24 Temmuz 2017 Pazartesi

OGX MOISTURE + VITAMIN B5 SHAMPOO AND CONDITIONER

                       Merhabalar: bir süredir yine ara verdim yazılara, evet biliyorum ama bu kez mecburi bir ara oldu sevgili okurlar. Önce bilgisayarımın bozulması, ardından fotoğrafları kurtarma ve yeni bilgisayar arayışı derken bugün yeniden buluştuk. Bu aradaki günlük telaşe ve koşturmaları hiç saymıyorum bile. Ha tatil mi o neydi hatırlamıyorum ?
                      Neyse efendim biz şimdi gelelim bugünki yazının konusuna;




uzunca bir süredir Organics şampuanları ve beraberinde saç kremlerini kullanıyorum ve hemen hemen kullandığım her seriden memnun kaldım. Diğer serilere etiket bölümünden ulaşabilirsiniz. Provitamin b5 içeren seriyi de ilkbahardan beri kullanıyorum, 2. şişe bitmek üzere.
                    Ogx provitamin B5 serisi, öncelili olarak saçlara nem vererek güçlendirmeyi amaçlıyor. Verdiği nem sayesinde kopma ve kırılmaları önleyerek saçların daha hızlı ve sağlıklı uzamasını sağlıyor. Benim saçlarımdaki etkisine gelecek olursam - ben saçları çok zor ve geç uzayan biriyim, öyle ayda 1 cm. falan asla uzamaz - şaşırtıcı biçimde kullandığımdan beri saçlarım daha bir hızlı uzadı diyebilirim ya da şöyle diyeyim normal uzama hızına geldi. Tabii bu durumda, yaz mevsiminin  gelmesiyle daha sık duş alıyor olmak ve benim bu dönemde Omega 3 açısından daha iyi beslenmemin etkisi de var. Bir hafta önce sıcaklardan çok bunalıp saçlarımı kısaltmış olsam da OGX şampuanları olabildiğince kullanıp, deneyimlemeye devam diyorum.




                   Şampuanla beraber bu serinin saç kreminden de oldukça memnun kaldım.  Her iki ürününde belirgin bir kokusu yok. Şampuanın rengi şeffaf ve verdiği temizlik hissi güzel, sadece yumuşaklık konusunda çok bir etki göremedim çünkü benim saçlarım boyalı işlem görmüş saçlar. Normal bir saçta eminim yumuşaklık etkisi de görülür. Saç kremi ise mat beyaz renkte, şampuan üzerine kullanınca yumuşatıyor, saçı kuruduktan sonra yağlandırmıyor.
                  Ogx Provitamin b5 serisi diğer seriler gibi 385 ml. ve 35 tl. civarında fiyata sahipler.

                  Sevgiler.......  

30 Haziran 2017 Cuma

BİTTİ-GİTTİ-25(MAYIS-HAZİRAN 2017)

                        Bir bitti - gitti yazısından daha merhabalar. Lafı çok uzatmadan geçtiğimiz iki ayda bitirdiğim ürünlere geçiyorum.




1- Loreal Elseve Saç Maskesi: Sonunda bitti. Yani ben bazen bazı ürünleri kullanırken çok sıkılıyorum. Bu saç maskesi de öyle ürünlerden biriydi. Sanırım bir daha almayacağım.
2- Isana Duş Jeli: Markadan bir duş jeli daha. Bir önceki duş jelinden daha iyiydi. Sanırım ben krem formdaki duş ürünlerini daha çok seviyorum. Kokusu meyveli ve kalıcılığı da biraz daha fazla.
3- Palmolive Duş Jeli: Bu ürünü sırf kokusu çok güzel olduğu için ekledim. Ailecek kullanıp bitirdik. Formülünde çekici hiç bir durum yok ama kokusu tam benim sevdiğim gibi. Keşke bazı ürünlerin parfümü falan olsa dediklerimden.




4- Calvin Klein in 2 You Her Parfüm: Yazısı gelecek. Dev boy 150 ml.




5- Nivea Aqua Nemlendirici: 2. kutu bitmek üzere. Yazısı yakında gelecek.
6- Nivea Q 10 Serum: Yazısı yakında gelecek.
7- Olay nemlendirici: Çokyakın zamanda yazısını yazmıştım. Genel olarak memnun kaldığım bir ürün oldu. Denk gelirsem tekrar alabilirim.
8- Himalaya Peeling: Maalesef çöpe gitti. Yazısı yakında gelecek. Sevmedim.





9- Loreal Göz Kremi: Ayrıntılı yazısı gelecek.
10- Avon El Kremi: Mini boy el kremi. Çantada taşımak için çok iyi oluyor bu mini boy ürünler. Bu seriyi de seviyordum. Avon temsilcisiyken stok yapmışım. 1 tane daha var. Bu tip mini el kremlerinin uygun fiyatlı versiyonu Gratis' te Bee Beauty ve Dalan zeytinyağlı var. Biraz daha yüksek fiyatlı olanları ise Body Shop ve Loccitane markasında bulunuyor.




                  Son fotoğraf bayram tatilindeki kısa yurtdışı gezisinde bitirdiğim tester ürünler.
                  -Estee Lauder Advance Night Repair yüz ve göz serumu:  Tek kullanımlık oldukları için etkisi hakkında bir yorum yapamam ama yapıları güzeldi, sevdim. Yüz serumu jel kıvamlı iken göz serumu silikonlu bir yapıdaydı. Belki alırım diyeceğim ama çok yüksek fiyatlı oluşları düşündürüyor.
                      -La Roche Posay Toleraine Temizleme sütü: Sevdiğim bir ürün oldu. İşimi çok kolaylaştırdı diyebilirim. Orta - koyu göz makyajımı da güzel temizledi. Ben çok temizleme sütü kullanmıyorum karma - yağlı ciltli olduğum için ama kışın tam boyunu deneyebilirim.
                  -Vichy Normaderm ve Liftactiv Nemlendirici: İkisi de güzeldi. Sanırım bunlardan daha önce de kullanmıştım. Vichy kremleri seviyorum ben. Normaderm, yaz mevsimi ve karma - yağlı ciltler için ideal bir ürün. Liftactiv, daha yoğun yapılı, çok güzel yumuşatıyor. İleri yaş, gece bakımı, normal - kuru ciltler için ideal.....   

                  Ürün konusunda biraz geriden geliyorum. Yeni yazılacak ürünlerim sırada bekliyor ama zamanı geldikçe yazmaya çalışıyorum. Renkli kozmetikler yazılmak için yine kutusunda yıl sonunu bekliyor. Bir sonraki bitti - gitti yazısında görüşmek üzere......

                 Sevgiler.......

26 Haziran 2017 Pazartesi

ANLAŞAMADIĞIM ÜRÜNLER - 11 - MARIONNAUD GÖZ FIRÇASI NO:8

                   Merhabalar, Marionnaud fırçalardan daha önce de bir tane blogumda yazmıştım. O fırçayı beğenince hemen ardından bu göz fırçasını da beğeneceğimi düşünerek almıştım ancak açılıfırça beni ne kadar mutlu ettiyse bu göz fırçasıyla da bir o kadar anlaşamadık.








                  Bu fırçayı ilk gördüğümde aslında çok güzel smokey makyajlar çıkartacağımı düşünmüştüm ancak fırçanın tüyleri doğal kıllardan yapıldığı için aşırı yumuşak. Bu tip bir definer fırçanın bence ne çok sert ne de tıpkı bu fırçadaki gibi çok yumuşak olmaması gerekiyor. Orta sertlikte olması sanırım en iyisi. O kadar yumuşak ki hangi farla denediysem bir türlü fırçaya tutunmadı ve istediğim görüntüyü veremedim o nedenle kendisiyle pek anlaşamadık.
                Sanırım markanın 2 ayrı serisi var ve ferrulesi gümüş metal olan diğer seri daha iyi. Marionnaud fırçalar ben aldığımda Watson Mağazalarında satılıyordu ve fiyatı 8 - 10 tl. arasındaydı. Şimdilerde pek raflarda görmüyorum, rastlarsanız aklınızda bulunsun.

                Sevgiler....... 

22 Haziran 2017 Perşembe

YVES ROCHER CERISIER EN FLEURS EDT - KİRAZ ÇİÇEĞİ

                   Merhabalar, bugünün konusu olan Yves Rocher kirazçiçeği kokulu edt, geçtiğimiz kış kullanıp bitirdiğim kokulardan biriydi.




 
                    Yeniyıl zamanı güzel bir indirimle almıştım, böylece serideki 4 kokudan 2.sini de denemiş oldum. Kiraz çiçeğini çok sevdiğim için hiç tereddüt etmeden seçmiştim ancak kalıcılığının bende bu kadar az olacağını hiç düşünmemiştim. Benim tenimde ortalama 2 - 4 saat civarında kalıcı oldu. Az kalıcılık, hem ürünün edt olmasından hem de benim cilt yapımdan kaynaklanıyor. Daha genç ciltlerde daha kalıcı olacağından eminim.






                               Yves Rocher kirazçiçeği aslında çok hoş bir koku, oldukça hafif ama ben yine de sonbahar ve kışa daha çok yakıştırdım sanırım. İlk sıktığınız anda bol bol kirazçiçeği ferahlığını hissediyorsunuz. Kesinlikle tatlı, sıcak ama şekerli olmayan taze, güzel bir koku. Kokusu gidene kadar garip bir şekilde kendimi bana taze ve yenilenmiş hissettirdi. Keşke daha kalıcı olsaydı da verdiği bu his daha uzun süre devam etseydi.
                            Ürün 100 ml. ve 60 tl. fiyatı var ancak marka çok sık indirime giriyor. Yarı fiyatına kadar indirimli alabilirsiniz. Kokuyu sevmiş olmama rağmen ben sanırım bir daha edinmeyeceğim. İçerik listesi ise aşağıdaki gibi;




                 Mutlu günler dileğiyle, sevgiler........

16 Haziran 2017 Cuma

M.A.C MİNERAL ALLIK - SWEET SENTIMENT

                   Merhabalar, bugünkü yazım markanın 2014 yılı sonbaharında çıkarttığı Heirloom Mix koleksiyonun bir parçası olan Sweet Sentiment allık.
               





                  Normalde markanın koleksiyon ürünlerini pek başarılı bulmuyorum ve hatta bununla beraber kızarıklık sorunum nedeniyle bu tondaki pembe allıklardan da uzak dururum. Ancak bu allığı outlet satış mağazasında denediğimde rengini, yapısını ve özellikle kalıcılığını çok beğenince, hazır evde bir de genç kız yetişiyorken atıvermiştim sepete. Nitekim iyi de yapmışım o gün bugündür sıkça kullanıyorum. Özellikle günlük makyajlarında hafif  görüntüyü sevenler için bu tonlar oldukça iyi oluyor. Pembe tonuna rağmen çok ışıltısı olmadığı için genç yaş grubu tarafından da rahatlıkla kullanılabilir. Ben özellikle ilkbahar ve yaz aylarına yakıştırıyorum ama her mevsim kullanılabilecek güzel bir renk tabii.
                 Sürdükten sonra çok taze, canlı ve güzel bir görüntü veriyor. bana kendimi - hani böyle spordan yeni çıkınca kendimizi iyi hissederiz ya - hah işte tam da öyle hissettiriyor.
                 Ürünün yapısı oldukça yumuşak buna rağmen çok tozutmuyor ve kalıcılığı oldukça iyi, yağlı cildime rağmen 6 - 8 saat cildimde kalmış oluyor.
                 Ambalajı markanın ise eski versiyon allık ambalajlarından ancak yılbaşı koleksiyonu olduğu için siyah akrilik üzerine eklenen ışıltılar sanki galaksi havası ysratmış, çok hoş olmuş.




                     Bu allıkta en sevdiğim, miktarını artırarak tonunu liladan orta - koyu - canlı pembeye doğru ayarlayabilmeniz. Belki çok çok esmer bir cilt tonuna sahipseniz elinizin ayarını hafif tutarak aydınlatıcı olarak bile kullanılacak bir renk.




               Markanın allıklarını seviyorsanız belki bu koleksiyon ürününü artık raflarda bulamasanız bile benzer bir ton mutlaka bulacaksınızdır.


              Sevgiler ve mutlu hafta sonları.......

5 Haziran 2017 Pazartesi

OLAY COMPLETE GÜNEŞİN BRONZ DOKUNUŞU GÜNDÜZ KREMİ

                Olay, ürünlerini genel olarak çok deneyimlediğim bir marka değil. Ama listemde birkaç ürünü de yok değil. Hatta bir ara ülkemizden çekildi vs. dediklerinde üzülmüştüm ama sonradan çekilmedi. Ben şu an sadece Rossman Mağazalarında bazı ürünlerini görüyorum.  Geçtiğimiz sonbahar bir kozmetik deposunda bu ürüne rastladığımda da bir denemek istedim.






                       Ürün SPF 15 içeren bir nemlendirici - gündüz kremi aslında. Ama onu benzerlerinden farklı kılan tıpkı self - tan vücut ürünleri gibi yüzünüzün rengini çok hafif değiştirmesi. Ancak bunun kıvamını öyle güzel ayarlamışlar ki yüzünüz çok güzel, hafif bir renk alıyor, ten renginiz hafif kırılıyor. Ancak çok esmerseniz renginizin kırıldığı belli olmayabilir.
                        Ürünün rengi, çekmeyi unutmuşum ama dış ambalaj gibi sarı renkte. Kullandıkça ambalaj ağzında biriken kalıntılar koyu bir renk alıyor. Yapısı orta - ince, losyon kıvamında, akışkan. Ben nemlendirmesini normal, karma, yağlı ciltler için yeterli buldum. Kuru ciltler alttan destekleyebilirler. Bu tür ürünlerin pek çoğunda olduğu gibi kına benzeri bir kokusu var, sevmiyorsanız ilk sürüşte rahatsız olabilirsiniz. Ortalama 5 dakika sonra kokusu kayboluyor.
                      Ben bu ürünü daha çok güneş korumasının da miktarı nedeniyle genellikle sonbahardan kış mevsimine geçişlerde kullanmayı seviyorum. Hem cildimi canlı - güzel gösteriyor hem de
bakım - koruma yapmış oluyor.
                      Ambalaj üstü bilgileri ve içerik listesi ise aşağıdaki fotoğraflardaki gibi.


 







                    Ürün miktarı 50 ml. ve fiyatı 22 tl. Denk geldiğinizde belki denemek isterseniz.

                 
                    Sevgiler......  

29 Mayıs 2017 Pazartesi

SISLEY - PARIS PHYTO LIP SHINE

                      Merhabalar, ne zamandır bir ruj yazısı yazmamıştım. Renkli kozmetik ürün tanıtımları içinde en sevdiklerimden biri sanırım ruj yazıları. Bugün Sisley - Paris markasına ait bir ruju anlatmaya çalışacağım. Markanın birkaç ruj serisi var, benim seçimim serinin çok övülen özelliği olan yumuşatma etkisi nedeniyle '' Phyto shine '' serisinden olmuştu.








                  Phyto lip shine rujlar markanın  adı üzerinde bitkisel içeriğe sahip serisi. İçeriğindeki Mango ve Kokum meyveşi
 ( Hindistanda yetişen, keskin tatlı, erik benzeri bir meyve ) ile zenginleştirilmiş. Bol yumuşaklık vaadeden ürün gerçekten bu zaman kadar gördüğüm yarı şeffaf yapıdaki en kalıcı ve en yumuşaklık veren rujum diyebilirim. Bütün kış neredeyse bu ruju sürdüm. Verdiği yumuşaklık ve yumuşaklığın kalıcı olması nedeniyle tedavi edici özelliği de olduğu belirtilmiş ancak bu yönde bir izlenimim olmadı ama dediğim gibi bütün kış bunu sürdüğümde dışarıda geçirdiğim zamanlarda hiç dudak çatlaması, gerilmesi gibi sıkıntılar yaşamadım. Bunlarla beraber yeme - içme sonrasında da şaşırtıcı şekilde kalıcı.
             


             




                    Phyto lip shine serisinde 13 renk var , benim seçtiğim renk 4 numara
'' rosewood ''. Serideki rujların herhangi özel bir tadı ve parfümlü kokusu yok. Parlak gümüş rengi metal ambalaj çok şık ve bu şıklığı pekiştiren bir diğer detayda genelde high - end allıklarda gördüğümüz bordo kadife kılıf. Yani çok gerekli değil tabii ama çizilmeyi önleyici olduğu da bir gerçek.



                   Sisley - Paris rujların içerik listesi yukarıdaki fotoğraftaki gibi. Phyto lip shine serisi rujların tek  olumsuz yanı fiyatı dersem yanlış söylemiş olmam. Ülkemizdeki fiyatı 150 tl. civarında. Bu nedenle normal fiyatı ile değil de yılın özellikle en indirimli zamanları olan yeni yıl zamanında % 50 ' ye kadar indirimli alabilirsiniz. Bununla beraber markanın ürünlerinin standı ülkemizdeki her selektif kozmetik mağazasında bulunmuyor.  
                   Marka hakkında da biraz bilgi vermem gerekirse; ülkemizdeki İtalyan kökenli bir giyim firması ile adı benzese de Sisley - Paris, Fransız kökenli bağımsız bir kozmetik firması. Marka 1976 yılında Hubert ve Isabel d' Ornano tarafından kurulmuş ve o günden bu güne 3 kuşak aile şirketi olarak varlıklarını sürdürüyorlar. Ailenin Fransa'nın kuzeyinde ürünlerinde kullandığı bitki ve çiçekleri yetiştirdiği 13 hektarlık bir de arazisi bulunuyor.
                  Aile 2007 yılında ilk kuşak büyüklerinin adını ve markayı yaşatmak için ürünlerinden elde edilen gelirin bir kısmı ile Avrupa' nın pek çok ülkesinde eğitime muhtaç gençlerin burslarını karşılayan bir de vakıf kurmuş.


                Bugünlük benden bu kadar, yeni ürün yazılarında görüşmek üzere.
                Sevgiler........




   

15 Mayıs 2017 Pazartesi

SALLY HANSEN SAFİR TIRNAK TÖRPÜSÜ

                   Benim tırnaklarım çok zayıf ve güçsüz. Bu yüzden belli bir boydan yukarı hiç uzamaz. Kırılma ve dönem dönem soyulma da cabası. Tabii tırnak da saç ve cilt gibi içerden bakıldığı zaman kuvvetlenen bir yapı. Ancak temiz, normal boyda kesilmiş el tırnakları kırılma, soyulma problemi olsun olmasın düzgün şekil verilmediğinde hoş olmayabiliyor.
                 Tırnaklar için düzgün şekilden kastım düz, yuvarlak, sivri şekli değil de daha çok benim testere diye adlandırdığım o tırtıklı durum. Tırnaklar güzel törpü yapılmadığında kullandığınız, giydiğiniz her şeye takılıyor. Üstelik bu durum benim gibi zayıf tırnaklarda tırnağın yırtılmasına da daha çok sebep oluyor.
                  Ben bu durum için daha önce pek çok seçenek denedim. Akrilik törpü, cam törpü, tek kullanımlık kağıt törpü.....Ama en sonunda Sally Hansen Safir Törpü ile çok rahat ettim.




                    Tabii şu son zamanlarda kozmetik - güzellik teknolojisi geliştikçe çıkmayan ojelerden tutunda türlü çeşit protez, jel ve benim daha bilmediğim birçok çeşit yapay tırnak yapılıyor ve istediğiniz boyda, biçimde şekil veriliyor. Kimileri çok doğal dururken kimileri gerçekten yapay bir görüntü veriyor. İşin bu kısmı tamamen tercih meselesi ama hala benim gibi eski usül tırnağını kes, törpüle, yağ ile etleri geri it şeklinde el bakımı yapıyorsanız safir törpüden memnun kalırsınız.
                   Sally Hansen Safir Tırnak Törpüsü, benim bu zamana kadar '' metal törpü tırnağa zarar verir'' tabumu yıkan bir ürün oldu. Tasarımı ile 2 aşamada tırnağa şekil verdiğiniz için minimum tırtıklanma ve sonucunda takılma yaşıyorsunuz.


 

                   1. Aşama olarak tırnağınızı ilk kestiğinizde kaba şeklini törpünün iç bükey kısmı ile veriyorsunuz. Törpünün bu kısımdaki pütürcükleri biraz daha fazla. İlk şekillendirme için olmakla beraber çok sert tırnaklar ve ayak tırnakları için de sadece bu kısmı kullanabilirsiniz.




                   Törpünün dış bükey olan kısmı ise şekillendirmenin 2. kısmını oluşturuyor. Bu kısımdaki pütürcükler daha ince dolayısısyla ince çalışma ve son şekillendirme işlemini bu kısımla gerçekleştirebilirsiniz.




                  Sally Hansen törpü ile ilgili sevdiğim noktalardan biri de yukarıda bahsettiğim yapısı itibariyle çok uzun ömürlü oluşu. Bu benim 2. törpüm, 1.yi çok uzun zamandır kullanıyordum, 3 yıl olmuştur.
                 Sally Hansen Safir Tırnak Törpüsü yetkili eczelerde 25 tl. ye satılıyor. Nette güvendiğiniz dermokozmetik alış - veriş  sitelerinde daha indirimli almanız mümkün.

                 Sevgiler........    

11 Mayıs 2017 Perşembe

LOREAL ELSEVE MUCİZEVİ YAĞ SAÇ GÜZELLEŞTİRİCİ KREM

                     Merhabalar bugün yine bir saç bakım ürünü ile karşınızdayım. Yazının başında hemen belirteyim daha iyisini bulana kadar favori saç bakım ürünümü bulmuş olabilirim. Zira uzun bir süredir çok severek kullanıyorum kendisini.




                          Loreal, hiç şüphesiz bu mucizevi yağ serisini çok sevdi, kullanıcılardan da olumlu yorumlar alınca her skalada kullanır oldular. Mucizevi yağ serisinin sıvı yağ formundaki ürününü daha önce kullanıp memnun kalmıştım. Sonrasında yine pek çok Loreal Elseve serisi saç ürünleri kullandım
( Diğer ürünlere etiket bölümünden ulaşabilirsiniz ). Bu ise krem formda ve durulanmıyor.
                         Ürün, tıpkı serideki diğer ürünlerde olduğu gibi içerdiği 6 değerli çiçek özünün yağı ile zenginleştirilmiş. Yapısı oldukça hafif, kıvamı ve rengi bozaya benziyor. Kokusu benim için tek kelime ile harika, bayılıyorum. Banyo sonrası nemli ve kuru saça uygulanabiliyor. Ben genelde nemi alınmış saça uyguluyorum. Dipleri yağlı, uçları kuru saçlarımı yağlandırmadan, ağırlaştırmadan çok güzel nemlendiriyor, yumuşaklık, parlaklık veriyor. Bir sonraki yıkamaya kadar kolay taranıyor. Kısacası vaatlerinin hepsini yerine getiren nadir ürünlerden. Isıya karşı koruma ile ilgili bir vaadi olmasa da ben bu konuda da başarılı buldum. 



                         Ambalajı klasik tüp ambalaj ve aç - kapa kapak, sadece ilk kullanımda ürün kıvamı biraz sıvı geldiği için fazla gelebilir, sonra eliniz alıştıkça saç uzunluğunuza göre istediğiniz miktarda alıp kullanabilirsiniz. Benim omuzlarımı geçen uzun saçlarımın uçları için ortalama bir çay kaşığı kadar miktar yetiyor.
                        Ürünün, biri tüm saç tipleri için normal olan ve boyalı saçlar için olan 2 ayrı çeşidi var. Saçlarım boyalı olmasına rağmen ilk deneme için bunu almıştım en kısa zamanda diğerinide deneyeceğim. Ürün miktarı 150 ml. ve satış fiyatı marketlerde - kozmetik marketlerde 12 - 15 tl. arasında değişiyor. İndirim zamanları yarı fiyatına kadar edinilebilir. 


  



                    Son fotoğraflar ise ambalaj üstü bilgileri ve içerik listesine ait. 

                    Sevgiler....... 

30 Nisan 2017 Pazar

BİTTİ-GİTTİ-24(MART-NİSAN 2017)

                   Bir bitti - gitti yazısından daha merhabalar. Yine oldukça az ürün bitirdiğim bir 2 ay geçirdim. Bakalım Şubat ve Mart aylarında severek bitirdiğim ve zoraki kullandığım ürünler, çöpe gidenler nelermiş.
                   Yazıma başlamadan bulanık çıkan 1. fotoğraf için sizlerden özür diliyorum. Çektikten sonra fotoğrafları kontrol etmeden ürünleri atmış bulundum ve bu nedenle yenisini çekemedim.




1-2- Ogx Sea Mineral Şampuan ve Saç Kremi : Markanın sevdiğim ürünlerinden. Şu an kırmızı seriyi kullanıyorum. Merak ettiğim serileri kullanıp bitirince tekrar alabileceklerimden biri.
3- Isana Duş Jeli: Çok övüldüğü için merak edip almıştım. Bunlar sanırım kış mevsimi için sınırlı özel üretimdi. Kokusu güzel ama hiç kalıcı değil. 4 tl.lik fiyatı ile çok çok uygun tabii ama bu fiyata koku performansından da pek bir şey beklememek lazım. Birkaç çeşidini daha almıştım, bakalım onlar nasıl çıkacak.




4- Collagen Tonik: Çok yakın zamanda yazısını yazmıştım. Tekrar almayacağım.
5- Avon saç açıcı sprey :İnce telli dolaşan saçları tararken açmak için birebir. Sevdiğim bir üründü, sanırım artık bundan bulunmuyor, yeni versiyonu olabilir ama. Sevenler kataloglara bakabilirler.
6- Nip+ Fab Peeling: Yine sevdiğim bir üründü ama yine bu ürünü de almayacağım.
7- Clinique Kil Maskesi: Bir cilt bakım analizi sırasında markanın uzmanı tarafından verilmişti. 2 kez kullandım, aslında oldukça da güzel bir maskeydi ama ben kil maskesi kullanmayı pek sevmiyorum ve normal fiyatı da oldukça yüksek. Tam boyunu almam.




8- Elizabeth Arden Green Tea Lotus Parfüm: Ayrıntılı yazısı gelecek.
9- Elizabeth Arden Sun Flower Parfüm: 30 ml. lik minik bir parfümdü. Minik parfümler özellikle çantada taşımak için iyi oluyor. Ayrıntılı yazısını yazmadım ama Gratis'te denk gelir de bir kez daha alırsam yazacağım. Kokusunun kalıcılığı ve uygun fiyatı ile beni çok şaşırtan bir parfüm oldu. Kış mevsimi için ideal, şekerli olmayan ama sıcak bir koku. Tekrar alınabilir.
10- Elizabeth Arden mini parfüm: Tam adını hatırlamıyorum. Miktarı 3 - 5 ml. arasında değişen bu mini parfümleri en fazla 2 - 3 kez kullanabiliyorsunuz ama koku hakkında fikir vermesi açısından iyi oluyor. Bu güzel bir kokuydu mesela ama kalıcı değildi.
11- Banana Republic Malachite mini parfüm: Miktarı diğerlerine göre biraz daha büyük 7,5 ml. Çok beğendiğim bir koku oldu. Uygun fiyatlı tam boyuna denk gelirsem tekrar alabilirim.


             Evet görüldüğü üzere sadece koku üzerine gitmişim bu ay. Ayrıca bir süredir her türlü deodorant kullanımını hekim tavsiyesi ile bıraktım. Bu konu ile ilgili olarak bir ara ayrıntılı bir yazı yazmayı düşünüyorum. Bir sonraki bitti - gitti yazısında görüşmek üzere.....

            Sevgiler..........

18 Nisan 2017 Salı

CABOTINE DE GRES PARFUM

                         90' lı yılların efsane kokularından biri olan Cabotine de Gres parfüm blogda bugünün konuğu. Çıktığı yıllarda gerek içerik gerekse şişe tasarımıyla oldukça sansasyon yaratan koku, şimdilerde nostaljik ya da büyükanne kokusu olarak adlandırılsa da bir dönem her yaş grubundan çok seveni vardı. Ben yıllar sonra tekrar denemek istediğim için kış başında kullanıp bitirdim, şuradaki bitti - gitti yazımda yazmıştım hatta. Şimdi bakalım benim bu koku hakkındaki fikirlerim nelermiş?  


 






               Parfüm aslında  1930 yılların aslında cok da adı duyulmamış ama Fransa ordusu da dahil  pek  çok farklı alanda çalışmalar yapmış bir modaevinin sahibesi Cabotine Cabochard' a ait. Parfüm    işi  ile  hiç ilgilenmezken, 1950' lerden sonra tekrar adını duyurmak ister ve farklı ürünler  tasarlamaya başlar. 90' lı yıllarda bu parfümü yaratırken -  o yılları yaşadığı için belki de - genç, milliyetçi, özgürlükçü, çalışkan ve yaşam enerjisi dolu olan kadınlara ilham olsun ister ve Chiristian Dior, Givenchy gibi ünlü moda evlerinin meşhur burnu, ünlü parfümör, Jean - Claude  Delville ile    birlikte çalışır.                                                                                                                                                   
             Parfümün notalarına gelince, ana hatlar çiçekler özellikle Himalayalar'da yılda bir kez açan Ginger Lily etrafında dönse de pek çok farklı meyvenin de buluşmasından oluşuyor. Bu kez liste biraz kalabalık olduğu için üst nota, alt nota diye sıralamayacağım ancak birkaç tanesini sayarsak; zambak, zencefil, mandalina, portakal, üzüm, armut, erik, sümbül, frezya, sedir ağacı, vanilya gibi gibi kokular harmanlanmış.    
       Kokunun silajı oldukça iyi olmasına rağmen kalıcılığı benim tenimde çok az oldu. Bu nedenle 1 - 3 saat aralığında tazelemem gerekti. Sıktıktan sonra çok kalıcı olduğunu söyleyenler ya da birkaç dakika sonra çok ağır geldiği için sevmeyenleri de olmuş tabii ama malum parfüm her tende şekil değiştiren bir şey ve özellikle temiz cilde kullanılması önerilir ki net ve güzel  sonuçlar alınabilsin.                   Parfümün hem karton ambalajını hem de şişe tasarımını çok beğendiğimi söylemeliyim ki yine şişe ve kapak tasarımı aslında bir grafik tasarımcı olan şişe tasarımcısı Thierry Lecoule ait. Unutmadan her ne kadar ben ülkemizde hiç denk gelmesem de Cabotine parfümün kapağı beyaz, sarı, pembe, mavi ve siyah gibi birkaç çesit flanker dediğimiz farklı versiyonu da mevcut. Cabotine parfümlerin üretici firması ise arşivinde pek çok kendine özel aromatik yağ özlerini barındıran İsviçreli Art & Fragrance firmasına ait.   


                          
                                     


                         Orijinal ambalaj üstü bilgileri ise yukarıdaki fotoğraflardaki gibi olan parfümün 100 ml.' lik fiyatı kozmetik marketlerde ortalama 50 - 70 tl. arasında değişiyor.      

Sevgiler ...................   

12 Nisan 2017 Çarşamba

COLLAGEN WHITE REGENERATION TONER

                 Merhabalar, son yazımda Collagen göz kremi ile beraber bir de tonik aldığımı belirtmiştim. Bir süre önce de toniği kullanıp bitirdim, Her ne kadar şu an markayı ve satıldığı mağazayı tercih etmiyor olsam da Collagen White Regeneration tonik bu zamana kadar kullandığım en farklı tonik olduğu için yine de yazmak istedim.





   
                          Daha önce de belirttiğim gibi beyazlatıcı seri birkaç üründen oluşuyor ve serinin toniği, yapısı itibariyle bu zamana kadar kullandığım normal toniklerden biraz daha kıvamlı. Su gibi çok akışkan değil ancak herhangi bir yağlı kıvama da sahip değil. Rengi şeffaf ve kokusuz. Ben asıl amacı olan beyazlatıcı bir etki gördüğümü söyleyemem ancak sabah - akşam kullanımla cildime çok büyük bir esneklik kazandırdığını söylemeliyim. Bu noktada ürün tüm cilt tipleri ve her yaş grubu için olsa da bence normalden kuruya cilt tipleri ve ileri yaş grubu ürünü daha çok sever.
                           Ambalajı pompalı ve son derece sağlam ve çok daha fazla ürün alıyormuş gibi gözükse de sadece 130 ml.


 





                             Ambalaj üstü, kullanım ve içerik bilgileri yukarıdaki fotoğraflardaki gibi. Her şeye almak rağmen isterseniz ürünün fiyatı 25 tl. civarında diye hatırlıyorum.

                             Sevgiler.........