26 Mayıs 2022 Perşembe

EMBRYOLISSE EAU de BEAUTE ROSAMELIS - DÖRT ÇİÇEKLİ TONİK LOSYON

                              Yeniden merhabalar, sonunda Mayıs ayı bitmeden bir yazı daha yazabiliyorum. Efsanevi Embryolisse kremin klasik versiyonunu uzun bir süredir çok severek kullanıyorum ve daha önce yazısını da şurada  yazmıştım. Bugünse yine markadan aşırı beğendiğim bir ürünü yazacağım. Bu bloğu bir süredir takip ediyorsanız benim yüz spreyi sevdamı da az - çok biliyorsunuz demektir. Çok uzun bir süredir Rosa tedavisi görüp, Roaccutane kullandığım zamanlardan kalan bir alışkanlık da diyebiliriz belki. Bu kategoride piyasadaki ucuz - pahalı pek çok ürünü kullanmışımdır herhalde, buraya yazdıklarım kadar hiç beğenmeyip yazmadıklarım da olmuştur hatta. Hala fiyat - performans olarak en başarılı ürünü bulmaya çalışıyorum ve sanırım şu ana kadar kullandığım en güzel ürünle karşılaşmış olabilirim. Şimdiden belirteyim daha iyisini bulana kadar bununla devam edeceğim ve bittikçe alacağım bir ürün oldu kendisi.



    

                        Embryolisse eau de rosamelis dört çiçekli tonik losyon ( yine benim sevdiğim gibi ) çok amaçlı bir sprey aslında. Cilt bakımınızın her aşamasında kullanabileceğiniz nefis bir ürün. Hatta makyaj öncesinde cildi hazırlamak için, makyaj sonrasında makyajı sabitleme özelliği olduğu da belirtilmiş ama bence böyle bir özelliği yok ya da makyaj sabitleme konusunda ben yeterli bulamadım diyeyim.     

                       Ürün, gül, portakal çiçeği, peygamber çiçeği ve cadı fındığı özlerinden oluşuyor. Bu içeriklerin tamamı cildi rahatlatan, yumuşatan içerikler. Bu özlere ilaveten ürüne adını da veren ana içerik olan Melisa bitkisi de yine cilde balm etkisi veren bir yatıştırıcı aslında. Bu güzel içeriklere ek ürünün Paraben içermediğini de belirteyim. Ürünün kokusu tek kelimeyle nefis, benim için parfümü yapılsa alınacak türde, hafif bir portakal ve çiçek kokusu ile bir anda enerjinizi yükseltiyor. Sıktığım andan itibaren müthiş bir yumuşaklık veriyor ve oldukça uzun bir süre nem verme etkisi devam ediyor. Cildimi kuruyup, gerildiği zamanlarda ve ferahlamak istediğim her an yüzüme uygulayabilme imkanını çok seviyorum. Yalnız kullanım kolaylığı açısından ben daha ufak bir spreyli şişeye boşalttım, bittikçe dolduruyorum hatta birkaç şişeye paylaştırdım ve çantamda falan da bulunduruyorum. Yazın buzdolabında tutarsanız kullanımı daha da keyifli oluyor.    



  


                         Ürünün ambaljı standart sprey şişe. Plastik malzemesi kalın, güzel. Kapağı güzel oturuyor ama dediğim gibi boyut olarak büyük olduğu için kullanımı çok pratik olmadı. Tek seferde spreyden çıkan miktar ve spreyleme şekli güzel. Genelde birkaç fıs fıs bana yetiyor. Uygulamayı da genelde yüzüme direkt püskürterek yapıyorum ama pamuğa sıkarak da kullanabilirsiniz.  

                        Ambalaj üstü bilgileri ve içerik listesi ise aşağıdaki fotğraflardaki gibi;



     





                       Ürünün miktarı 200 ml. ve güncel satış fiyatı 350 tl. civarında. Ben alalı oldukça uzun zaman oldu ve döviz o zaman bu kadar yüksek değildi, yanlış hatırlamıyorsam 200 tl. gibi bir fiyat karşılığında edinmiştim. Yani her şeyin fiyatının arttığını düşünürsek ve boy - performans karşılaştırması yaparsak diğer markaların ürünlerine göre sanki daha tercih edilebilir gibi geliyor bana. Nette ve güvendiğiniz online sitelerde de sık sık daha uygun fiyatlı kampanyalar oluyor. Bir de tek kişi kullanıyorsanız oldukça uzun bir süre yetecektir diye düşünüyorum. O nedenle yukarıda da belirttiğim gibi tek ürünle birkaç işi halledebildiğim için de daha iyisini bulana kadar bir süre daha bununla devam edeceğim.  

                    Markanın ülkemiz anasayfası ve ürünleri ayrıntılı incelemek isterseniz de tık tık.


                    Sevgiler........

11 Mayıs 2022 Çarşamba

YENİ URBAN DECAY FARLAR & NIRVANA PALET GÜNCELLEME

                    Merhabalar, bugün daha önce yazdığım ürünlerden birinin güncelleme yazısı ile karşınızdayım. Bir süre önce maalesef Urban Decay markası ülkemizden çekildi. Açıkçası çok üzüldüm çünkü hem başarılı ürünleri olan hem de yenilikçi bir markaydı. Ben daha alacaklarımı tamamlayamamıştım oysa. 

                   Daha önce şurada yazısını yazdığım Nirvana paleti sürekli takipçilerim hatırlayacaklardır. Markadan önce iki adet tekli farı edinip sonra boş paleti alıp doldurmuştum ve dörtlü far paletinde iki adet far daha almak istiyordum. Mushroom  ve Fireball tekli farlar ilk aldıklarımdı ve şimdi de önce Lounge, sonra da Snatch palete eklendi. 

                              






   

                 Urban Decay Lounge çok güzel bir renk. Hatta renkli makyaj dünyası bu kadar büyümeden önce efsane far renkleri arasında anılırdı. Daha o zaman ülkemizde olmayan Urban Decay ürünlerine ağzımız açık internetten bakardık, imkanı olan yabancı ülkelerden edinirdi. Urban Decay Lounge farın bu kadar efsane olmasının bir nedeni de duochrome far diye adlandırılan yansımalı ve çift hatta bazen daha çok renk içeren farlardan olması ve M.A.C Club fara   çok benziyor oluşu. Lounge farın yeşil - kahverengi yansımaları da gerçekten çok güzel duruyor. Bu tonda farın diğer bir muadil gösterileni de yine efsane Wet' n Wild Comfort Zone far paletinin eski versiyonunun sağ sütunundaki en alttaki renktir. Ben her ikisine de sahip birisi olarak en son üçünün renklerinin de elimin üzerinde duruşlarını ekleyeceğim. 








                    Urban Decay Snatch far da yine çok güzel bir fildişi rengi. Ancak bu renk çift renkli değil. İçinde çok güzel ışıltıları olan, sedefli diye adlandırabileceğim çok güzel bir renk. Her iki rengi de miktarını artırarak daha çarpıcı ya da daha sakin bir şekilde kullanabilirsiniz. İster tek başına ister başka farlarla karıştırarak kullanımı, dağılması, karışması, uyumu çok güzel, hiç sıkıntı yaratmıyor. Yapısı yumuşak olan her farın bir miktar dökülmesi gibi ufak bir sıkıntısı dışında sorun yaratmıyor.  



 

      







                        Yyukarıdan aşağıya Lounge ve Snatch farların renkleri. Lounge fara torpil geçip birkaç kez farklı ışıkta çekmişim. 

                      Urban Decay Nirvana Far Paletimin son hali ve dört rengin duruşu ise aşağıdaki fotoğraflardaki gibi.






                 Yukarıda bahsettiğim gibi Lounge fara benzeyen M.A.C Club ve Wet' n Wild Comfort Zone paletteki rengin duruşlarını ise aşağıya ekliyorum. 



 

                 Gördüğünüz gibi içindeki yansımalar üç farı da faklı göstermiş. UD dışında diğerleri daha kahverengi ağırlıklı duruyor. Ancak bu durumun yine farklı ışıklarda değiştiğini belirteyim mesela gece her üç far da daha koyu ve yeşil tonu daha baskın duruyor. 

               Bu farların yazısını yazdığıma göre Urban Decay dosyasını burada kapatıyorum sanırım. Bundan sonra nerede, nasıl denk gelirim bilmiyorum ama karşıma ürünleri çıkarsa kaçırmam zira markayı seviyorum.


             Sevgiler ve mutlu günler dileğiyle.... 

    

14 Nisan 2022 Perşembe

CHARLOTTE TILBURY LUMINOUS MODERN MATTE LONG LASTING LIPSTICK - VERY VICTORIA

                             Yeniden merhabalar, kısa bir mecburi aradan sonra yine buralardayım ve uzun bir süredir hele de özellikle bu mevsimde kullanmayı çok sevdiğim bir ruj ile karşınızdayım. 







 





              Charlotte Tilbury markasından daha önce şuradaki göz fırçasını ve yüz fırçasını yazmıştım. Sonrasında birkaç parça almayı çok istediğim renkli makyaj ürününe de sahip oldum. Çok meşhur olan ve sonrasında aynı isimle özel olarak sadece bir koleksiyon çıkarılan Pillow Talk ruju belki çok seviliyor ama bence ruj serileri içinde çok daha güzel renkler bulunuyor. Mat seri içindeki Very Victoria bence bunlardan biri. Mat seriden dediysem şaşırmayın çünkü normal bir mat ruj gibi dudakları kurutmayan, germeyen çok güzel bir yapısı var. İçeriğindeki Orkide özü, balmumu, aspir, papaya ve vanilya özütü sayesinde dudakları kurutmadan uzun bir süre nemli tutuyor. Marka bu yeni teknolojiyi ise modern mat olarak adlandırmış. 

            Rujun belirgin bir kokusu yok, yapısı, sürümü çok güzel, kolay. Sürdükten sonra rengini güzel veriyor. Rengi yoğun ve biraz da hafif dolgunlaştırıcı görüntüsünü çok beğendim. Kalıcılığı çok iyi, sayfasında 10 saat kaldığı belirtilmiş. O kadar deneyimlemedim ama ortalama 6 - 7 saat tazeleme gerektirmeden kaldığını söyleyebilirim. Yeme, içme sonrası biraz hafiflese de rujunuzu çantanıza koymadıysanız görüntüsü sizi idare ediyor. 

          Elimin üzerinde ve dudağımdaki duruşu aşağıdaki fotoğraflardaki gibi.



    



                 Tonu her makyaja, her ortama uyabilecek ruj, tam bir ten rengi. Ancak zaman zaman bej renginden hafif pembeye dönebiliyor. Dudağınızın kendi alt tonu ile oldukça ilgili olan bu duruma, ışık, giysi - kıyafet rengi, ten rengi de çok etkiliyor. Charlotte Tilbury bu ruja isim verirken ise ilham kaynağı Victoria Beckham olmuş.  

               Ürünün ambalajı da çok şık. Söylememe bile gerek yok aslında. Metal rose gold ambalaj, lüks tutkunuzu tatmin edecek türden. Markanın baş harfleri üst kapakta yerini almış. Karton ambalaj yine markanın kendine seçtiği ve rose gol ile çok uyumlu olan bordo olarak seçilmiş. Tabii her markada olduğu gibi sabit bir ambalaj beklemek yanlış olur. Her markanın özel günler, özel koleksiyonlar için tasarladıkları farklı ambalajları pazarlama teknikleri içinde olur. Bir de kendi koleksiyonumdan çok eskiler gittim ve bu rujun ambalajı bana biraz şuradaki Estee Lauder  rujumu hatırlattı. 

            Ambalaj üstü bilgilerini ve içerik listesini ise meraklıları için ekliyorum. 








                Bu seride 15 rengin bulunduğu CT rujları güncel olarak 32 Euro karşılığında edinebilirsiniz. Bu kez ben ilk defa nereden ve ne kadara aldığımı hiç hatırlamıyorum, çünkü CT ürünleri ülkemizde satılmıyor, gelsin diye çok bekledim ama sanırım bu saatten sonra çok zor. Ama benzer renkte ve yapıda rujlar ülkemizde de kozmetik marketlerde bulunuyor. Markanın ürünlerini ayrıntılı incelemek istemek isterseniz de tık tık. 

              Sevgiler ve mutlu günler dileğiyle.....   

  

24 Mart 2022 Perşembe

BEPANTHOL DERMA NEMLENDİRİCİ & BESLEYİCİ SPF 25 GÜNLÜK YÜZ BAKIM KREMİ

                      Yeniden merhabalar, oldukça yoğun geçen Mart ayı bitmeden sonunda yeni bir ürün yazısı yazabiliyorum. Uzun bir süredir Bepanthol ürünlerinden denemek istiyordum. Yani aslında Bepanthol 

( eski adı Bepanthene ) ürünlerini kullanmayan var mıdır bilmiyorum ancak bir süre önce üretici firma tarafından ülkemizde de ilaç kategorisinden çıkartılıp dermokozmetik ürün statüsüne geçince, bünyesine de bildiğimiz ve de yıllardır her yere, her şeye kullandığımız o klasik krem - merhem ürününün yanında yeni, değişik ürünler eklenince çok dikkatimi çekti. Çevremdeki arkadaşlarımdan da övgüler duyduğum için ilk fırsatta edindim. 



      





         Tüm dünyada 75 yıldan daha fazla cilt bakım ürünleri alanında tecrübesi olan Almanya kökenli Bayer ilaç firması tarafından özel içerik ve patent ile üretilen Bepanthol, uzmanlık ve titizlik ile hazırlanmış ürünler sunuyor.  Temel bileşeni Provitamin B5 ve E vitamini olan Bepanthol ürünleri tıpkı bir aile gibi her yaş grubuna ait ürünler sunuyor. Cildin doğal bariyerini koruyan ve güçlendiren Provitamin B5 ve fonksiyonunu artıran E vitamini ciltte doğal olarak bulunan yağlar ve lipidlerin üretimini destekleyerek, cildin nem tutma oranını yükseltiyor.   

        Bepanthol Derma nemlendirici ve besleyici SPF 25 yüz kremi, cildin alt tabakasına etki ederek nemlendirme ve rahatlama sağlıyor.  Yine içerikteki Niasinamid ve Seramid, kuru ve hassas ciltlerin nemli ve pürüzsüz kalmasını sağlıyor. Gliserin, Shea yağı ve Argan yağı ile de bu yumuşaklığın uzun süre cildinizde muhafaza olmasını sağlıyor. Ben kullandığım süre içerisinde nem verme özelliğini kendi cildimle alakalı olarak bir tık yetersiz buldum ancak bunun kış mevsimi ile de ilgisi var. Havaların ısınması ile cildin doğal nem ve ter dengesi de daha iyi olacağı için nemlendirmesinin de daha iyi olacağını düşünüyorum. Beraberinde güneş koruma faktörü de zaten bonus. Mevsim geçişi ve güneşin kendini gösterdiği bahar aylarındaki tüm aktiviteler için gayet güzel ve yeterli gelir diye düşünüyorum. Ürünün belirgin bir kokusu yok. Kıvamını çekmeyi unutmuşum ama ne çok sıvı losyon kıvamında ne de çok katı krem kıvamında. Tam bir güneş kremi yoğunluğunda. Sürümü kolay, çok kısa sürede cilt tarafından güzelce emiliyor, tek pompa ürün benim yüzüme çok rahat biçimde yetiyor ve üzerine makyaj vs. rahatça yapabiliyorsunuz. Yalnız bazı arkadaşlarımdan sürdükten sonra biraz topaklanma yaptığını duydum. Böyle bir durum oluşmaması için düzenli peeling, kullanım miktarı ve tampon yaparak ürünü uygulama tekniklerine dikkat edebilirsiniz. 



     

            Ürünün ambalajı güzel. Markanın klasik tüp ambalaj ürünündeki renkler kullanılmış. Beyaz ve mavi rengin insan, sağlık, güven ve iyileştirici etkileri üzerinden tasarlanmış ve güneş koruması için turuncu yazı rengi seçilmiş. Pompalı kısım çok güzel çalışıyor ve hijyenik. Kapağı güzel. Ambalaj çantada vs. taşımaya da gayet uygun.   

            Ambalaj üstü bilgileri ve içerik listesi ise aşağıdaki fotoğraflardaki gibi;








                     50 ml. olan ürün satış fiyatı ortalama olarak 120 - 130 tl. arasında değişiyor. Bir dermokozmetik sitesinden online alışveriş ile gündüz ve gece kremini beraber 180 tl. karşılığında sepete atınca tanesi 90 tl. ye gelmiş oldu ve de gayet güzel, karlı bir alışveriş oldu. 

                    Ürünler hakkında ayrıntılı bilgi edinmek ve daha iyi inceleyebilmeniz için de Bepanthene Türkiye sayfasını ekliyorum. 


                   Sevgiler ve mutlu günler dileğiyle......

          

28 Şubat 2022 Pazartesi

ANLAŞAMADIĞIM ÜRÜNLER 20 - CALVIN KLEIN OBSESSION NIGHT PARFUM

                           Merhabalar bir ayı daha bitiriyoruz. Buraya kadar nasıl geldik anlamadım. Şubat ayının son yazısı anlaşamadığım ürünler kategorisinden geliyor. Yine bir parfüm yazısı. 



  






                    Calvin Klein Obsession Night parfüm hakkında aslında rastlayana kadar hiçbir fikrim yoktu. Ancak bir kozmetik market alışverişimde kasa arkası fiyatını fena bulmadığım için hemen netten baktım ve notalar hoşuma gidince

 '' ne kadar kötü olabilir ki '' diye düşünerek sepete attım. Çünkü klasik versiyonunu da eskiden severek kullanmıştım. Eve gelip, paketi açtığımda kokusuna, şişe tasarımına, rengine her şeyine bayıldım ancak o da ne kalıcılığı maalesef çok azdı. Pek çok kez farklı zamanlarda kalıcılığını test ettim ancak adeta bir kolonya gibi sıktıktan saniyeler içinde benim cildimde kaybolduğu için sınıfta kaldı ve biz kendisiyle anlaşamadık.    

                   2005 yılında piyasaya sürülen Obsession Night çok hafif, tazelik kokan verdiği his ve enerji itibariyle içinizi açan, biraz maskülen, çiçeksi harika bir koku aslında. Amber, beyaz çiçekler, portakal, bergamot, mandalina, gardenya, yasemin, zambak, gül, vanilya, tonka fasulyesi ve kehribar içeriyor. Tüm bu notaların güzelliğine karşın keşke kalıcılığı da biraz fazla olsaydı sanırım benim için günlük kullanımda sıklıkla tecih edeceğim bir parfüm olurdu. Bazen böyle 

'' blind buy '' dediğimiz kör alım durumlarında olumsuz sonuçlarla karşılaşılabiliniyor. Bundan sonra biraz daha temkinli olurum. 

                 Ambalaj üstü bilgileri ve içerik listesi aşağıda olan parfümü Watsons Mağazalarından ( 100 ml. için ) 200 tl. karşılığında edinmiştim. 



   

      

                         Sevgiler.......

25 Şubat 2022 Cuma

FLORMAR FAR FIRÇALARI (EYESHADOW & EYE CREASE BRUSH)

                         Merhabalar, yakın zamanda şuradaki Nascita makyaj fırçasının yazısını yazmıştım. Her ne kadar geliştirilecek daha çok yönü olsa da piyasadaki pek çok fırçaya göre iyi olduğunu da belirtmiştim. Bu şekildeki fiyat / performans ürünlerine talebin çok fazla artmasıyla bu aralar yine gözüme oldukça çarpan, bildiğimiz bir markanın fırçalarını bugün yazmaya çalışacağım. 



  



                Markadan daha önce birkaç ürün kullanmıştım. Hatta terracotta bronzer  ve  allığı hala duruyor ve ben hala çok severek kullanıyorum. Yıllar geçmesine rağmen ne bir bozulma ne bir taşlaşma var. Pigmentasyonu çok iyi, rengini iyi veren, çok başarılı ürünler. Yeni versiyonları da aynı kalitede mi bilemiyorum. Tabii marka zaman içerisinde değişti, gelişti, yeni ortaklıklar, yeni ürünler ile de gördüğüm kadarıyla trendleri yakalamaya çalışıyor. 

              Aslında yüz fırçalarını çok merak ediyor ve denemek istiyordum ancak hem mağazalarda hem de online olarak bir türlü yakalayamadım ve bu iki göz makyaj fırçasını denemeye karar verdim. Her ikisi de birbirine çok benzediği için ayrı ayrı yazmayacağım fırçaları. Biri farı almak ve göz kapağına yerleştirmek için diğeri de farı göz kapağında dağıtmak veya karıştırmak için. Boyları 16 - 17 cm. Kıl boyları 1 ,5 ve 2 cm., kılları yumuşak ve çok yoğun yapıda değiller. % 100 vegan olan fırçaların kılları naylon ve taklon ( bir çeşit sentetik elyaf ) maddeden oluşuyor. Ferruleleri rose gold parlak metal ve fırça sapı mat, siyah ahşap, akrilik karışımı laminant. Fırça kıllarının farı alışı, dağıtışı güzel, belki biraz daha sık kıllı olsalar daha iyi olabilirlerdi. Sapı güzel, ele de iyi oturuyor. Kayma vs. yapmıyor. 



              



                 Ambalaj üstü bilileri ise aşağıdaki fotoğraftaki gibi. Her iki ürünün ambalajının üzerindeki bilgiler aynı olduğu için ben birini çektim, farklı bir şey yazmıyordu. Güncel fiyatları da 45 - 55 tl. arasında değişiyor. Ben bir indirimden birini 23, diğerini de 28 tl. karşılığında almıştım. Bir ara indirimde yakalarsam  yüz fırçaklarından da alıp denemek istiyorum işte yukarıda da yazdığım gibi, bakalım onlar nasıl ? Göz makyaj fırçalarını  genel olarak fena bulmadım. Yani makyaja yeni başlıyorsanız, çok ayrıntılı makyaj yapmıyorsanız ve makyaj fırçalarına çok para vermek istemiyorsanız bence düşünebileceğiniz fırçalar.  




                Markayı ve ürünleri ayrıntılı incelemeniz için tık tık. Kendi sitesine üye olup online alışveriş yaparak, sürekli olan indirimlerden de faydalanabilirsiniz. 


                Sevgiler......

14 Şubat 2022 Pazartesi

BOBBI BROWN LUXE LIP COLOR - 26 RETRO RED

                     Selam, günün anlam ve önemine uygun bir ürün yazısı ile karşınızdayım. Sevgililer gününü kutlayın ya da kutlamayın sanıyorum bir kadının özel günlerde elinin en sık gittiği makyaj ürünüdür kırmızı ruj. Ha özel gün olmasa da daha sık kullanmak lazım aslında, eskiden ben de daha az kullanırken son zamanlarda daha sık kırmızı ruj kullanmaya başladım. Özel bir günü beklememeye çalışıyorum artık yani. Kırmızı tonunu en sevdiğim rujlardan biri ise Bobbi Brown markasının luxe lip color serisinden 26 numaralı retro red.



  







             Bobbi Brown Luxe lip color, markanın eşsiz formülü ile dudakları yoğun bir şekilde nemlendirirken yumuşaklık seviyesini de önemli ölçüde artıran ruj serisi. Gliserin, kalsiyum ve seramid ile nemi tutarak dudak çizgilerinin görünümünü gözle görülür şekilde azaltırken, kuruma, pullanma gibi problemleri de ortadan kaldırıyor. Açıkçası çizgileri ortadan kaldırdığını gözlemleyecek kadar sık kullanmadım ama dudakları nemlendirip, yumuşaklık kattığı bir gerçek. Hatta ruj çıktıktan ya da makyajınızı sildikten sonra bile dudaklarınız yumuşak kalmaya devam ediyor.

            Luxe lip color serisinin yapısı da çok güzel, çok kremsi. Sürerken asla zorlanmıyorsunuz, adeta yağ gibi kayıyor. 26 Retro Red zaten adı üzerinde mavi alt tonlu nefis bir kırmızı ve sürdüğünüz anda müthiş bir enerji ile insanı canlandırıyor. Bu ton ile kendinizi kötü hissetmeniz mümkün değil bence. Ruj tek seferde rengini veriyor, kat kat sürüp yoğunlaştırmanıza gerek kalmıyor. Ben genelde aynı tonda bir kırmızı kalem ile destekleyerek kullanıyorum daha kalıcı olması adına ama burada kalemsiz çektim. Ona rağmen akma, dağılma vs. de yapmadığını belirtmeden geçmeyeyim.

              Ürünün ambalajı da çok şık. Daha önce yazısını yazdığım ve en sevdiğim rujlardan biri olan klasik serideki  rujlardan farklı olarak luxe kelimesine uygun tasarlanan altın sarısı ambalaj göz dolduruyor. Diğer özellikler dış ambalaj vs. markanın klasik özelliklerini taşıyor. 



 


 

              Bobbi Brown luxe lip color serisi 30 farklı renkten oluşuyor ve bu seri paraben, sülfat, fitalat, gluten içermiyor. Ambalaj üstü bilgileri ve içerik listesi ise aşağıdaki fotoğraflardaki gibi;








                    Ürünün miktarı 3,8 gr. ve ülkemizde güncel fiyatı 420 tl. olarak görünüyor. Ben oldukça uzun zaman önce, sanıyorum üç yıl oldu 120 tl. civarında bir fiyata kendi sitesinden almıştım diye hatırlıyorum. Piyasada elbette ki çok daha uygun fiyata benzerlerini bulmak mümkün. Ancak yine de incelemek istersiniz diye Bobbi Brown online sayfası için tık tık .  Luxe lip color serisine ait bir de You tube uygulama videosu varmış. Onun için de yine tık tık. 

                  Son olarak ise daha önce yazdığım ve hala okumamış olanlar için tonları harika olan iki kırmızı ruj önerisi daha bırakıyorum. Lancome 132 Caprice   ve Tom Ford 38 Nigth Porter. 


                 Sevgililer Gününüz, Sevgi Gününüz kutlu olsun. Yeni yazılarda görüşmek üzere.....