29 Mart 2019 Cuma

M.A.C FROST LIPSTICK - PLUM DANDY - A 36

                Yeniden merhabalar, bugün benim çok sevdiğim bir M.A.C ruj sizlerle birlikte olacak. Kendisi benim farklı rengiyle uzun bir zamandır severek kullandığım bir ruj. Yazısını yazmak bugüne kısmetmiş.  Açık konuşayım markanın çok bilinen, popüler rujlarını, renklerini kozmetikle az - çok ilgili herkes biliyordur. Onlar da elbetteki çok güzel renk ve tonlardan oluşuyor ama bence hepsi uygun fiyatlı ya da değil diğer markalarda da olabilecek renkler.


  









                   M.A.C rujlar genel yapı olarak oldukça kremsi ve sürümü iyi olan, rengini güzel veren rujlar. Kalıcılıkları ise, mat, saten, sheer ya da frost ( eskiden sedefli derdik ) bitişlerine göre değişse de genelde orta - iyi seviyedeler. Plum Dandy A 36, pembe tonların içinde ışıltılı kahve - bronz tonları barındıran benim için harika ve bir o kadar da ayrıcalıklı tonda ruj. Yani biribiriyle alakasız gibi görünen bu iki rengi çok güzel harmanlayarak, uyumlu, klas ve ışığa göre bazen açık bazen koyu durabilen, hafiften de dudakları dolgun gösteren bir renk yaratmışlar.
                 Plum Dandy A 36 permanent yani sürekli - kalıcı olan bir ürün olmasına rağmen, zannediyorum diğer popüler renkler kadar ilgi görmediği için, her mağazada bulunmuyor. Yani birkaç M.A.C mağazasına bakmanız gerekbilir. Ben ilk olarak bu ruju yabancı bloglarda görüp sonrasında bulmak için 2 - 3 mağaza gezmiştim diye hatırlıyorum.
               

      








                Yukarıdaki fotoğraflarda elimin üzerinde ve dudağımda farklı ışıklarda rengi göstermeye çalıştım ama rengi ve içindeki yansımaları tam görmek istiyorsanız M.A.C mağazalarına uğrayıp rengi bir görün derim.









                   M.A.C Rujlar 3 gr. ve sanıyorum şu an son gelen zamlardan sonra 100 tl. civarında fiyatı var. Yani bir zamanlar neredeyse yarı fiyatına alabiliyorduk diyip bitiriyorum.
M.A.C ruj ve diğer ürünlerine mağazalardan ya da mağazalarda denedikten sonra yanında bazı küçük hediyeler veya kampanyalı ürünlerle online olarak ulaşabilirsiniz.

                 Sevgiler........


               Unutmadan  küçük bir not ekleyeyim, birebir görerek aldığınız her renkli kozmetik ürününün karton ambalaj ve içini aynı anda renk no vs. olarak kontrolünü yapmayı unutmayın. Bazen karton ambalaj içine yanlış ürün konup, karıştırılyor ve açıp bakmadan kullanıldığında değişim vs. yapılmayarak, geri dönüşü olmayan zor bir durum oluşuyor.   

15 Mart 2019 Cuma

ELIZABETH ARDEN EIGHT HOUR CREAM SKIN PROTECTANT

                Yeniden merhabalar, bugün yine kozmetik dünyasında çok popüler olan ürünlerden biri ile karşınızdayım. Baştan belirteyim  oldukça uzun bir yazı olabilir. Sürekli takipçilerim aslında sanırım artık biliyorsunuz popüler ürünlerle aram iyi olmuyor, alınca genelde çok abartıldığını, balon olduğunu görüyorum. Ben bu ürünü yıllardır duyar, yurtdışında falan da hep görür ama bir türlü emin olamazdım.
                Ürünle tanışma hikayem ise - açık konuşayım fiyatı uygun olmasaydı asla almazdım ama ilk defa popüler olmasına rağmen çok beğendiğim ürünlerden oldu diyebilirim. Ben online alışverişten çok hoşlanmayan biriyim, biraz eski kafalıyım bu konuda, bir ara geçmiş alışveriş yazılarımda var, online eczanelerin güzel kampanyaları olurdu, oralardan dermokozmetik alışveriş yapmışlığım yok değil ama uzun bir süredir gözümle görmeden, denemeden alışveriş yapmıyorum. - geçtiğimiz sonbaharda nette sörf yaparken bir alışveriş sitesinin markanın ürünlerini 1+1 set seklinde satışını görmemle oldu. Ne yalan söyleyeyim 2 adet ürün için kofre fiyatları çok iyiydi, hatta sahte ürün olabileceğini bile düşündüm ama fiyat gözardı edebileceğim sınırlar içerisinde olduğu için, e Elizabeth Arden sempatim de malum, riske girdim ve sipariş ettim. Kısa sürede teslimat, şık paketleme ve en önemlisi de orijinal ürün oluşu beni kalbimden vurdu.


   





          Eight hour cream, markanın ikonik ürünlerinden biri. Vaadi de 8 saat nem vermek ya da 8 saat içerisindeki ciltteki tahribat, tahriş, kuruma kaynaklı egzama, atopik cilt reaksiyonları bazı alerjik reaksiyonlar, ufak yanık ve böcek sokmaları vs. vs. ve daha da birçok şeye iyi geliyor olması.
          Tüm bu sıkıntıları iyileştiren ve adeta mucizevi olan bu ürünün yapısı ve kokusu oldukça ilginç. Kıvamı oldukça koyu ve yapışkan bir balm kıvamında, biraz vazeline de benziyor. Rengi sarı, somon diyebileceğim bir renk. Kokusu oldukça değişik, bitkisel ve hafif kimyasal bir ürün karışımı gibi kokuyor, ben böyle kokuları sevdiğim için bir rahatsızlık duymadım ama sevmeyenler ve ağır bulanlar için sonrasında parfümlü versiyonu da geliştirilmiş ama onun hakkında bir firim yok. Bu orijinal parfümsüz versiyonu.



       

                Ürünün yapışkan kıvamı ve kokusu nedeniyle, içeriğiyle ilgili oldukça fazla söylenti de var. Çok fazla petrol türevi ve kimyasal içerdiğini söyleyenler olduğu için sevmeyeni de çok. Açık konuşayım ben kimyasal konusuna çok takımıyorum yani evet bile bile kötü içerikli ürünleri de gidip almıyorum ama bu ürünü kullandığınız zaman aldığınız kimyasal, içtiğiniz 1 adet sigaradan ya da giydiniz baskılı, renkli, boyalı bir giysiden daha az. Ürün aslında 1910 yılında atların toynaklarındaki yaraları tedavi etmek amacıyla geliştirilmiş, sonrasında 1930 yılında insanlar için formüle etmişler. Çok daha yakın zamanlarda ise 8 hour cream bir seri haline gelmiş. Bu orijinal versiyon yukarıda da belirttiğim gibi öyle her gün yüzünüze uygulayabileceğiniz bir nemlendirici vs. değil ( yağlı ciltler özellikle kontrollü kullanırsa iyi olur ) zaten. Kuruyan dirseklere, tırnak etlerine çok çok küçük miktarlarda kullanmanızı öneririm. Yüzüm için kullanmayı genelde ayda bir adeta bir nem maskesiymiş gibi kullanıyorum. Kış mevsiminde adeta vazgeçilmezim oldu. Bir de epilasyon sonrası, kaş, bıyık ya da nadiren yüz aldığım zamanların sonrasında kızarıklığı gidermek için kullanıyorum. Çatlayan dudaklara, topuklara, sertleşen diz kapağı ve dirseklere ve daha pek çok yerde kullanabileceğiniz 8 hour cream yıllar içerisinde  birçok güzellik otoritesi kurum tarafından da ödüllere layık görülmüş.



   


                Ürüne ait ambalaj üstü bilgileri ise sadece bu şekilde. İçerik listesi vs. ile ilgili ayrıntılar,  formül gizli tutulduğu için, maalesef üzerinde yer almıyor. Ancak içerik listesine ulaşabileceğiniz, yayınlayan bazı internet siteleri mevcut. 50 ml. lik plastik tüp ambalajı her türlü kullanmak kolay, ürünlerin yer aldığı kırmızı kutular ise sonradan da başka yerde değerlendirilebilecek gibi oldukça şık.
              Sipariş ettiğim bu ürün çok kısa sürede, başarılı bir şekilde gelince kampanya bitmeden 8 hour cream serisinden birkaç ürün daha sipariş etmiştim. Ara ara aynı online alışveriş sitesine bakıyorum Elizabeth Arden kampanyası yapıyorlar, ürünler mevcut ancak kampanya 1 + 1 şeklinde değil ve tek ürün için fiyatlar oldukça yüksek.
             Ülkemizdeki diğer kozmetik mağazalarda da ürünü bulma mümkün ancak yine oralarda da fiyatlar değşken, ortalama 150 tl. ile 230 tl. arasında değişiyor. Ben 1+1 şeklindeki bu ürüne 90 tl. ödemiştim.

              Yeni ürün yazılarında görüşmek üzere......
         
              Sevgiler...... 







                Not: Aynı ürünlerden 2018/ Eylül ayında sipariş eden başka arkadaşların ürünlerinin son kullanma tarihleri  biraz daha yakın gelmiş sadece. 2019 / Temmuz gibi, ancak benim ürünlerimde sorun yok. 36 ay son kullanma tarihi mevcut.... 

28 Şubat 2019 Perşembe

GIVENCHY LE PRISME BLUSH BUCOLIQUE - 1 BUCOLIC ROSE

                Merhabalar, bugün benim oldukça eski allıklarımdan biri ile karşınızdayım. Fotoğrafları arşivde bulunca yazmakta neden bu kadar geç kaldığımı da kendime bir kez daha sordum tabii.
Givenchy Le Prisme Blush Bucolique, markanın 2012 yılında çıkardığı bir koleksiyonun, ilkbahar koleksiyonunun bir parçası. Ben koleksiyondan daha önce şuradaki ve şuradaki iki güzel ürünü de kullanmış ve çok beğenmiştim.








                  Blush Bucolique, koleksiyonun tasarımcısı tarafından, ilkbahardaki tarlalarda yeni açmış bahar çiçekleri özellikle de gül ve gelinciklerden esinlenerek, romantik ve pastoral hisler yaratılmak üzere oluşturulmuş. Fotoğraflarda gördüğünüz 1 numaralı renk pastoral gül cok güzel bir açık turuncu, somon diyebileceğim temel renk üzerine, mercan tonlardan sıçratılmış gibi, sanki gerçekten bir çiçek tarlası izlenimi veren bir görüntüye sahip.




                Yapısı ilk zamanlar oldukça yumuşaktı ancak zaman içerisinde bir miktar sertleşme oldu tabii, şimdilerde fırçaya biraz zor geliyor. Ancak yıllardır yine de severek kullanıyorum. Renk tonu itibariyle çok sakin ve yumuşak bir allık olduğu için üst kısımları aydınlatıcı olarak da kullanıyorum. Ancak tabii benim sevdiğim gibi çok yoğun bir aydınlatıcı değil.






                Ürünün ambalajı klasik Givenchy şıklığında, ürün miktarı ise toplamda 7 gr. yani aslında çok çok küçük, bu küçük ambalaj altındaki yaylı çekmecesinde yine çok mink bir fırça da barındırıyor. Adeta saklanmış gibi, işin garibi fırça çok küçük olmasına rağmen oldukça işe yarayan bir fırça tabii eğer elinizde tutmayı başarabilirseniz.
               Givenchy, satış politikaları nedeniyle ülkemizde bir süredir zor ulaşılır bir marka halini aldı. Ancak benim sevgim hiç değişmedi, kendini geliştirmeyi de hiç bırakmadığı için bir yerlerde  denk gelirseniz ürünlere mutlaka bir gözatın derim, içlerinden mutlaka seveceğiniz bir ürüne rastlarsınız. Ben yıllar içerisinde başka markalardan başka ürünleri  denesem, sevsem de bu ürünüm ve diğer ürünlerini de yıllardır ilk gün ki heyecanla kullanıyorum.

               Sevgiler ve mutlu günler dileğiyle.....
               Yeni ürün yazılarında görüşmek üzere....

16 Ocak 2019 Çarşamba

LOREAL REVITALIFT LAZER X 3 YOĞUN YAŞLANMA KARŞITI BAKIM SERUMU

                     Yeniden merhabalar, sürekli takipçilerim serum kullanmayı sevdiğimi sanırım artık iyi biliyorlar. Uzun bir süredir buraya yazacak kadar sevdiğim  bir serum kullanmamıştım. Loreal Revitalift Lazer X 3 serum ile aslında ilk olarak geçen yıl göz kremini kullanarak tanıştım. Göz kremini de çok sevmiştim ardından serumu da denenmek istedim ve oldukça da başarılı buldum.








                     Ürün, özellikle 40 yaş üstü için yaşlanma etkilerini azaltan bir serum. Revitalift lazer 3, içeriğindeli Hyaluronik asit ile kırışıkları azaltan, Pro - xylane ile cilt dokusunu düzelten ve Seramid ile cildi sıkılaştırıp toparlayan etkilere sahip. Ben kendi cildimde kullandığım süre boyunca genel olarak güzel bir netlik ve esneklik farkettğimi söylemeliyim. Belki tam anlamıyla kırışılık üzerinde % 100 bir etkiye sahip diyemem ama en azından verdiği yumuşaklıkla özellikle alnımdaki derin yatay çizgilerimin daha az belirgin olduğunu gözlemliyorum.
                    Ürünün ( çekmeyi unutmuşum ) açık sarı, hafif yoğunlukta, losyon benzeri bir kıvamı var. Kokusu çok güzel ve hafif, hafif silikonlu gibi. Sürdüğünüz anda pürüzsüz bir etki veriyor, cilt tarafından hemen emiliyor. Bana genelde 2 pompa ürün yetiyor ama cildinizin durumuna göre 3 yapabilirsiniz. Fazlasını pek önermem çünkü hafiften kusma yapmaya meyilli bir ürün. Kusmadan kastım bazen bazı ürünleri fazla sürünce 10- 15 dakika sonra cilt emmediği için parçalar halinde pıtır pıtır elinize geliyor. Bununla beraber, Loreal ürünleri genelde güzel kokuyor ama parfüm içerdikleri de bir gerçek ve tabii ki temiz içerikli değiller ama ulaşılabilirlik açısından sanırım piyasadaki en iyi ürünlerden biri. Ürünün bordo cam ambalajı çok şık ve güzel, seri zaten lazer ışığı ile bağlantılı bordo renk üzerine kurgulanmış. Pompa kısmı gri parlak metal görünümü verilmiş akrilik, pompadan çıkan ürün miktarı da güzel. Sadece çok uyduruk bulduğum şeffaf kapağı beğenmedim. Güzel kapanıyor ama kırılmaya çok çok müsayit. Bir de şişe kapağı vidalı değil, keşke doldurulabilir olsaydı.


      

                    Ambalaj üstü bilgileri ve içerik listesi ise aşağıdaki fotoğraflardaki gibi;










                    Loreal Revtalift Lazer X 3 yoğun yaşlanma karşıtı bakım serumu 30 ml. ve son baktığımda  100 tl. fiyata sahipti. Ben ürünü ilk aldığımda 65 - 70 tl. gibi bir fiyatı vardı ve % 50 indirimle çok güzel bir fiyata geliyordu ki 3. şişe mi kullanıyorum sanırım. Şu an ne yazık ki fiyatlar artmış durumda ama yine de indirim zamanı bakabilirsiniz. Ben serinin gündüz ve gece nemlendiricilerini de çok merak ediyorum ve elimdeki ürünler bitince denemek istiyorum, bakalım nasıllar?

                 Sevgiler ve mutlu günler dileğiyle........

7 Ocak 2019 Pazartesi

OGX NOURISHING + COCONUT MILK ŞAMPUAN VE SAÇ KREMİ

             Yeni yılın ik yazısından merhaba, yeni bir yıla daha umutla ve güzelliklerle bakmak çok güzel. İlk yazım, benim çok sevdiğim OGX şampuanlardan  hindistan cevizi sütlü şampuan ve saç kremi. Markadan yeni bir seriyi daha kullanmış, deneyimlemiş olmak çok memnuniyet verici.






                      Esasen bu seri bukleli saçlar için, saçınızı  kırılmaları önleyerek nemlendirmek ve güçlü hale getirmeyi hedefliyor. İçeriği egzotik hindistan cevizi sütü ve yumurta proteinleri ile zenginleştirilmiş.
                      Ben kullanırken  de oldukça severek kullandım. Hoş kokusu ve yapısı ile gerçekten de esnek hale getirdiği, kıvırcık saçlarımın bu süreçte daha yumuşak olduğunu hissediyorum. Şampuanla ilgisi var mı bilmiyorum ama hafiften bir uzama belirtisi de gösterdi. Kokusu buran buram hindistan cevizi ve duş - banyo sonrası neredeyse 24 saate kadar kokusu kalıyor. Ben ki hindistan cevizi kokusu sevmeyen biriyim ama bayıla bayıla kullanıyorum. 
                   Şampuan hafif sedefli, şeffaf renkte, saçı temizleme hissi güzel, saçtan rahatlıkla arınıyor. Saç kreminin ise rengi mat beyaz, yie güzel durulanıyor. Saç kremi iie ilgili tek kritiğim ise yumuşatıcılığının biraz az olması gibi. Yani ben çok çok daha fazla yumuşatan güzel saç kremleri kullanmıştım. Ya da diğer serilerin saç kremlerinden daha çok yumuşatanlar vardı diyebilirim. 
                  Hep söylediğim gibi Ogx şampuanlar, paraben, sülfat vs. içermediği için nispeten market şampuanlarına göre temiz. Ve ambalajları ile ilgili söylediğim şey de acilen özellikle saç kreminin başaşağı kutu versiyona geçmesi. Bu tombik kutular elbette çok sevimli, çok güzel marka ile özdeşleşmiş ama bitmeye yakın içinden akması zor oluyor, ters çevirdiğiniz zaman da durmuyor falan. Tek derdimiz bu olsun değil mi.
                 Ogx şampuanlar 385 ml. ve 60 tl. civarında fiyatları var. Kozmetik marketler indirime girdiğinde % 50 fırsatlarının değerlendiribileceği nadir ürünlerden. Alırken 2 şampuan ve 1 saç kremi şeklinde aldığım zaman oldukça uzun bir süre kullanıyorum.
                 Ogx şampuanlardan deneyeceğim birkaç seri daha var, sonrasında tolu bir yazı da yazmayı planlıyorum.

                 Yeni yılda yeni yazılarda görüşmek üzere.....

                 Sevgiler......       
                       

31 Aralık 2018 Pazartesi

BİTTİ-GİTTİ-32(EKİM-KASIM-ARALIK 2018)

                  Yılın son bitenler yazısndan merhabalar, çok çabuk geçti sanki bu yıl, ya da  ben öyle hissediyorum, daha dün Mart 2018 'de yılın ilk bitenler yazısını yazdığımı hatırlıyorum. Uzatmadan son 3 ayda neler bitirmişim başlıyorum.




1- Palmolive Duş Jeli: Bu versiyonu denememiştim, tek kelime ile kokusuna bayıldım. Beyaz orkide ve İncir birlikteliği gerçekten harika olmuş. Beyaz orkide biraz daha baskın ve ben öyle sevdim ki, en kısa zamanda buna benzer bir parfüm vs. bulmalıyım. Elbetteki tüm market türü duş jellerinde olduğu gibi kokusu kalıcı değil ama bunu bu kez çok sevdim, tekrar alırım.
2- Yves Rocher Vücut Peelingi:  Eylül ayında ufak bir doğum günü alışverişi yapmıştım o zaman hediye edilmişti. Fena değil, sıvı jel yapılı, iri, az taneli bir yapısı var. Özellikle alt bacaklara kışın bazen ihtiyaç oluyor, bitmek üzere sanırm bir daha özel olarak gidip almam.


  

3 - 4 - Loreal Peelingler: Soldaki ışıltı canlandırıcı ve sağdaki de besleyici olandı sanırım. Ben özellikle soldaki olana bayıldım. Pek çok blog yazdı bunları, ben o yüzden yazmadım, bu kadar çok seveceğimi tahmin etmemiştim. Soldaki küçük, sık tanecikli, kıvamı yoğun, sağdaki zaten özellkile yumuşatıcı etkisi var ağırlıklı hindistan cevizine sahip. Her ikisi de kullandıktan sonra cildimi gerçekten güzel parlatıyor,  verdikleri, canlılığı, temizliği çok seviyorum. Biz kızımla beraber kullandık ve ayrı ayrı kullanılıyor ama ben her ikisini aynı anda da kullanmayı denedim. Öyle de etkisi çok güzel oldu. Tanecikli olanın yenisini en kısa zamanda alacağım.




5 - Loreal Revitalift Serum: Yazısı gelecek...
6 - Neutrogena Misel Su: Sonbaharda İsviçre'den tatile gelen arkadaşım, giderken yarısını bana bırakmış, denemem için iyi bir fırsat oldu aslında, oldukça beğendim, ama global markaların bazı ürünleri yurt dışındakiler ile bizim ülkemizdekiler aynı olmuyor, bir ara indirimde falan denk getirip belki alabilirim.
7 - Kiko Hydra Pro glow: Oldukça beğendiğim bir ürün oldu, az birşey kaldı içinde, aldığım günden beri her mevsim günlük olarak çok rahat kullandım. Elimdeki ürünler bitince belki tekrar alabilirim.




8 - Alessandro parmak fitili: Çok çok eski bir ürünüm. İçinde çiftli olarak paketlenmiş 5 çift vardı. Çok uzun yıllardır kullanıyorum sonuncuyu açtığım için buraya ekledim artık. Çok elzem bir ürün değil, pekala aynı işi bir parça kağıt havlu ya da peçete ile de yapabilirsiniz. Ya da ayak tırnaklarına oje sürmek için plastik, köpük ayraçlardan da edinebilirsiniz.
9 - Procsin C vitamini Serumu: Geçtiğimiz aylarda da başka bir versiyonunu kullanıp bitirince C vitaminli olanın denemek istedim. Bildiğiniz yağ formunda, damlalıklı ucu ile çok rahat kullanabiliyorsunuz. Ben genelde haftada 2 - 3 kez geceleri kullandım, oldukça da beğendim. Üstelik sadece yüzüme değil ufak tefek tahriş, kesik gibi durumlarda da kullanıp, faydasını gördüm. Pek çok kişi gibi Procsin markasını ben de sevmeye başlıyorum galiba.


   

10 - 11- Elizabeth Arden SunFlowers ve Petalflowers Parfüm: Korkarım Elizabeth Arden bende bir tutku olma yolunda ilerliyor. Soldaki klasik versiyonunun geçtiğimiz yıllarda küçük boyunu kullanıp bitirmiştim. Büyük boyunu  arkadaşım yurtdışından hediye getirdi ve aynı zamanlarda Petal Flowers versiyonunu ben Gratis' ten almıştım. Her ikisi de oldukça güzel, Sunflowers biraz daha kış mevsimine uygun, petalflowers ise daha ilkbahar, yaz mevsimine uygun. Her ikisi de hafif, sunflowers daha kalıcı diyebilirim. Yayılımları güzel, petalflowers çok kalıcı olmamasına rağmen sonrasında giysilerime sinmiş oluyor. İkisi de yarısından az kaldı, adeta içtim diyebilirim. Bunlar 100 ml. ve ülkemizde fiyatları ortalama 100- 120 tl. arasında.


     

12- Neutrogena Göz Kremi: Netrogena yüz kremini daha önce kullanıp beğenince yaz ortasında göz kremini alıp denedim. Oldukça da beğedim. Blogda özel olarak yazısı yok. Yapısı şeffaf, jel krem arası, orta yoğunlukta bir krem. Günlük kullanım için güzel, nemlendirmesi orta, daha genç ciltler daha beğenebilir. Makyaj altında duruşunu da beğendim. İndirimde falan denk gelirsem yine alabilirim.
13 - Sephora  kil maskesi: Bir alışverişimde hediye edilmişti, hatta çok şaşırmıştım. Mini boy ama
6 - 7 kullanımlık var içinde. Cilt bakımında en çok atladığım, üşendiğim aşama maske kısmı ama tesadüf denemem için iyi oldu. Oldukça beğendim,  klasik, güzel aydınlatan, temizleyen bir kil maskesi ama özel olarak gidip almam.
14 - Clarins S.O.S Hydra Mask: Yurtdışı alışverişlerimin hediyeleri. Tester işini aşmış durumdalar, geçen yılın stoklarını böyle zamanı gelince açına işte çok iyi oluyor.  Çok güzel nem veren, nefis bir nem maskesi, yapısına, kokusuna, verdiği yumuşaklığa tek kelime ile bayıldım. Küçük olmasına rağmen bir tüpten 4 kez kullanabileceğim ürün çıktı. Her an tam boyunu alabilirim.



                        Evet geçtiğimiz 3 ayın cilt bakım, kozmetik vs. biten ürünleri bu şekildeydi. 2019' da yeni ürünlerle ve biten ürünlerle yeniden birlikte olmak dileğiyle.....

                        Sevgiler......

28 Aralık 2018 Cuma

2018' de BİTİREBİLDİĞİM RENKLİ KOZMETİK-MAKYAJ ÜRÜNLERİ

                  Merhabalar, geldik bir makyaj blog yazarının belki de en iyi performans göstermesi beklenen kısıma. 2 yıldır renkli kozmetik - makyaj ürünlerimi yıl biterken yazıyorum ve de çok memnunum. Olabildiğince makyaj ürünü bitirmeye çalışıyorum ve bu şekilde yılda 1 kez yazınca da aslında hangi ürünleri gereksiz yere aldığımı çok iyi hatırlatıyor bana. Bununla beraber tabii yıl içinde bazı zamanlarda hiç maykaj yapmadım ya da çok az yaptım, bu yüzden 2018' de bence az ürün bitti ama hiç yoktan iyidir tabii.
2019' da elimdeki ürünlerden daha çok bitirip, daha az ürün alma hedefimin bakalım ne kadarını gerçekleştirebileceğim hep birlikte görürüz umarım.




1- BB Krem: Markasını hatırlamıyorum, fotoğrafı çektikten sonra attığım için de bakamadım tabii. Watson' dan almış olabilirim. Orada satılan markalardan biri. Yüzümde duruşunu, performanısını çok beğendim, Kore BB kremleri gibi hafif grilik içeriyor ama ben severek kullandım.
2- Clinique Renkli Nemlendirici: Nereden geldi hatırlamıyorum, alışverişimle tester gelmiş olma ihtimali çok yüksek. Rengi biraz koyu gelmişti bana bu yüzden ilkbahar ve yaz aylarında kullandım, yapısı, duruşu oldukça güzel bir üründü, sevmiştim.
3- Catrice Primer: Markanın yıl içinde ülkemize gelen baz ürünü, çok övülünce almıştım. Gerçekten de çok başarılı bir üründü. Hafif aydınlatıcı, nemlendirici altına, makyaj üstüne her türlü kullanıp sevdiğim bir ürün oldu. Yalnız yapısı hafif değişik gibi bu yüzden kuru ciltler pek sevmeyebilir ama karma - yağlı ciltler sevebilir.




 4- Kiko Stick Aydınlatıcı: Markanın koleksiyonlarını takip etmiyorum ama arada bir yeni neler gelmiş diye mağazaya girip bakıyorum. Genel olarak Kiko ürünlerini seviyorum. Çok başarılı ürünleri var. Bu koleksiyonun diğer ürünlerini bilmiyorum ama 4 al 2 öde gibi bir kampanyadan rengini çok beğenip almıştım. Hafif bronz gibi sarı tonlu güzel bir rengi vardı. Yıl boyunca kullandım, özellikle de yazın, yalnız bitmeye yakın biraz parça parça oldu, homojen dağlımadı yüzümde, onun dışında severek kullandım. Stick ürünler çok pratik, kullanışlı oluyor. Ama tabii bunun ambalajı çok basit, plastik, kırılmaya çok müsayit.
5- Nyx Stick Aydınlatıcı: Yine çok övülen ürünlerden biri de bu üründü, yıl içinde edindim ama çok severek kullanamadım ben bu ürünü. Hafif pembe, şampanya tonlu güzel ve doğal bir aydınlık vaadi veren bir aydınlatıcı aslında ama benin cildimde çok kalıcı olmadı, hemen uçtu hiç kalmadı.


     


6-Urban Decay Primer Potion: Çok eski bir ürünüm, sonunda bitirebildim. Bitmeye doğru artık     bozulma belirtileri gösterdi. Yenisini aldım, yakın zamanda yeniden yazısını yazacağım ama biraz formül dğişmiş gibi bakalım, göreceğiz.                                                                                               
 7- Too Faced Far Bazı: Bu da yıl içinde bitirebildiğim elimdeki diğer far bazı idi. Bu ürünü de severek kullanmıştım. Too Faced zaten artık ülkemizde yok, bazen bazı ürünlerini sınırlı sayıda  getiriyorlar. Bir yerlerde görürseniz kaçırmayın.                                                                               
8- Kiko Kalem Far: Rengi çok güzel olan bir krem fardı bu. Yine koleksiyon adını bilemiyorum, yalnız içinde çok az vardı, çok kısa bir sürede bitti.                                                                            
  9- Clinique Chubby Stick Far: Çok uzun zamandır elmde olan bir üründü. Bu serinin renkleri gerçekten çok güzel, farlar dayanıklı ve kullanımı çok pratik, bu renk çok hoş bir lila, mor arasıydı. Yapısı mat ama, ışıltılı olanları da var galiba.                                                                              
     

                   
                                       

10- Gosh Boombastic Rimel: Yıl içerisinde kullanıp bitirdiğim rimellerden biri. Gosh ülkemizden çekilmeden önce almıştım. Fırçası oldukça büyük, plastik fırçalı bir rimel. Rengi çok siyah, güzel bir rimeldi ama benim istediğim dolgunluğu vermedi maalesef, günlük olarak kullanıp bitirdim.          
11- Too Faced Better Than Sex Mascara: Çok övülen rimellerden biri daha, sonunda kayıtsız      kalamayıp aldı. Genel olarak güzeldi aslında, kıl fırçalı ve fırçanın başı, sonu bombeli gibi. Kirpikleri güzel ayırıyor ve dolgunluk veriyor ama herkes gibi ben de Loreal Paradise rimel ile çok benzettiğim verdiği etkiyi, bu yüzden Too Faced' e çok para dökmeye gerek yok..  
12- Golden Rose False Lash Rimel: Pek çok blogger övünce yine dayanamayıp aldığım ürünlerden. İnce Yapılı, plastik fırçalı bir rimel, bu  tip rimeller genelde sadece uzatma ve ayırma işi yapıyor ama bu rimel smokey gibi bir adı da var aslında güzel dolgunlukt da verdi. Ürünle ilgili tek sıkıntı çok    çabuk kuruması oldu benim için. Oyüzden sanırım bir daha almam.                                                   

Yıl içerisinde bu rimellerden başka, kızımın kullandığı Loreal Paradise, Yves Rocher Vertige ve Kiko Arctic Holday rimelleri de denedim ama yine içlerinden en sevdiklerim Too Faced ve Loreal Paradise oldu.                                                                    


                                                                                                                   

13- Bobbi Brown Pudra : Çok yakın zamand ayazısını yazdım. Yani tabii ki bu ürün bitmedi ama çok azaldı. Hiç allık, aydınlatıcı bititrememişim ( bari bundan sonra almasam artık ) ama en azından     azalmış bir ürünümü ekleyeyim dedim. Üzerinde çukurlar açıldı, bitmesi yakındır.                           
14- Bobbi Brown Kapatıcı: Markanın sevdiğim, başarılı bulduğum ürünlerinden biri. Elimdeki 2.        stoğum da bitti ve sanırım artık bu ürün çıkmıyor. Yerine başka bir alternatif bulmak lazım.             
15 - 16- Golden Rose Rujlar: Biri turuncu tonlu, mercan ve diğeri de pembe renkli güzel iki ruj         bitirdim. Işıltılı ve yumuşak yapıları ile Golden Rose rujları genel olarak zaten çok beğeniyorum,     da uygun bence. Bu ik rujun numarasını yazmamışım ama zaten mağazalarda renk skalası çok              fazla.Golden Rose mağazalarında illa size yakışacak bir renk bulacaksınızdır.                                      

Evet yıl boyunca ancak bu kadar ürün bitirebildim. Umarım seneye daha çok ürün bitirebilirim. 
Hepinize önce sağlıklı sonra da bol renkli bir yıl dilerim. 

Sevgiler.......