6 Kasım 2013 Çarşamba

ROZASEA TEDAVİM VE KULLANDIĞIM ÜRÜNLER : GÜL HASTALIĞI - BÖLÜM : 3

              Gül hastalığı ile ilgili yazımın 3. ve son bölümüne gelmiş bulunuyoruz. Bu bölümde 2. yazımda bahsettiğim oral isotretinoin tedavim ve tedavim sırasında kullandığım cilt bakım ürünlerini anlatmaya çalışacağım. İlacımızdan kısaca baş harfini kullanarak R. diye bahsedeceğimizi daha önceki yazımda belirtmiştim. Şimdi kaldığım yerden devam ediyorum;
              Doktorum bana bu ilacı önermeden önce böyle bir ilacın varlığından haberim bile yoktu. İlaçla ilgili bir broşür ve karar vermem dahilinde bir başlangıç kartı ile eve döndüm. Kendim netten araştırdığımda çok korkunç yan etkilerle karşılaşmıştım ancak uygulanan tedaviler tamamen akne tedavisine yönelik ve çok genç yaşlarda uygulanmış tedavilerdi. Hatta genç hastaların çoğu kendi istekleriyle ilacı kullanmaya gönüllü olmuşlardı ve doktorlar ergenlik sürecinde doğal bir hadise olan sivilce ve akne problemini kendi haline bırakmak yerine bu ilacı yazıyorlardı. Oysaki 17 - 25 yaş arası insanların herhangi bir olağan dışı durum olmaksızın bu tür cilt problemleri yaşaması NORMAL VE DOĞAL bir süreçtir.
             Benim hastalığıma yönelik tedavilerin ise % 70 'i başarı ile sonuçlanıyordu. Buradaki başarı hastalığın tamamen geçmesi değil kontrol altına alınması idi. Herhangi bir sağlık problemim, sürekli kullandığım bir ilaç, kızıma bir kardeş düşünmüyor oluşumuz, ilerleyen yaşımdan dolayı yan etkileri daha az hissedecek oluşum ve nispeten kuvvetli olduğunu bildiğim bünyem  ilacı kullanmaya karar vermemde etkili oldu. Sonuçta gözümü karartarak bilinçsizce bir karar vermemiştim sadece çok fazla kaybedecek bir şeyim yoktu ayrıca bazı konularda istikrar sağlayamasam da bazı konularda çok dikkatli bir insandım ( Bu arada huysuz perisscope tipik bir başak burcudur ).
             Şimdi R.'nin ne olduğunu ve işlevini, prospektüs ve doktor anlatımı dışında basit bir şekilde anlatmaya çalışacağım.
             R. bir, A vitamini türevi retinoiddir. A vitamini ve retinoid bilindiği gibi cildimiz için en önemli vitaminlerden biridir. Yenileyici ve yapılandırıcı özelliği ile bilinir. Ancak bunu yağ bezleri ile karaciğeri bir miktar baskılayarak yapar, bunun sonucunda cildin üst tabakasının soyarak yeniler. İlacın dozu kişinin kilosuna göre belirlenir, normal olanı az bir miktar doz ile mümkünse güneş ışınlarının daha az olduğu kış aylarında tedaviye başlanıp minimum 4 ay gibi bir süreye yaymaktır. İşlevi, bünyeyi A vitamini ile satüre etmek yani vücudu alabileceği kadar A vitamini ile doyurmaktır.
             Doz belirlenmesinin öncesinde doktorunuzla yaptığınız ön görüşmede bazı durumlarda bu ilacı kullanamayacağınızı doktorunuz söyler, bu noktada sırf bu tedaviyi görmek istiyorsunuz diye herhangi bir sağlık probleminiz varsa saklamayınız, mutlaka söyleyiniz çünkü zaten tedavi görmeye karar verdiğinizde diğer ilaç tedavilerinden farklı olarak size tüm sorumluluğu üzerinize aldığınıza dair bir belge imzalatılır. Aynı şekilde tedavi süreciniz başladıktan sonra ilaçlarınızı almak için eczanede de gerekli belgeleri imzalarsınız. 18 yaş altı gençler ki aslında kullanmamaları gerekir ebeveyn onayı olmadan belgeleri imzalayamazlar.
             Peki hangi durumlarda R. KULLANILMAMALIDIR.
1 - Hamilelik şüphesi olanlar veya ilacı kullandığı süre içinde bebek sahibi olmayı planlayanlar ancak kesinlikle yanlış anlaşılmasın R. kısırlığa yol açmaz, tedaviniz bittikten sonra bebek sahibi olabilirsiniz.
2 - Hali hazırda bir bebeğiniz varsa ve emzirme dönemindeyseniz,
3 - Kronik karaciğer ve böbrek rahatsızlığınız varsa,
4 - Kolesterol ve kan yağlarınız yüksekse,
5 - A vitamini alerjiniz bulunuyorsa,
6 - Diyabet hastası iseniz,
7 - Tetrasiklin grubu antibiyotik kullanıyorsanız,
8 - Tiroid problemi ve ilaçları kullanıyorsanız,
9 - 12 yaşından küçükseniz , KULLANMAMALISINIZ.

            Şimdi gelelim R. tedavisi süresince yapılması gerekenlere ve benim hissettiğim yan etkilere;
1 - Tedaviye mümkünse kış aylarında başlamak, doktorunuzda sizi bu şekilde yönlendirecektir.
2- Kış mevsimi bile olsa 25 - 30 faktörlü bir güneş koruyucu kullanmak, doktorunuzun cildinize göre tavsiye edeceği bir ürün tercih edilebilir ancak kendi istediğiniz bir ürünü de kullanabilirsiniz.
3 - Kuruma belirtilerini minimuma indirmek için cildinize göre bir nemlendirici edinmek.
4 - Şapka kullanma alışkanlığı edinmek.
5 - Tedavi süresince sigara ve alkol kullanmamak.
6 - Süt ve süt ürünlerini az miktarda tüketmek.
7 - Kolalı ve gazlı içecekler içmemek.
8 - Fazla yağlı, kızartma içerikli gıdalar tüketmemek.
9 - Yemek içinde pişerse sorun değil ama  bütün olarak özellikle A vitamini içeriği fazla olan havuç ve greyfurt tüketmemek.
10 - Basit durumlar hariç ağrıkesici kullanmamak eğer kullanılacaksa hamilelik döneminde kullanılabilen ağrıkesicilerden kullanmak.
11 - Tedavi süresince antibiyotik kullanmamak.
       
       Tedavi gördüğüm 10 ay boyunca ( ben fazla olan kilom nedeniyle 10800 doz R. kullandım ) yukarıda yazdığım tüm noktalara çok dikkat ettim. Sigara zaten kullanmam. Gıda ile ilgili çok disiplinli davranamıyorsanız minimum düzeye indirmeye çalışabilirsiniz. Kış aylarında basit bir boğaz enfeksiyonu geçirmiştim doktorum verilen  antibiyotiği tetrasiklin grubu olmadığı için kullanabileceğimi söylemişti ama ben riske girmek istemedim ve bir hafta ara verdim. Sonrasında eski düzenimle R. kullanmaya kaldığım yerden devam ettim. Bununla birlikte R. karaciğeri baskılama noktasında kolesterol ve kan yağı düzeylerini arttırdığı için her ay düzenli kontrollerimde kan tahlili yaptırdım. Bu noktada total kolesterole ve kan yağlarına bakılır ancak daha önemlisi karaciğer enzimleri denilen AST  ve ALT oranlarının yükselmemesidir.  Gıdalarınıza dikkat ettiğiniz takdirde normal düzeylerinde seyredebilirler ya da çok hafif bir yükselme gösterebilirler. İlacın karaciğere verdiği zararı azaltmak için alternatif önlem olarak mevsiminde çiğ olarak haftada 2 adet enginar tüketmek veya yapraklarını kaynatarak suyunu içmek temizleyici etken olabilir.
            Yukarıdaki önerilere ek olarak ben eklem ağrılarını azaltmak için haftada iki gün pilates ve bol bol yürüyüş yaptım. Piyasada R. ile muadil gösterilen ve yan etkileri daha ağır diye bilinen iki ayrı ilaç daha var biri A. diğeri ise Z. ancak birbirlerinde hiçbir farkı yok sadece üretici firmaları farklı.
            Tedaviye başladıktan yaklaşık olarak 3 - 4 hafta sonra hafif kuruma belirtileri ile R. etkisini göstermeye başladı. Kaşlarımda çok hafif bir soyulma ve ardından akne tedavisi görenlerde hayatınız boyunca çıkaracağınız tüm sivilceleri bir anda çıkarma durumu. Ancak ben hem akne tedavisine yönelik bu ilacı kullanmadığım hem de yaşım itibariyle  sivilce dökmek gibi bir durum yaşamadım. Yaklaşık olarak 8 - 9 adet büyük akne benzeri bir şey çıkardım. Bunların 1 tanesi 2. yazımda burnumun üzerinde olan benim uğurböceği diye tanımladığım şekildir ve iki katı büyüklüğe çıkmıştır. Diğerleri 1 -2 adet çenemde ve yan çene kemiğimde çıkmıştı. Büyüklükleri bir miktar korkutucu olmakla beraber takip eden haftalarda renkleri kan toplamış gibi morardı, sertleşti ve  birkaç ay sonra kabuklanarak  döküldü. Bununla beraber elmacık kemiklerim üzerindeki kızarıklıklarım ve beraberindeki pütürcükler azalmaya başlamış, 10 kr. büyüklüğündeki kızarık alanlar küçülmeye ve renkleri bir miktar solmaya başlamıştı. 4 ay sonra neredeyse hiç kızarıklığım kalmamış, flash ataklarım haftada 1'e düşmüştü.
           Burada R. nin en büyük yan etkilerinden biri olan sinirlilik ve asabiyet halinin 17 yaşında bir gençte zaten ergenlik nedeniyle var olması ve yüzü tamamen sivilceyle dolduktan sonra psikolojik olarak kendini daha kötü hissetmesi olağandır. Yurt dışında yıllar önce gerçekleşen bir intihar vakasının bu ilaca bağlanması bu noktada tartışılır.
          Tabii ki benim ilacın yan etkilerini, kuvvetli olduğunu bildiğim bünyemden dolayı çok az yaşamış olmam bir şans, ne yazık ki herkeste bu denli az yan etki görülmüyor. Yan etkilerini göze alamayarak tedaviyi yarım bırakanların yüzdeside  oldukça fazla.
          R. tedavisini bir diğer noktası, beraberinde kullanmanız gereken cilt bakım ürünleri bu noktada tedavi bütçenizi zorlayıcı bir durum olabilir ancak doktor tarafından tavsiye edilen cilt bakım ürünlerinin cebi yakmayan daha uygun fiyatlı seçenekleri de var. Hekiminize bu konuyu söylemekten çekinmeyiniz. Ben tedaviye başladığımda doktorum elimdeki tüm cilt bakım ürünlerini değiştirdi çünkü tam teşhis konulmadan önce tamamen akne tedavisine yönelik ürünler kullanıyordum. Rozasea genellikle kuru ciltlerde görülür, kabarcıklarla birlikte hassasiyet fazladır, benim cildimin normalden karmaya dönük ama hassas oluşu cilt bakımı kısmını biraz zorlaştırıyordu. Çünkü karma ve yağlıya dönük ciltler diğer cilt tiplerine göre daha dayanıklı. Doktorumun önerisiyle benim cildime uygun olan ürünleri fikir vermesi için hatırladığım kadarıyla yazmaya çalışacağım. Aşağıda yazdığım veya doktorunuzun cilt tipinize göre önerdiği ürünleri dermokozmetik markalar içerisinde bulacaksınızdır. Ayrıca benimki gibi uzun süreli tedavi gören hastalarda cildin durumu değiştikçe cilt ürünleri de değişebiliyor.
         Ne büyük bir tesadüftür ki kendi mesleğime uzun yıllar devam edemeyerek koptuktan sonra zaten ilgi alanım olan  kozmetik dünyasına daha profesyonel bir giriş yaparak, eğitim alma isteğimde aynı zamanlara denk gelir. Hastalığım ve tedavim doğrultusunda cilt bakımı ve ürünleri üzerinde daha bilgili olma isteği bu dönemde beni oyalayan, sonrasında ise çok güzel kapılar açan uğraşım oldu.
          Şimdi o dönemde kullandığım ürünlere bir göz atalım;

                                                                   TEMİZLEME
1 - Avene Clean- Ac Creme Lavante : Tedavi sürecinin ilk başında hem makyaj hemde  günlük temizlik için, ayrıntılar burada.
2 - Avene Termal Su : Tedavi süresince temizleme, tonikleme, rahatlatma ve tüm flash ataklarda,
( musluktan akan şebeke suyunun bilinmeyen içeriği ve kireç, klor gibi maddeler gül hastalığını tetikleyici unsurlardan biridir )  ayrıntılar burada.
3 - Bioderma  Sensibio H2O : Tedaviye ilk başladığımda Bioderma yoktu, sonrasında çok kullandım ve hala vazgeçilmezim. Cildinizi yıpratmadan temizlik. Ayrıntılar burada.
4 - Avene Cleanance Gel Nettoyant : Daha ayrıntılı temizlik yapmak istediğinizde ve tedavinin ilerleyen sürecinde, cildiniz ilaca alıştıktan sonra, tahriş etmeyen ve kurutmayan temizleme jeli, ayrıntılar burada.

                                                                ARINDIRMA
1 - Avene Termal Su
2 - Bioderma Sensibio H2O
3 - Avene Cleanance Lotion Purifiante : Çift fazlı arındırıcı tonik, alkol ve paraben içermez, tahriş etmez. Kullanmadan önce çalkalayınız. Ayrıntılar burada.

                                                                ÖZEL BAKIM
1 - Avene Cleananace Masque : Çok ince taneli peeling. Kabuklanan sivilceleriniz varsa iz kalmaması için asla yolmayınız. Duş ve gece yastığınızda kabuklar kendiliğinden dökülecektir. Aynı zamanda da yumuşatıcı maske etkisi. Ayrıntılar burada.

                                                              NEMLENDİRME
1 - La Roche - Posay Effaclar H : H yani hydro - su bazlı nemlendirici. Sabah akşam kullanıma uygundur. Ayrıntılar burada.
2 - La Roche - Posay Toleraine Fluid : Düşük toleranslı ciltler için sürekli nemlendirme, flash atak hissini azaltır. Ayrıntılar burada.
3 - La Roche - Posay Rosaliac UV : Kıazarıklık, kılcal damar ve flash atak yatıştırıcı, üzerinde yazmamasına rağmen SPF 10 içerir. Sadece gündüz kullanınız. Ayrıntılar burada.
Nemlendirici ürünleri tedavi süresince sırası geldiğinde veya cildinizin durumuna göre dönüşümlü olarak kullanabilirsiniz.

                                                    GÜNEŞTEN KORUNMA
1 - La Roche - Posay Anthelios AC 30 Fluide Extreme : Su bazlı, çift fazlı güneş koruması, kullanmadan önce mutlaka çalkalayınız. Makyaj için mükemmel baz. Ürünün uygulanma şekli tampon hareketlerle olmalıdır, aksi halde cilt ürünü emmez ve pütür pütür kalkar. Ayrıntılar burada.
2 - Solante Tele - Rubor SPF 50 : Tedavi süresince ve hala kullanmaya devam ediyorum. Daha önce yazısını yazmıştım. Ayrıntılar burada ve burada.

                                                        DUDAK BAKIMI
Tedavi süresince kurumanın en çok görüldüğü yerlerden bir dudaklar. Dudaklarınızı her an nemlendirmek çatlamaları önleyeceğinden sürekli kullanılmalıdır. Tedavim süresince Blistex, Carmex, EOS, Nivea, Burt Bees gibi dudak ürünlerini kullandım ancak en en en güzel nemlendirme sağlayan Bodysol SOS Lipstick. Ayrıntılar burada.

                                                           SAÇ BAKIMI
Tedavi süresince saç ve saçlı deride kuruma nedeniyle kuru kepek oluşabilir. Ancak seboreik dermatit gibi belalı değildir. Daha önce hiç kepek problemi yaşamadıysanız korkmayın tedaviniz bitince muhtemelen geçecektir. Bu dönemdeki kuru kepek problemi için Ducray Selegel Şampuan veya yeni versiyonu ile Ducray Squanorm Şampuan. Ayrıntılar burada  ve burada.

                                                        VÜCUT BAKIMI
Yine tedaviniz süresince vücudunuzda da kuruma yaşayabilirsiniz. Ben şu andaki vücut kurumasından farklı bir kuruma problemi yaşamadım. Kol, üst kol ve alt bacak kurumadan en çok etkilenen bölgeler. İyi nemlendiren herhangi bir vücut nemlendiricisi ile bu problemi çözebilirsiniz. Ayrıca en çok kuruma yaşanan bölgelerden biri olan burun içini yine basit nemlendirici kremlerle veya burun için özel ürünlerle nemlendirebilirsiniz.



               Evet adeta arkası yarın kıvamında çok uzun bir yazı dizisi okudunuz. Gül hastalığı ve R. tedavim süresince yaşadıklarımı hatırladığım kadarıyla anlatmaya çalıştım. Hala  potansiyel bir Rozasea hastasıyım, dikkat etmediğim veya tetikleyici unsurları göz ardı ettiğim zamanlarda ataklarım olabiliyor. Bu süre içerisinde hiç ten makyajı yapmadım sadece göz makyajı ile yetindim. Tedavimin sonlarına doğru Glo Minerals serisinden mineral bir ten ürünü kullandım. Tedavim bittikten sonra doktorum hafif kalan çukur izler ve kızarıklıklar için lazer tedavisi önerdi ancak ben cilt hassasiyetim nedeniyle gerek görmedim. Çünkü düzelmemesi gibi bir ihtimal de vardı. Sonuçta artık kırmızı izlerimi kapatabiliyordum. Gül hastalığı her an yeryüzüne çıkmaya çalışan bir yeraltı canavarı gibidir, pütürlü izler sizi hiç rahatsız etmez, rahatsız eden kızarık görüntüdür ve hasta olduğunuz süre içerisinde yüzünüze ne sürerseniz sürün kırmızı izleri kapatamazsınız. Kapatsanız bile birkaç saat sonra kızarıklıklar, sürdüğünüz kapatıcı veya fondöteni ya da her neyse üzerinden atar ve ortaya çıkar. Belki şimdi neden pembe tonlu allıklardan kaçındığımı daha iyi anlatabilmişimdir. Tabii hayat allıksız da geçiyor, ayrıca benden daha kötü olan Rozasea hastaları da var. Önemli olan sağlığa kavuşmak ve bir sonuç doğrultusunda olabildiğince önlem almak. Yazdıklarımdan R. tedavisini onayladığım anlaşılmasın ancak bazen riske girmek gerekiyor. Benim yan etkileri az görmüş olmam ve büyük yüzdeli bir başarıya ulaşmış olmam tamamen şans, doktorlarım ve şahsi çabamla oluşmuş bir bütündür. Buradan bir önceki yazımda adını verdiğim doktorlarıma ve GATA HEH' e çok teşekkür ederim. Eğer bu tedaviyi görecekseniz veya görüyorsanız önerim tedavi süresince sabırlı olmak ve tedaviniz bittikten sonra da birkaç ay düzenli olarak kan testi yaptırmanız. Çünkü yine bazı bünyelerde ilacın atılımı biraz geç olabiliyor.
              Bugün tıp, pozitif bir bilim dalı olarak pek çok hastalığa tam tanı koyarak kesin başarıya ulaşırken bazı hastalıklarda sonuca ulaşamıyor. Bu hastalıkların büyük bir kısmının yüzdesini cilt hastalıklarının oluşturması ise bana göre oldukça ilginç, bugün herhangi bir cilt hastalığı hasta üzerinde durağan şeklini korurken, yarın ilerlemeden başka bir şekle bürünerek ne yazık ki yön değiştirebiliyor. Sağlığımızla ilgili hiçbir şeyi abartmadan göz  ardı etmemeyi ve ihmal etmemeyi öğrenmek ve dermanı olmayan dertlerin kimseyi bulmaması dileğiyle.


                         Sağlıklı günler ..........



                *Bu yazı şahsım tarafından yazılmış olup, kişisel deneyim, fikir, şahsi çözümleme tecrübelerim ve tıbbi bilgi birikimimi içerir. Kopyalanmasının ve izinsiz kullanımının tespiti yasal suç sayılır ve yaptırımları uygulanır. Yazıdan yola çıkarak kendi araştırma ve derlemelerinizi yapabilme hakkınız bulunmaktadır.
                            

7 yorum:

  1. Merhaba, yazılarınızı okudum :) Durumuma benziyor açıkcası ama tabi bir doktor teşhisi olmadan bunu söylemek güç.
    R hapını sadece tek bir doktorum önerdi ama teşhisi akneydi. Ergenlik dönemini geçtiğim için artık antibiyotik+krem yerine bu hapı kullanmam gerektiğini, aknelerin tipinin bu yöntem için uygun olduğunu söyledi. Yan etkilerini bilen bir hasta olduğum için, kendisine mevcut olan çekincelerimi ilettim ve bana çok basit aman ne olacak* tarzı yanıtlar verdiğinden bu hapı kullanmayı reddettim. Bir güven vermedi yani ki önemli bir nokta olduğunu düşünüyorum. Sonuç olarak hala hayatımın doktorunu arıyorum :) Bir tıp merkezi, hastane, normal bir cildiyeci vs yerine Prof. veya bu konuda özel çalışmaları olan birine mi gitmeli diye de düşünmekteyim :/ Sevgiler

    YanıtlaSil
  2. Çok ciddi boyutlarda olmasa da ben de aynı durumdan müzdaribim maalesef. Özellikle yaz aylarında semptomları arttırmamak için oldukça çaba sarfediyorum. Tedavisinin bulunması dileğiyle...
    Benim de rozasea maceramı okumak isterseniz bloguma beklerim.
    makyajlimadonna.blogspot.com.tr

    YanıtlaSil
  3. merhaba, ben ilaca iki günlüğüne başlamıştım lakin tereddütlerimden dolayı bıraktım. bunun en önemli nedeni ise üniversite sınavımın olması.. dikkat dağınıklığı ya da üniversite sınavımı etkileyecek bir boyutu olur mu sizce? Doktorum bana ergenlik sivilcesi diye söylesede ben acne rozecea olduğu mu düşünüyorum :/ bilgilendirirseniz şimdiden teşekkürler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hekim teşhisi ve önerisi tabii ki çok önemli ancak bu ilaç ve tedavi sürecini ergenlik süreci bittikten sonra gerçekleştirmek sanirim daha dogru olabilir.....

      Sil
    2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
  4. Merhaba,yazılarınızı okudum .Roza hastası bir kızım var ve biz hangi yiyeceklerin dokunduğunu bulmaya çalışıyoruz .Size dokunan gidalar neler di? Domates,salça, kabak, patates, brokoli, limon dokunuyor muydu?

    YanıtlaSil
  5. Çekirdek mercimek çorbası portakal çikolata sıcak ortam sıcak duş soğuk hava terikler ve ben zor durumdayım yüzüm çok kötü acıyor artik😢😢😢

    YanıtlaSil