15 Mayıs 2017 Pazartesi

SALLY HANSEN SAFİR TIRNAK TÖRPÜSÜ

                   Benim tırnaklarım çok zayıf ve güçsüz. Bu yüzden belli bir boydan yukarı hiç uzamaz. Kırılma ve dönem dönem soyulma da cabası. Tabii tırnak da saç ve cilt gibi içerden bakıldığı zaman kuvvetlenen bir yapı. Ancak temiz, normal boyda kesilmiş el tırnakları kırılma, soyulma problemi olsun olmasın düzgün şekil verilmediğinde hoş olmayabiliyor.
                 Tırnaklar için düzgün şekilden kastım düz, yuvarlak, sivri şekli değil de daha çok benim testere diye adlandırdığım o tırtıklı durum. Tırnaklar güzel törpü yapılmadığında kullandığınız, giydiğiniz her şeye takılıyor. Üstelik bu durum benim gibi zayıf tırnaklarda tırnağın yırtılmasına da daha çok sebep oluyor.
                  Ben bu durum için daha önce pek çok seçenek denedim. Akrilik törpü, cam törpü, tek kullanımlık kağıt törpü.....Ama en sonunda Sally Hansen Safir Törpü ile çok rahat ettim.




                    Tabii şu son zamanlarda kozmetik - güzellik teknolojisi geliştikçe çıkmayan ojelerden tutunda türlü çeşit protez, jel ve benim daha bilmediğim birçok çeşit yapay tırnak yapılıyor ve istediğiniz boyda, biçimde şekil veriliyor. Kimileri çok doğal dururken kimileri gerçekten yapay bir görüntü veriyor. İşin bu kısmı tamamen tercih meselesi ama hala benim gibi eski usül tırnağını kes, törpüle, yağ ile etleri geri it şeklinde el bakımı yapıyorsanız safir törpüden memnun kalırsınız.
                   Sally Hansen Safir Tırnak Törpüsü, benim bu zamana kadar '' metal törpü tırnağa zarar verir'' tabumu yıkan bir ürün oldu. Tasarımı ile 2 aşamada tırnağa şekil verdiğiniz için minimum tırtıklanma ve sonucunda takılma yaşıyorsunuz.


 

                   1. Aşama olarak tırnağınızı ilk kestiğinizde kaba şeklini törpünün iç bükey kısmı ile veriyorsunuz. Törpünün bu kısımdaki pütürcükleri biraz daha fazla. İlk şekillendirme için olmakla beraber çok sert tırnaklar ve ayak tırnakları için de sadece bu kısmı kullanabilirsiniz.




                   Törpünün dış bükey olan kısmı ise şekillendirmenin 2. kısmını oluşturuyor. Bu kısımdaki pütürcükler daha ince dolayısısyla ince çalışma ve son şekillendirme işlemini bu kısımla gerçekleştirebilirsiniz.




                  Sally Hansen törpü ile ilgili sevdiğim noktalardan biri de yukarıda bahsettiğim yapısı itibariyle çok uzun ömürlü oluşu. Bu benim 2. törpüm, 1.yi çok uzun zamandır kullanıyordum, 3 yıl olmuştur.
                 Sally Hansen Safir Tırnak Törpüsü yetkili eczelerde 25 tl. ye satılıyor. Nette güvendiğiniz dermokozmetik alış - veriş  sitelerinde daha indirimli almanız mümkün.

                 Sevgiler........    

11 Mayıs 2017 Perşembe

LOREAL ELSEVE MUCİZEVİ YAĞ SAÇ GÜZELLEŞTİRİCİ KREM

                     Merhabalar bugün yine bir saç bakım ürünü ile karşınızdayım. Yazının başında hemen belirteyim daha iyisini bulana kadar favori saç bakım ürünümü bulmuş olabilirim. Zira uzun bir süredir çok severek kullanıyorum kendisini.




                          Loreal, hiç şüphesiz bu mucizevi yağ serisini çok sevdi, kullanıcılardan da olumlu yorumlar alınca her skalada kullanır oldular. Mucizevi yağ serisinin sıvı yağ formundaki ürününü daha önce kullanıp memnun kalmıştım. Sonrasında yine pek çok Loreal Elseve serisi saç ürünleri kullandım
( Diğer ürünlere etiket bölümünden ulaşabilirsiniz ). Bu ise krem formda ve durulanmıyor.
                         Ürün, tıpkı serideki diğer ürünlerde olduğu gibi içerdiği 6 değerli çiçek özünün yağı ile zenginleştirilmiş. Yapısı oldukça hafif, kıvamı ve rengi bozaya benziyor. Kokusu benim için tek kelime ile harika, bayılıyorum. Banyo sonrası nemli ve kuru saça uygulanabiliyor. Ben genelde nemi alınmış saça uyguluyorum. Dipleri yağlı, uçları kuru saçlarımı yağlandırmadan, ağırlaştırmadan çok güzel nemlendiriyor, yumuşaklık, parlaklık veriyor. Bir sonraki yıkamaya kadar kolay taranıyor. Kısacası vaatlerinin hepsini yerine getiren nadir ürünlerden. Isıya karşı koruma ile ilgili bir vaadi olmasa da ben bu konuda da başarılı buldum. 



                         Ambalajı klasik tüp ambalaj ve aç - kapa kapak, sadece ilk kullanımda ürün kıvamı biraz sıvı geldiği için fazla gelebilir, sonra eliniz alıştıkça saç uzunluğunuza göre istediğiniz miktarda alıp kullanabilirsiniz. Benim omuzlarımı geçen uzun saçlarımın uçları için ortalama bir çay kaşığı kadar miktar yetiyor.
                        Ürünün, biri tüm saç tipleri için normal olan ve boyalı saçlar için olan 2 ayrı çeşidi var. Saçlarım boyalı olmasına rağmen ilk deneme için bunu almıştım en kısa zamanda diğerinide deneyeceğim. Ürün miktarı 150 ml. ve satış fiyatı marketlerde - kozmetik marketlerde 12 - 15 tl. arasında değişiyor. İndirim zamanları yarı fiyatına kadar edinilebilir. 


  



                    Son fotoğraflar ise ambalaj üstü bilgileri ve içerik listesine ait. 

                    Sevgiler....... 

30 Nisan 2017 Pazar

BİTTİ-GİTTİ-24(MART-NİSAN 2017)

                   Bir bitti - gitti yazısından daha merhabalar. Yine oldukça az ürün bitirdiğim bir 2 ay geçirdim. Bakalım Şubat ve Mart aylarında severek bitirdiğim ve zoraki kullandığım ürünler, çöpe gidenler nelermiş.
                   Yazıma başlamadan bulanık çıkan 1. fotoğraf için sizlerden özür diliyorum. Çektikten sonra fotoğrafları kontrol etmeden ürünleri atmış bulundum ve bu nedenle yenisini çekemedim.




1-2- Ogx Sea Mineral Şampuan ve Saç Kremi : Markanın sevdiğim ürünlerinden. Şu an kırmızı seriyi kullanıyorum. Merak ettiğim serileri kullanıp bitirince tekrar alabileceklerimden biri.
3- Isana Duş Jeli: Çok övüldüğü için merak edip almıştım. Bunlar sanırım kış mevsimi için sınırlı özel üretimdi. Kokusu güzel ama hiç kalıcı değil. 4 tl.lik fiyatı ile çok çok uygun tabii ama bu fiyata koku performansından da pek bir şey beklememek lazım. Birkaç çeşidini daha almıştım, bakalım onlar nasıl çıkacak.




4- Collagen Tonik: Çok yakın zamanda yazısını yazmıştım. Tekrar almayacağım.
5- Avon saç açıcı sprey :İnce telli dolaşan saçları tararken açmak için birebir. Sevdiğim bir üründü, sanırım artık bundan bulunmuyor, yeni versiyonu olabilir ama. Sevenler kataloglara bakabilirler.
6- Nip+ Fab Peeling: Yine sevdiğim bir üründü ama yine bu ürünü de almayacağım.
7- Clinique Kil Maskesi: Bir cilt bakım analizi sırasında markanın uzmanı tarafından verilmişti. 2 kez kullandım, aslında oldukça da güzel bir maskeydi ama ben kil maskesi kullanmayı pek sevmiyorum ve normal fiyatı da oldukça yüksek. Tam boyunu almam.




8- Elizabeth Arden Green Tea Lotus Parfüm: Ayrıntılı yazısı gelecek.
9- Elizabeth Arden Sun Flower Parfüm: 30 ml. lik minik bir parfümdü. Minik parfümler özellikle çantada taşımak için iyi oluyor. Ayrıntılı yazısını yazmadım ama Gratis'te denk gelir de bir kez daha alırsam yazacağım. Kokusunun kalıcılığı ve uygun fiyatı ile beni çok şaşırtan bir parfüm oldu. Kış mevsimi için ideal, şekerli olmayan ama sıcak bir koku. Tekrar alınabilir.
10- Elizabeth Arden mini parfüm: Tam adını hatırlamıyorum. Miktarı 3 - 5 ml. arasında değişen bu mini parfümleri en fazla 2 - 3 kez kullanabiliyorsunuz ama koku hakkında fikir vermesi açısından iyi oluyor. Bu güzel bir kokuydu mesela ama kalıcı değildi.
11- Banana Republic Malachite mini parfüm: Miktarı diğerlerine göre biraz daha büyük 7,5 ml. Çok beğendiğim bir koku oldu. Uygun fiyatlı tam boyuna denk gelirsem tekrar alabilirim.


             Evet görüldüğü üzere sadece koku üzerine gitmişim bu ay. Ayrıca bir süredir her türlü deodorant kullanımını hekim tavsiyesi ile bıraktım. Bu konu ile ilgili olarak bir ara ayrıntılı bir yazı yazmayı düşünüyorum. Bir sonraki bitti - gitti yazısında görüşmek üzere.....

            Sevgiler..........

18 Nisan 2017 Salı

CABOTINE DE GRES PARFUM

                         90' lı yılların efsane kokularından biri olan Cabotine de Gres parfüm blogda bugünün konuğu. Çıktığı yıllarda gerek içerik gerekse şişe tasarımıyla oldukça sansasyon yaratan koku, şimdilerde nostaljik ya da büyükanne kokusu olarak adlandırılsa da bir dönem her yaş grubundan çok seveni vardı. Ben yıllar sonra tekrar denemek istediğim için kış başında kullanıp bitirdim, şuradaki bitti - gitti yazımda yazmıştım hatta. Şimdi bakalım benim bu koku hakkındaki fikirlerim nelermiş?  


 






               Parfüm aslında  1930 yılların aslında cok da adı duyulmamış ama Fransa ordusu da dahil  pek  çok farklı alanda çalışmalar yapmış bir modaevinin sahibesi Cabotine Cabochard' a ait. Parfüm    işi  ile  hiç ilgilenmezken, 1950' lerden sonra tekrar adını duyurmak ister ve farklı ürünler  tasarlamaya başlar. 90' lı yıllarda bu parfümü yaratırken -  o yılları yaşadığı için belki de - genç, milliyetçi, özgürlükçü, çalışkan ve yaşam enerjisi dolu olan kadınlara ilham olsun ister ve Chiristian Dior, Givenchy gibi ünlü moda evlerinin meşhur burnu, ünlü parfümör, Jean - Claude  Delville ile    birlikte çalışır.                                                                                                                                                   
             Parfümün notalarına gelince, ana hatlar çiçekler özellikle Himalayalar'da yılda bir kez açan Ginger Lily etrafında dönse de pek çok farklı meyvenin de buluşmasından oluşuyor. Bu kez liste biraz kalabalık olduğu için üst nota, alt nota diye sıralamayacağım ancak birkaç tanesini sayarsak; zambak, zencefil, mandalina, portakal, üzüm, armut, erik, sümbül, frezya, sedir ağacı, vanilya gibi gibi kokular harmanlanmış.    
       Kokunun silajı oldukça iyi olmasına rağmen kalıcılığı benim tenimde çok az oldu. Bu nedenle 1 - 3 saat aralığında tazelemem gerekti. Sıktıktan sonra çok kalıcı olduğunu söyleyenler ya da birkaç dakika sonra çok ağır geldiği için sevmeyenleri de olmuş tabii ama malum parfüm her tende şekil değiştiren bir şey ve özellikle temiz cilde kullanılması önerilir ki net ve güzel  sonuçlar alınabilsin.                   Parfümün hem karton ambalajını hem de şişe tasarımını çok beğendiğimi söylemeliyim ki yine şişe ve kapak tasarımı aslında bir grafik tasarımcı olan şişe tasarımcısı Thierry Lecoule ait. Unutmadan her ne kadar ben ülkemizde hiç denk gelmesem de Cabotine parfümün kapağı beyaz, sarı, pembe, mavi ve siyah gibi birkaç çesit flanker dediğimiz farklı versiyonu da mevcut. Cabotine parfümlerin üretici firması ise arşivinde pek çok kendine özel aromatik yağ özlerini barındıran İsviçreli Art & Fragrance firmasına ait.   


                          
                                     


                         Orijinal ambalaj üstü bilgileri ise yukarıdaki fotoğraflardaki gibi olan parfümün 100 ml.' lik fiyatı kozmetik marketlerde ortalama 50 - 70 tl. arasında değişiyor.      

Sevgiler ...................   

12 Nisan 2017 Çarşamba

COLLAGEN WHITE REGENERATION TONER

                 Merhabalar, son yazımda Collagen göz kremi ile beraber bir de tonik aldığımı belirtmiştim. Bir süre önce de toniği kullanıp bitirdim, Her ne kadar şu an markayı ve satıldığı mağazayı tercih etmiyor olsam da Collagen White Regeneration tonik bu zamana kadar kullandığım en farklı tonik olduğu için yine de yazmak istedim.





   
                          Daha önce de belirttiğim gibi beyazlatıcı seri birkaç üründen oluşuyor ve serinin toniği, yapısı itibariyle bu zamana kadar kullandığım normal toniklerden biraz daha kıvamlı. Su gibi çok akışkan değil ancak herhangi bir yağlı kıvama da sahip değil. Rengi şeffaf ve kokusuz. Ben asıl amacı olan beyazlatıcı bir etki gördüğümü söyleyemem ancak sabah - akşam kullanımla cildime çok büyük bir esneklik kazandırdığını söylemeliyim. Bu noktada ürün tüm cilt tipleri ve her yaş grubu için olsa da bence normalden kuruya cilt tipleri ve ileri yaş grubu ürünü daha çok sever.
                           Ambalajı pompalı ve son derece sağlam ve çok daha fazla ürün alıyormuş gibi gözükse de sadece 130 ml.


 





                             Ambalaj üstü, kullanım ve içerik bilgileri yukarıdaki fotoğraflardaki gibi. Her şeye almak rağmen isterseniz ürünün fiyatı 25 tl. civarında diye hatırlıyorum.

                             Sevgiler.........  

28 Mart 2017 Salı

COLLAGEN WHITE REGENERATION EYE TREATMENT SERUM

                   Merhabalar geçtiğimiz aylarda çok çok severek kullandığım bir göz kremini bitirdim hatta son bitenler yazısında da yazmıştım yazısı gelecek diye.


     

                    Tahmin edeceğiniz gibi Collagen markası ( ben artık alışveriş yapmasam da Watson's Mağazalarında satılan ) bir Kore markası. Markanın White Generation serisi daha çok orta yaş grubuna hitap eden ve 4-5 parça üründen oluşan bir seri. Yanlış hatırlamıyorsam bir de genç ciltler için akne vs. problemlerine yönelik yeşil seri bulunuyor.





                     Serinin asıl amacı ise cildi aydınlatmak, bu noktada göz kreminden başka lokal aydınlatıcı bir ürünü daha var. Ben alırken ihtiyacımı göz önünde bulundurarak göz kremi ile beaber bir de tonik almıştım. Toniğin yazısı da yakında gelecek. Tabii şunu belirtmeden geçmeyeyim her ne kadar ambalaj üzerinde göz serumu yazsa da ürün tek başına son derece güzel bir nemlendirme başarısı gösteriyor. Bu yüzden ben üzerine tekrar bir ürün kullanma ihtiyacı hissetmedim.


       

                   Ürünün yapısı hafif, kıvamı jel gibi, rengi sedefli beyaz gibi ancak herhangi bir sim, sedef vs. kesinlikle içermiyor. Hafif, kendine özgü bir kokusu var. Yapısı ince olmasına rağmen benim bu zaman kadar kullandığım yoğun yapılı göz kremleri kadar güzel nemlendiriyor. Cilt tarafından hemen emilmesine rağmen hafif serinletici ve yumuşatma etkisini bir süre daha hissediyorsunuz ki üzerine hemen göz altı kapatıcısı falan sürdüğünüzde altından kusma vs. yapmıyor. Ben verdiği parlak ve sağlıklı, uykusunu almış, dinlenmiş gözaltları etkisini çok sevdim. Ürüne ait göz altı morluklarına iyi geldiğini belirtenler de olmuş ancak benim bu konuda bir sıkıntım olmadığı için net bir yorum yapamıyorum.









                  İçerik listesi, ambalaj üstü bilgileri ise yukarıdaki fotoğraflardaki gibi. Ürünün miktarı ise benzeri pek çok üründen farklı olarak 20 ml. ve fiyatı 25 tl. civarında.  Keşke marka başka kozmetik mağazalarında satılsa diyerek yazımı bitiriyorum.

                Sevgiler........

7 Mart 2017 Salı

URBAN DECAY TEKLİ FAR - MUSHROOM

                  Çok uzun zamandır renkli - koyu renkli göz makyajları yapmıyorum. Genelde renk tercihlerim gözlerimi canlı ve ferah gösterecek açık renklerden oluşuyor. Ancak bazen bazı renkler de lazım oluyor ve bence her kadının elinin altında bulunması gereken birkaç renk var ki bunlardan biri güzel bir gri.
                  Urban Decay malum, dünya çapında gerçekten başarılı ürünleri olan bir marka. Birkaç yıl öncesine kadar ürün skalası sınırlıyken, son zamanlarda yeni ürünlerin de eklenmesiyle ürün yelpazesi genişledi.
                  Çok uzun zaman meşhur far paletlerinden birini almayı düşündüm ama artık dediğim gibi çok göz makyajı yapmadığım için sadece tekli bir far seçmeyi tercih ettim. Çok aklım kalsa da birbirinden renkli far paletleri bana göre değil biliyorum çünkü bir süre sonra kullanmadığım renklerle elimde kalıp ziyan olacak, çekmecelerde yer kaplaması da cabası.....










                     Urban Decay tekli farlardan Mushroom oldukça yumuşak yapılı, kadife gibi dokusu olan, kuvvetli renk veren bir far, serideki farların tümü de böyle - alırken elimde pek çok farklı renk denemiştim - üst üste uygulama yapmaya izin veriyor. Elimde markanın paletlerinden olmadığı için bir karşılaştırma yapamayacağım ama netten okuduğum kadarıyla paletlerdeki farların kaliteleri ile aynı. Gün sonunda baz kullanmadan bile kalıcılığı  başarılı. Seride buna benzer yarı chrome ve daha mat olan pek çok güzel renkler var ki sanırım yakın zamanda bir de daha ışıltılı bir seri çıktı. Takip ettiğim kadarıyla o seride de harika renkler var.


 

                   Ürünün ambalajı da kesinlikle çok başarılı. Markanın bu tekli farlarını ayrıca refill olarak 4' lü ambalajlara da yerleştirerek mini bir palet elde edebiliyorsunuz.


 



                Ambalaj üstü bilgileri ise yukarıdaki fotoğraftaki gibi. Urban Decay tekli farlar 1,5 gr. ve şu an 82 tl. Ben yaklaşık 3 yıl önce bir Sephora kampanyasından şu an ki fiyatının nerdeyse yarısına almıştım. Bu noktada tekli fara bu fiyatı vermek yerine palet almak kesinlikle daha mantıklı ancak benim gibi paletler ziyan olacak diye düşünüyorsanız tercih sizin.
              Urban Decay ürünlerine Sephora Mağazalarından, kendi mağazalarından ve geçtiğimiz yıl açtığı kendi online sitesinden ulaşabilirsiniz.
           
               Sevgiler...... 

28 Şubat 2017 Salı

BİTTİ-GİTTİ-23(OCAK-ŞUBAT 2017)

                     Merhabalar yılın ilk biten ürünleri bugün karşınızda. Öncelikle hemen belirteyim sevgili Kırmızı Rujlu Blog' un etkisiyle yılın renkli kozmetik ürünlerini yıl sonunda topluca yayınlayacağım. Kendisinde görüp çok beğenmiştim bu fikri, buradan sevgiler.. Umarım biriktirdiklerimden bıkmam da yıl sonuna kadar sabırla bekleyebilirim. Öyleyse hemen başlayalım;




1-Isana Deodorant: Geçtiğimiz aylarda da bir tane bitirmiştim. Koruması bana yetmiyor, mecbur olmazsam bir daha almam sanırım.
2-Nivea Deodorant: Yaz için süper koruması olan bir deodorant ama ben yanlışlıkla alıp kış döneminde kullandığım için kol altlarımda kaşıntı yaptı. O nedenle yarısını kullanmadım. Sanırım çöpe gidecek.
3-Yves Rocher Parfüm: Kiraz çiçekli olan. Daha önce Müge çiçeği olanı kullanıp çok sevmiştim. Güzel ama çok emin olamadım ben. Ayrıntılı yazısı gelecek.




4-Slazanger Parfüm: Markette görüp uygun fiyatıyla almıştım. Günlük olarak kullandım. İlk başlarda kokusunu çok beğenmiştim, bitmesine yakın bir bozulma oldu sanki, dibinde hala birazcık var ama çöpe gidecek.
5-Loreal Nemlendirici : Başlığa kısa adı ile yazdım. 2. kavanoz bitti, şimdi başka ürün deniyorum ama her zaman alınabilecek, beğendiğim bir nemlendirici yüz kremi kendisi.




6-Yves Rocher Duş Jeli: Yukarıdaki parfümü aldığımda yanında aldığım indirimli ürünlerden. İlk kokladığımda çok sevdim ama ne yazık ki kalıcı değil. Özellikle gidip almam ama ürün yanında cazip indirim olursa belki düşünebilirim.
7-Avon Body Butter: Sanırım artık olmayan bir ürün, üyeliğimi bitirdiğim için zaten takip etmiyorum. Planet Spa da markanın oldukça başarılı bir serisi, içinde hafif ışıltıları olan, nemlendirmesi başarılı, koyu kıvamlı güzel bir üründü.


   

8-Vichy Aqualia Thermal Nemlendirici Numunesi: Kısa seyahatimde yanıma almıştım. Çoooook beğendim. bir poşet sabah akşam kullanımla 1 gün yetti. Yoğun yapısı ile cildi çok güzel nemlendiren bir ürün. En kısa zamanda tam boyunu alacağım sanırım.
9-Collagen Göz Kremi: Ayrıntılı yazısı gelecek. Çok beğendim ama artık Watsons Mağazalarından alış veriş yapmıyorum.

                 Geçtiğimiz 2 ayda bu kadar ürün bitirebildim. Çok fazla değil, bir süredir çok çok az ürün kullanmaya çalışıyorum, neredeyse sadece zorunlu ürünler ve tabii ki bazı ürünleri de eklemediğimi tekrar belirteyim ( pamuk, diş macunu, burun bantı vs. ).

                Gelecek ürün yazılarında görüşmek üzere.

               Sevgiler.....  

20 Şubat 2017 Pazartesi

ORGANIX SEA MINERAL MOISTURE SHAMPOO & CONDITIONER

                 Markanın Bioti ve Kolajen serisinden sonra sevdiğim bir ürünü ile karşınızdayım bugün. Ogx ile tam sevgi ve nefret ilişkisi arasında kalmışken sevgili Başak' ın önerisi ile Deniz mineralli seriyi edindim ki o gün bügündür çok memnun kaldığım ürünler oldular.




                  Hatta ben bu yazıyı yazarken şampuanın neredeyse 2. kutusu bitmek üzere, geçtiğimiz ay 1 kutu bitirip biten yazımda yer vermiştim.






             Ogx deniz mineralli nemlendirici şampuan, içerdiği deniz yosunu ve alg gibi içeriklerle canlı ve parlak saçlar sağlıyor. Saç uçlarındaki kırılmaları da engelleyen serinin benim saçıma kattığı en güzel kısım verdiği yumuşaklık. Saç kremi ile beraber düzenli olarak kullandığımda ise karakteristik olmayan kıvırcık saçlarımın yoluk yün görüntüsüne son verdi.






                 Serinin en sevdiğim yanlarından biri de okyanusu, yaz mevsimini hatırlatan o güzel kokusuyla deniz kenarında, güneşte kendi kendine kurumuş saçlar elde ediyor oluşunuz. Eğer çok düzgün ve hoş kıvırcıklara sahipseniz şekil vermeden rahatlıkla kullanabilirsiniz.              
                Organix şampuanların miktarı 385 tl. ve fiyatları 40 tl. civarında, indirmleri takip ettiğinizde 25 tl. ye kadar düşebiliyor. Açık konuşayım kalabalık aileler için ekonomik değil ancak tek kişi kullanıldığında oldukça uzun bir süre yetiyor ve SLS, Paraben gibi zararlı kimyasallar içermediğinden saç ve saçlı deriye zarar vermediği için de özellikle fiyatını telafi ediyor.
               Ogx şampuanlardan özellikle bambu ve limonlu olan serileri de merak ediyorum. Denk geldiğimde  alacağım. Bakalım onlar hakkında düşüncelerim nasıl olacak ?

              Sevgiler.....    

16 Şubat 2017 Perşembe

ORGANIX BIOTIN VE COLLAGEN ŞAMPUAN GERÇEKTEN SAÇ UZATIYOR MU?

                    Tam adı Ogx thick & full biotin & collagen şampuan olan ürün yazımı oldukça uzun zaman önce yazmıştım. Ürün hakkındaki yorumlarımda orta şekerliydi. Neden bilmiyorum ben kendi saçlarımda kullandığım süre içerisinde öyle mucizevi bir uzama farketmedim.
                   Hatta ürün yazımdan sonra tam emin olmak için 2. kutu şampuanı da edindim. belki daha çok ürün kullanmak gerekirdi tabii ama sanırım o kadar sabredemedim. Şahsi fikrim bu şampuanın bir saçın normal uzama süresine extra bir hız katmadığı yönünde.


  



                  Bakınız yukarıdaki fotoğraflardan soldaki, ürünü kullandıktan sonraki 2. ay sonunda çekildi yani 1. kutu bittiğinde, 2. fotoğraf ise sonraki 2. ay sonunda 2. kutu bittiğinde. Yani toplamda 4 aylık bir süre ancak yine belirttiğim gibi öyle ayda 3 - 5 cm. gibi bir uzama söz konusu değil.
Ürünün ayrıntılı yazısında da belirttiğim gibi dışarıdan yapılan bakımlarla bu tür etkiler elde etmek gerçekten çok zor ve güç.
                 Peki buna rağmen hiç güzel etkisi yok mu Organix Şampuanların. Elbette var özellikle bu ürün için, saç teli üzerindeki dolgunlaştırma etkisi güzel
( ancak dediğim saç çıkartma gibi bir etki değil ). Bu serinin ardından deniz mineralli olanı kullanmaya başladım ve ürünler hakkındaki genel kanım Ogx Şampuan ve saç kremlerinin benim saçlı derim ile güzel anlaştığı. Kaşıntı, SD atağı, kızarıklık yaratmadığı. Hatta çok karakteristik olmayan buklelerimi bile düzene soktular diyebilirim.
                Şimdilik Organix şampuanlarla bir süre daha iyi geçineceğiz gibi görünüyor.

                Sevgiler....... 

19 Ocak 2017 Perşembe

BIODERMA ATODERM SHOWER OIL

                      Merhabalar, bir süre aradan sonra biraz geçikmiş olsam da yeni yılın ilk yazısıyla yine karşınızdayım. Bugün oldukça uzun bir süredir kullanıp memnun kaldığımız bir üründen bahsedeceğim. Bahsi geçen ürünü geçtiğimiz kış kızımda aniden beliren alerjik reaksiyon sonucu hem cilt hekimimiz hem de çocuk hekimimiz önermişti. Daha öncede Bioderma ürünleriden kullanıp memnun kaldığımız için tereddütsüz edindik ve özellikle kızım bu ürünü kullandığından beri kaşıntı atakları çok seyrekleşti.
                    Ürünü kızımla beraber arada ben de kullanıyorum, özellikle cildimde aşırı kuruma hissetiğim kış aylarında.




                Bioderma Atoderm duş yağı, içeriğindeki Skin Barrier Therapy ile kuru, çok kuru ciltleri daha uzun süre nemli tutarak kaşıntı, kızarıklık gibi atakları azaltıyor.
                Ürün açık sarı renkte, diğer duş jellerine göre birz daha sıvı yapıda. Adı gibi gerçekten sıvı yağ formunda da diyebiliriz. Kendine özgü bir kokusu var. Paraben, sabun ve renklendirici içermiyor. Ürün vücutla bereber saç ve yüzde de kullanabiliyor. Bu noktada çok köpüren bir ürün değil dolayısıyla ilk anda çok fresh bir his vermiyor. Özellikle çocuklar için ayrı ayrı ürün kullanımı yerine tek bir ürünle temizlenme seansını çözümlüyor. Duş sonrasında asla yağlı olmayan ama nemli bir cilt ile karşılaşıyorsunuz. Kızımın özellikle üst kol bölgesindeki minik pütürlü durum bu ürünü kullandığımızdan beri çok çok azaldı. Tabii duş sonrasında da extre nemlendirici bir ürün ( Excipial Hydro ) ile nem desteği yapıyoruz. Atoderm serisinin kendi bakım ürünü ile de nem takviyesini devam ettirebilirsiniz.
                   Ürünün sanırım 200, 500 ve 1000 ml. lik boyları bulunuyor ve pompalı ambalajda geliyor ki pompalı uç her ortamda çok büyük kullanım kolaylığı sağlıyor.
                   Ambalaj üstü bilgileri ve içerik listesi;






                     Bizim elimizdeki 1000 ml.lik ürün ve aldığım zaman 50 tl. civarındaydı. Bu noktada diğer boylara göre bu boy fiyat olarak daha avantajlı oluyor. Ben bir daha ki sefere tabii ki hekimimze de danışarak serinin '' Intensive Foam '' versiyonunu da denemek istiyorum.

                    Sevgiler......