3 Ocak 2014 Cuma

SMASHBOX FUSION SOFT LIGHTS HIGHLIGHTER

               Yeni yılın 3. gününden merhaba ! 2014' ün ilk yazısında çok sevdiğim bir ürünü anlatmaya çalışacağım.
              1930' da ilk dudak parlatıcısını bulan İrlandalı Ellen Betrix, yıllar içerisinde kadınlar tarafından popülaritesini yitirmeden kullanılan tek kozmetik ürününün kırmızı ruj olduğunu fark eder. Hayallerinin peşinde koşarak Almaya' ya göç eder ancak bir şeyler yolunda gitmez ve 2. Dünya Savaşı patlak verir. Hayallerinden vazgeçecekken savaş sırasında dikişli çorap bulamayan kadınların siyah göz kalemiyle bacaklarının arkasına çizgi çekmesinden etkilenir, kozmetikle ilgili hayallerine bir süre ara vermek zorunda kalır ama bir gün döneceğine yemin eder.
               Savaş sonrası ekonomik devrim sırasında Alman bir ortak ile hem işini hem hayatını birleştirir ve Max Factor artık hayallerinin markasıdır. 
               Yıllar sonra, Max Factor' un torunları, Amerika' da üniversite eğitimi aldıkları sırada bir başka marka yaratırlar. Böylece 3. kuşak kuzenler Smashbox' ı dünyayla tanıştırır.
              Smashbox, çok popüler birkaç ürünüyle tanınsa da markanın çok bilinmeyen diğer ürünleri de birbirinde harika. Birçok ürünü kalite ve başarısından dolayı Allure tarafından ödüle layık görülmüş.  
             Benim bugün konuğum ise fusion soft light highlighter. Yine bir aydınlatıcı yazısıyla karşınızdayım.



               Ürünümüz 5 renk karışımından oluşan bir pudra - aydınlatıcı olarak tanımlanmış. Renkler birbiriyle müthiş uyumlu. Saat yönünde tanımlamam gerekirse, bej, açık pembe, bronz, koyu bronz ve ekru. Renkler dönüşümlü olarak 2 kez yerleştirilmiş. Açık renklerin arasına yerleştirilmiş koyu renkler kendi içinde bir denge oluşturmuş. Renklerin tamamı sedefli diyebileceğim inci ışıltılarına sahip ancak ışıltılar tam kıvamında. Elinizin ayarıyla oynayarak miktarı ayarlayabilirsiniz. Böylelikle her mevsimin aydınlatıcısı oluyor. Pudra olarak tüm yüzde kullanmaya ise bence pek uygun değil. Çok istiyorsanız evde tek başınızayken sürüp deneyin, yaldır yaldır bir yüz sevenler pekala içlerinde kalmasın diye deneyebilirler.   






              Işık probleminin olduğu bir mevsimde olduğumuzda ötürü çok başarılı çıkmayan fotoğraflarda ilkinde renkler çok parlak, ikincisinde ise çok karanlık çıkmış. Ne yazık ki renklerin güzelliğini istediğim gibi veremedim. Aslı nasıl derseniz ikisinin arasında.
             Bu tür stripe denilen çizgili ya da birkaç rengi bir arada barındıran ürünleri asıl işlevinin yanı sıra, yani karıştırarak kullanabileceğiniz gibi renkleri tek tek far vs. olarak kullanmanız da mümkün.
             Ürünün yapısına gelince adında geçen ''soft '' ibaresi sadece renklerin hafifliğinden ibaret değil. Nitekim bu tür ürünlerin pek çoğunda olan hafif tozutma problemi bu üründe de var. Yumuşak kıllı bir fırça ile biraz azalıyor. Ben M.A.C 116 veya no name bir açılı fırçam var onunla güzel sonuç alıyorum. Daha küçük alanlarda Inglot 4 ss gibi fırçalarla da güzel sonuçlar alabilirsiniz. Kalıcılığı oldukça yüksek, 6 - 8 saat kalıcı ancak sonrasında doğal olarak hafifliyor. Tüm gün kullanacaksanız tazeleme isteyecektir.
              Ambalajı, Nars benzeri siyah kauçuk - silikondan. Çevirmeli kapak çok alışkın olduğumuz bir durum değil. Üst kapak üzeri şeffaf, renkleri görebiliyorsunuz ve marka baskılı. Nars gibi tamamı siyah olmadığı için daha az lekeleniyor. Miktarı 8,5 gr., muadillerine kıyasla biraz daha fazla.




            Ürünle ilgili karton ambalaj üzerindeki içerik bilgilerini meraklıları için ekliyorum. Makineyi titretmişim üst kısımdaki yazılar bulanık çıkmış. Smashbox ürünleri paraben ve parfüm içermiyor ancak aydınlatıcı ürünlerin pek çoğunda yer alan mica ve talk ne yazık ki mevcut.



                                       
                                          Fotoğrafları büyütmek için lütfen üzerlerine tıklayınız.





              Ambalaj üzerinde bulunan ''CRUELTY FREE'' ve  ''SUSTAINABLE FORESTRY INITIATIVE'' yani ''bu ambalaj için bir ağaç kesilmemiştir'' ibaresini eklemeden duramadım. Avrupa ve Amerika kıtasının pek çok ülkesinde SFI için vakıflar ve çeşitli kontrolleri yapan dernekler bulunuyor.
             Markanın ana sayfasına buradan ulaşıp, ürünleri inceleyebilir veya Sevil mağazalarından 90 tl. civarında bir fiyata edinebilirsiniz. Ancak her Sevil mağazasında Smashbox bulunmuyor.
             Son bir hatırlatma yeni yıl çekilişime katılmak için son günler, çekiliş hala devam ediyor. Katılmak için tık tık.
             Her gününüzün aydınlık geçtiği bir yıl olsun.


             Sevgiler.....


  

4 yorum:

  1. Canım ne güzel anlatmışsın. Kadınların savaş sırasında bile güzelliklerinden ödün vermemelerinden çok etkinlenmiştim bende ancak siyah çizgiyi duymamıştım.
    Smashbox güzel,fakat ülkemizde hak ettiği ilgiyi göremeyen bir marka nedense :/

    YanıtlayınSil
  2. Teşekkür ederim. Kadın her zaman her yerde kadın. Smashbox benim de çok sevdiğim bir marka, ancak biraz fiyatlı olduğu için tercih edilmediğini düşünüyorum. Bir de satış noktaları bence Sevil' lerden Sephora bünyesine geçmeli diye düşünüyorum.

    YanıtlayınSil
  3. Merhaba,
    Estee Lauder bünyesinde olan bu markanın hayvan deneyleri politikası değişti. Artık cruelty free bir marka değil. Kendi sitelerinde de açıklamışlar:
    http://www.smashbox.com/customer_service/faq#animal_testing

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim aydınlattığın için, bu benim için çok önemli bir bilgi demek ki biraz daha mesafeli duracağım ürünlerine.

      Sil