler ve mutlu günler dileğiyle....